Esas No
E. 2008/7551
Karar No
K. 2010/3212
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2008/7551 E.  ,  2010/3212 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Aksaray 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2007/29 - 2008/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davacılar avukatı ... ile davalılar avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerine davalı şirket temsilcilerince yüksek oranda faiz verileceği, yatırılacak paranın istenildiği zaman geri çekileceği sözü verilmesi üzerine, "Aksaray Hisse Devir Sözleşmesi" başlıklı belge karşılığında 30.000 DM yatırım yapan müvekkillerine paranın ihtara rağmen geri ödenmediğini, anılan belgede dava dışı ... Gürel'in hisse devreden olarak yer aldığını, hisse senedinde ödemeler, kâr payı ve teslim edilen hisse senedi konularında şifreler bulunduğunu, şirket yöneticilerinin mahkumiyet kararı aldığını, mevduat toplama faaliyetinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 10. maddesine, SPK'nun 30. ve 31. maddelerine aykırı olması nedeniyle davacıdan tahsil edilen paranın nedensiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceğini, hisse senetlerinin mevzuata aykırı ve izinsiz olarak halka arz edildiğini, davalıların hisse senedi teslim etmediklerini, hukuki ilişkinin baştan beri yok hükmünde olduğunu, anılan belgenin hukuki değeri olmadığını, sadece davalılara karşı ispat belgesi değeri taşıdığını, davalı ...'un diğer davalı şirketi hukuka aykırı para toplama faaliyetinde bir paravan olarak kullandığını,

TTK'nun 336. maddesine dayalı sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, davalılar tarafından hisse senedi satımı yapılamayacağının ve davacılara geçerli bir hisse senedi devri yapılmadığının tespitini, yüksek faiz garantisi verilerek alınan 30.000 DM karşılığı 29.000 YTL'nın nedensiz zenginleşme hükümleri uyarınca ve en yüksek ticari faizi ile geri ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacıların hisse devir almak suretiyle ortak olduklarını, temettü dağıtımından yararlanma haklar var ise de dava konusunun bu olmadığını, kâr ve zarar ortaklığına dayalı olan ortaklık sıfatı bulunan davacılara, anılan belgenin alacak hakkı vermeyeceğini, şirketin hisse senetlerini geri alma yasağının bulunduğunu, davacıların hisselerini nama yazılı olduğundan 3. kişilere devir etmek suretiyle ortaklıktan ayrılabileceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'na kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeden izinsiz olarak halka arz yaptığı, SPK kapsamında çıkarılmış geçerli hisse senedi bulunmadığı, davalı şirketin hisse senedi çıkarma yetkisinin olmadığı, bu durumda davacıların ortaklığından sözedilemeyeceği, davacılardan hisse senedi devir sözleşmesi ibareli belge ile alınan paranın, davalının mevduat toplama faaliyetinin Bankacılık Kanunu ve SPK'na aykırı olması nedeniyle nedensiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödenmesi gerekeceği, aracılık faaliyetinin SPK'na aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılardan alınan 30.000 DM karşılığı 29.000 YTL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, alacak istemine ilişkindir.

Davacılar, ortak olmak amacıyla değil, faiz getirmesi amacıyla yatırım düşüncesi ile davalılara para verdiklerini, hisse senedi almadıklarını, davalıların bu yöndeki taahhütlerine güvendiklerini, davalıların mevduat toplama yetkilerinin bulunmadığını, davalı şirketin nedensiz zenginleştiğini ileri sürmüşlerdir.

İddianın bu ileri sürülüş biçimine ve davalı savunmasına göre, davacıların 30 adet hisse devir almak suretiyle ortak olup olmadıklarının ve devredenin pay sahibi olup olmadığının, şirket kayıtları ve pay defteri üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespiti, hisse devir sözleşmesinde 30 adet hisseyi devir eden olarak gözüken dava dışı ... Gürel pay sahibi ise hakkında dava açmaları için davacılara süre verilmesi, verilen kesin sürede dava açmaları halinde iş bu dava ile o davanın birleştirilmesi, ...'ın varsa savunma ve delillerinin de toplanıp değerlendirilmesi,

TTK'nun 329 ve 405. maddelerine dayalı davalı şirket savunmasının da tartışılması, kâr ve zarar ortaklığına dayalı davalı şirket yapısına ilişkin savunmanın da üzerinde durulması, ...'ın hisse devir sözleşmesine uymadığının tespiti halinde onun sorumlu olacağının gözetilmesi, iddia ve savunmanın tamamı üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının mevduat toplama yetkisinin bulunmamasına ve SPK'dan hisse senedi çıkarma izni alınmamasına dayalı yazılı gerekçeler çeçevesinde dava ele alınıp, davalı şirketin nedensiz zenginleştiği sonucuna varılıp, davanın kabulü eksik incelemeye ve uyuşmazlığın nitelendirilmesinde düşülen yanılgıya ve anılan hususlar üzerinde değerlendirme yapılmamasına dayalı olup, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.