11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/2419 E. , 2010/3128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/02/2008 tarih ve 2006/9-2008/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, aidat ödemek için kooperatife başvurduğunda kendisinin genel kurul kararıyla ortaklıktan ihraç edildiğinin söylendiğini ancak bu yönde müvekkiline tebliğ edilen bir karar bulunmadığını, tebliğ usullerine uyulmayan kararın iptalinin gerektiğini ileri sürerek, genel kurulunun ihraç kararının iptaline, bu istem kabul görmezse ödediği aidatların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi, çekilen ihtarnamelere rağmen borcunu ödemeyen davacı hakkında verilen ihraç kararının doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının “22.05.2003 tarihli genel kurul” kararıyla ihracın davacıya usule uygun şekilde tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, “ 26.04.2003 tarihli ihraç kararının” iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
1.Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiş olup, HUMK’nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Anılan Yasa’nın 388.maddesinde, mahkeme kararlarının kapsaması gereken hususlar düzenlenmiş olup, üç numaralı bentte delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri ile sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin yer alması gerektiğinin belirtilmesine göre, gerekçenin dosya içeriğine uygun bulunması yasal bir zorunluluktur. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek “26.04.2003 tarihli genel kuruldaki ihraç kararının iptali” şeklinde hüküm kurulmuş ise de bahsi geçen bu genel kurulda herhangi bir ihraç kararı alınmadığı gibi, hüküm fıkrasıyla çelişkili olarak gerekçe bölümünde belirtilen diğer tarih olan “22.05.2003”tarihinde yapılmış bir genel kurul toplantısı ve ihraç kararı da mevcut değildir.
Bu durmada mahkemece, öncelikle davacının ihracına ilişkin usulünce alınmış bir ihraç kararının mevcut olup olmadığı araştırılarak mevcut olması halinde iptal koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamıyla örtüşmeyen ve kendi gerekçesiyle de tutarlı olmayan yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.