Esas No
E. 2023/1154
Karar No
K. 2024/278
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1154

KARAR NO: 2024/278

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/05/2023

NUMARASI: 2021/502 Esas - 2023/577 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline olan borcuna karşılık 10/12/2015 tarihli sözleşme imzalamış olduğunu, sözleşme tutarından takibe konu asıl alacak 27.500,00 TL'nin müvekkiline ödenmemiş olup, bu nedenle Gaziantep ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, borçlunun takibe kısmi olarak itiraz etmiş olduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olup, kısmı itirazı ve icra dosyasına yapmış olduğu ödemelerin de borçlu olduğunu teyit etmekte olduğunu, faturadaki imzanın borçluya ait olduğunun borçlununda kabulü olduğunu, borçlunun faize yönelik itirazının yerinde olmadığını, borcun varlığını kabul etmiş olduğunu, borçlunun bu beyanının ikrar mahiyetinde olduğunu, takibi uzatmak maksadıyla borca itiraz etmiş olduğunu, İcra Hukuk mahkemesine açılan İtirazın iptali davasının Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesine açılmış, mahkemece 14/11/2016 gün ve 2016/769 esas 2016/631 karar sayılı kararla görevsizlik kararı vermiş, görevli mahkemenin Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilmiş, görevsizlik ile dava dosyası Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılamada; davalı tarafça da yetki itirazında bulunmuş ise de, mahkemece 22/11/2017 tarihli ara kararla davanın sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle davalının yetki itirazının reddine karar verip, taşıma sözleşmesinin ispatını taşımayı yapan kişi ancak kesin delillerle ispatlayabilir, ancak somut olayda davalı icra dairesine yaptığı borca itirazındaki tevil yollu ikrarı ile taraflar arasındaki taşıma ilişkisini kabul ederek davalıya 3.600,00 TL borcu kaldığını belirtmiştir. Buna göre ispat yükü ters çevrilerek davalının, taşıma ilişkisi bulunmadığını ve davalıya 3.600,00 TL borcu kaldığı hususunu ispatlaması gerekirken bu yönde herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle takipte talep edilen asıl alacak kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu kararı verilmiştir. Ayrıca davalının takipte talep edilen faize de ayrıca ve açıkça itirazı olmadığı nazara alınarak faize ilişkin başlatılan takip yönünden de itirazın iptaline karar verilmiş, öte yandan hükmedilen alacak likit olduğundan % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş olduğunu, bilahare davalı vekilince gerekçeli karar istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış olup, Gaziantep BAM 11.Hukuk Dairesinin 2019/814 Esas, 2021/165 Karar ve 03/02/2021 tarih sayılı kararı ile "Davalı tarafın istinaf talebinin açıklanan gerekçeyle KABULÜNE; inceleme konusu karar yetki yönünden usul ve yasaya uygun olmadığından HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Görevli mahkemenin İstanbul Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna," dair kesin olarak karar verilmiş olduğunu, kesin olarak verilen kararın yerel mahkemece 06.05.2021 tarihinde kesinleştirilmiş olduğunu, huzurda ki davayı açmak için, dava şartı Arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış olup, anlaşma sağlanamamış olduğunu, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2018 tarih 2017/1073 Esas, 2018/1524 Karar sayılı kararınnı usulüne uygun olarak yerinde olduğunu, ki keza; Gaziantep BAM 11.Hukuk Dairesinin 2019/814 Esas, 2021/165 Karar ve 03/02/2021 tarih sayılı kararı ile de esasa ilişkin herhangi bir kaldırma kararı bulunmadığını, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2018 tarih 2017/1073 Esas, 2018/1524 Karar sayılı dava dosyası delilleri olup, dava dosyasında tanık delili ile de haklı davalarının kabul edilmiş olduğunu beyanla; öncelikle; davalı ve vekiline dava dilekçelerinin ayrı ayrı tebliğine, davanın kabulü ile, borçlunun takibinin Gaziantep ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle bu hususta Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1073 Esas sayılı dosyası uyarınca verilmiş kesin hüküm olduğundan bu hususta aynı konu ve sebepten dolayı dava açılamayacağını, iş bu nedenle davanın reddini talep ediyor olduklarını, ayrıca dosyada zamanaşımı itirazımız bulunduğunu, alacağın zaman aşımına uğramış olduğunu, iş bu nedenle talep edilme kabiliyeti bulunmadığını, ilk itirazlarını mahkememize sunmakla borcu kabul etmemekle birlikte bu hususta mahkememizin takdirinde olacak şekilde tanıklarını da dinletmek istiyor olduklarını beyanla; davanın reddine, haksız yere bu dava açıldığı için % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava, taşıma sözleşmesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. Takip dosyasının incelenmesinde davalı borçlunun itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair herhangi bir tebliğ mazbatası görülmemiş ise de davacının Gaziantep İcra Hukuk Mahkemesinde dava açtığı tarih itibari ile itirazın öğrenilmiş sayılması gerektiği, belirtilen dosyanın 03/11/2016 tarihinde açılmış olduğu, buna göre işbu davanın açıldığı 10/06/2021 tarihi itibari ile 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi 2022/302 E.- 2022/723 K. Sayılı ilamının da bu yönde olduğu görülmekle açılan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeni ile reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendilerince istinaf kararının tebliğinden iki hafta sonra geçtikten sonra Kanun'da belirlenen 60 günlük ek süre içerisindearabuluculuğa başvurulduğunu, söz konusu zaman aşımı süresinin kesildiğini, bu sebeple yerel mahkemece kurulan davanın hak düşürücü süre içerisinde olmaması nedeniyle davanın reddedilmesine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca yerel mahkemenin davada tarafların iddiaları ve savunmaları doğrultusunda toplanarak gerekli araştırma ve incelemeyi yaptığını, bilirkişi raporunun alındığını, değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın hak düşürücü süre içerisinde olmaması nedeniyle davanın reddetmiş olmasından bahisle karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, yerel mahkemenin yargılamanın tüm aşamalarını tamamlamış olduğunu, ancak ardından davanın usulüne ilişkin bu şekilde bir hüküm kurmasının da müvekkilini mağdur ettiğini, hakkaniyete aykırı bir durumun oluştuğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafça Gaziantep İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 27.500,00 TL asıl alacak, 711,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.211,99 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe kısmi itiraz edildiği ve takibin 28.211,99 TL yönünden durdurulmasına karar verildiği, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Davacının Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/769 E. Dosyası ile 03/11/2016 tarihinde itirazın iptali davası açtığı bu mahkemece görevsizlik kararı verildiği, dosyanın gönderildiği Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1073 E. Dosyasına kaydedildiği, dosyada esas hakkında karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2019/814 E.-2021/165 K. Sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına ve yetkili mahkemenin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna kesin olarak karar verildiği, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/04/2021 tarih 2017/1073 E.-2018/1524 K. sayılı ilamı ile de dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

İİK'nun 67/1 maddesi uyarınca; “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” Belirtilen yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü dava açma süresi borçlunun itirazlarının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlar. İtiraz, alacaklıya tebliğ edilmemiş ise süre başlamaz. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. Ancak alacaklı icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması talebinde bulunmuş ise o takdirde 1 yıllık hak düşürücü sürenin itirazın kaldırılması davasının açıldığı tarihten itibaren başlayacağı Yargıtay'ca kabul edilmektedir (Emsal Yargıtay 19 HD, 04.06.2014 tarih ve : 2014/6317-2014/10510 E.K; 26.05.2015 tarih, 2015/4079 2015/7752 E.K; 25/10/2017 tarih, 2016/1221 -2017/7292 E.K Yargıtay 11 HD. 2014/315 E, 2014/13132 K, 2020/7345 e. 2022/1585 K sayılı ilamları) bahsi geçen kararlarda, borçlunun itirazı alacaklıya tebliğ edilmese dahi, alacaklının itirazdan haberdar olarak itirazın kaldırılması davası açmış olması halinde artık tebliğe gerek bulunmadığı tespit edilmiştir. Somut olayda bu durumun da ötesinde davacının itirazdan haberdar olarak görevsiz Gaziantep İcra Hukuk Mahkemesinde 03/11/2016 tarihinde itirazın iptali davası açtığı ve bu tarih itibariyle itirazın varlığından haberdar olduğunun kabulü gerekir. Bu durumun aksinin kabulü, TMK'nın 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder. Bu durumda bahsi geçen dosyanın 03/11/2016 tarihinde açılmış olduğu, buna göre işbu davanın açıldığı 10/06/2021 tarihi itibari ile 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı vekilinin zamanaşımının durması ve kesilmesi gerekçelerine dayanan istinaf sebeplerinin eldeki uyuşmazlıkta uygulama yeri bulan İİK 67/1 maddesindeki 1 yıllık sürenin hak düşürücü süre olması nedeniyle uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.