11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/11695 E. , 2010/2693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.06.2008 tarih ve 2007/704-2008/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia poliçesi ile sigortalı tekstil makinesinin Fransa’dan Gaziantep’e taşınmasının davalılardan ...A.Ş. tarafından üstlenilmiş olduğunu, sözkonusu makinenin taşıma sırasında hasarlandığını, müvekkili tarafından 6.824.000.000 TL’nın müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, bu suretle sigortalının haklarına halefiyet kazanan müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu, davalı taşıma şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen davalının ödeme yapmadığını, diğer davalının davaya konu taşımaya ilişkin CMR sigorta poliçesini düzenlemiş olduğu, bu nedenle meydana gelen zarardan poliçe limitleri dahilinde sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, ödenen tutarın ödeme tarihi olan 20.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Beynelmilel Nak...A.Ş. Vekili, davaya konu hasarın emtianın ambalajının yetersiz olmasından kaynaklanmış bulunduğunu, taşınan makinenin ambalajlanması işleminin gönderen şirket tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, bu nedenle davaya konu hasarın oluşumunda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı .......Gmbh vekili, hasarın taşıyıcının kusurundan meydana gelmemiş olduğunu, taşıyıcının dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; hasarın ambalaj yetersizliği ve uygunsuzluğundan meydana gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizce taşıyıcının zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek davacı yararına bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davalının hasarın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, 1.706 YTL’den sorumlu bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın davalılardan karar tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte tahsili ile fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen zararın rücuan tazmini istemine ilişkin olup, davaya konu uyuşmazlıkta anılan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Anılan sözleşmenin 27 nci maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağı düzenlenmiştir.Bu durumda taşıyıcının temerrüdünün sözkonusu madde hükmüne göre tespit edilerek tespit edilen tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteminde bulunmuştur. Davacının sigortalısı Zeki Mensucat San.ve Tic.A.Ş. tarafından davalı taşıyıcıya 05.03.2004 tarihinde noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile taşıma sırasında meydana gelen hasarın ödenmesi istenmiştir. Davacının sigortalıya ödemesi ise ihtarname tarihinden sonraki bir tarih olan 20.04.2004 tarihidir. Bu durumda davalı taşıyıcının davadan önce temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmakla davacı sigortacının temerrüde düşmüş olan taşıyıcıya karşı açmış olduğu davada kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz istemesinin yerinde bir istem olarak kabulü ile hüküm altına alınan miktarın davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesine hükmedilmiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.