8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortaklarından ...'nın Covid-19 nedeniyle vefat ettiğini, ...'nın vefatı üzerine müvekkili şirkette müdür ve %30 hisse sahibi olan ... ve müteveffanın varisleriyle genel kurul toplantısının yapıldığını, 11.02.2021 tarihli genel kurul kararı ile, mirasçıların şirket pay defterine ortak olarak kaydı yapıldığını, şirket müdürü olarak..., ... ve ...'nın seçildiğini, bu tarihten itibaren, şirketin işlemlerinin ancak... ve ...’nın ve ...’nın müşterek imzası ile yapılabileceğinin kabul edildiğini, dava dışı ortak ve müdür ... tarafından, mirasçılarla şirkete devam edemeyeceğini, kendi hissesinin risklerinin mirasçılar tarafından üstlenilmesi kaydı ile mirasçılara devrederek, şirketten ayrılacağına ilişkin teklif yapması üzerine, kendisinden risklerin neler olduğunun sorulduğunu, ... tarafından WhatsApp mesajı ile, lehdar olarak kendisinin gösterildiği, iki adet keşide tarihi boş çek görüntüsü yanında, davaya konu olan çekle ilgili olarak “risk” olarak gösterilen 325.000,00 TL lik borç olduğuna ilişkin bir görüntü gönderildiğini, müvekkili şirket için CE Belgesi’nin alınması sebebiyle bu çekin düzenlendiğini, ayrıca daha önce bu şirkete 2,5-3 milyon TL ödeme yapıldığını, ancak CE belgesinin halen temin edilip verilmediğinin bildirildiğini, ... tarafından...’ya WhatsApp mesajı ile, ... Ltd.Şti. adına keşide edilmiş olan, dava konusu 30.04.2021 keşide tarihli 325.000,00 TL bedelli çekin fotoğrafı gönderildiğini, çekin görüntüsünün gönderildiği tarih olan 22.03.2021 tarihinde çekin halen koçanında olduğunu, koçandan ayrılmamış olduğunu, hatta çekin hemen yanında kalemin bulunduğunu, muhtemelen çekin hemen o anda ... tarafından doldurulduğunu ve imzalandığını, henüz lehdara verilmemiş olduğunu, söz konusu çekin seri numarasının C1 ... olduğunu, ...’nın hukuka aykırı olarak kendisini lehtar gösterdiğini, ...’nın hastanede entübe olduğu dönemde yahut öldükten sonra doldurarak ve imzalayarak, kendisine aldığı veya bir alacakları bulunmayan kişilere verildiğini, böylece şirkete büyük zarar verildiğinin ortaya çıktığını, daha önceki şirket ortaklarından... da benzer bir şekilde tanzim edilmiş olan bir bono ile ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı Dosyası ile takibe geçildiğini, ... ... ve diğer mirasçılar tarafından yapılan itiraz üzerine, ... İcra Mahkemesi’nin .... sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı verildiğini ve takibin durduğunu, şirketin eski ortaklarından ve müdürlerinden olan..., elindeki senedi eşi ...’a ciro ederek, ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, şirkete sistemli bir biçimde zarar verici işlemler yapıldığını, müvekkili şirketin hesaplarında hiç nakit mevcut olmadığını, müvekkili şirketin kredi borçlarının ise, müteveffa ... varislerinden eşi... tarafından ödenmeye çalışıldığını, ... ... tarafından bugüne kadar yapılmış olan ödeme miktarının 2.000.000,00 TL’ye ulaştığını, çekin aslının müvekkil tarafta olmadığından, müvekkili şirketin halihazırdaki imza yetkilileri tarafından değil de, müteveffa ... tarafından imzalanmış gibi göründüğünden, imzanın geçerliliğine itirazlarının bulunduğunu, çekin keşide tarihinin 30.04.2021 olduğunu, imza yetkilileri olan... ve ...’nın imzası bulunmadığını, çekte açıkça “emrine” çek ibaresi mevcut olduğunu, hamiline çek mahiyetini taşımadığını, çekin üzerinde her türlü yazı/ çizi/ tahrifat yapılarak üçüncü kişilere devredilebileceği veya davalı tarafından takibe konularak müvekkili hakkında haksız icra işlemleri yapılabileceğini, müvekkili şirketin borcu bulunmadığı halde icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kalabileceğini beyanla öncelikle ödeme yasağı, çeke ilişkin takip yapılmasının önlenmesi, takip başlatılmış ise durdurulması noktasında teminatsız olarak, aksi takdirde çek miktarının %15’i oranında teminatla tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. DELİLLER,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, bedel istirdatına yönelik alacak davasıdır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, uyuşmazlık konusuyla ilgili olduğu bildirilen dosyalar dosyamız arasına kazandırılmıştır.
Davaya konu ... Bankası A.Ş. Kaynarca şubesine ait, ... çek nolu, 30/04/2021 keşide tarihli ve 325.000,00 TL bedelli çekin keşidecisi davacı ... ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... Ltd. Şti. emrine düzenlendiği, çekin 02/06/2021 tarihinde ... Bankasına ibraz edildiği, banka tarafından çek karşılığı ödemenin yapılarak davalı şirket tarafından tahsilatının yapıldığı, bunun üzerine davacı tarafından sunulan 25/10/2021 tarihli dilekçe ile davalarına istirdat davası olarak devam ettiklerini, çek bedeli olan 325.000,00 TL'yi 02/06/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte talep ettiklerini beyan etmiştir.
Bedel istirdatına yönelik dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair 24/05/2021 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağının dosya kapsamında mevcut olduğu görülmüştür.
Davacının iddiasına göre 27/12/2020 tarihinde vefat eden davacı şirket yetkilisi ... mirasçıları ile davacı şirkette hissesi olan ve müdür olarak görev yapan ... arasında 11/02/2021 tarihinde genel kurul toplantısı yaptıklarını, şirketi belirlenen üç ortağın müşterek imzası ile temsil edebileceği, dava konusu çekin esasında bu kurula uyulmadan tanzim edildiği, esasında çekin şirket yetkilisi olan ...'nin vefatından sonra kendilerine gelen telefon mesajı görüntüsünde çekte tek imzanın olduğunu, çekteki diğer imzanın sahte olduğunu bu nedenle şirket tarafından borçlu olunmadıkları bir ödemenin gerçekleştirildiği dolayısıyla ödenen bu bedelin istirdatını talep ettikleri görülmüştür.
Mahkememizce ticaret odası kayıtları celbedilmiş, 21/10/2020 tarihli ticaret sicili gazetesinde şirketi müteveffa ... ile ...'nın müştereken temsile yetkili olduğu, 17/02/2021 tarihli ticaret sicili gazetesinde şirketi ... ve ...'nın müştereken temsile yetkili olduğu, 27/04/2021 tarihli ticaret sicili gazetesinde şirketi ... ve ...'nın müştereken temsile yetkili görülmüştür.
Davacı şirket tarafından çekteki imzanın şirket yetkilisi müteveffa ...'ye ait olmadığının beyanı üzerine şirket yetkilisine ait imza örnekleri mahkememizce celb edilmiş olmasına rağmen, imza incelemesinin yapılacağı çek aslının nerede olduğuna dair mahkememize davacı tarafından bilgi verilmemiş, çek aslının nerede olduğunun bilinmediği beyan edilmiştir.
Mahkememizce davalının adresi itibari ile ticari defterlerinin incelenmesi bakımından ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, Talimat Mahkemesince ... talimat sayılı dosyasından yasal ihtaratları içeren davetiye davalı ve vekiline tebliğ edilmiş ve davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği Mahkememize bildirilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi bakımından Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 05/10/2022 tarihli raporunda; Dava konusu çekin ticari defterlere yansıyış şeklini tespit noktasında taraflarınca yapılan görevlendirme ile şirket yetkilisi ... ile telefon görüşmesi sağlandığı, kendisinin taşınma aşamasında olduğunu belirterek muhasebeleri ile iletişim kurup yönlendireceğini bildirdiği, mesaj olarak da acil geri dönüş talebimize herhangi bir geri dönüş olmadığından yerinde inceleme yapılamadığını, defter ve belgelerin mahkemece celp edilmesi ve ibrazı halinde raporunu tamamlayabileceğini bildirmiştir.
Mahkememizce davacının adresi itibari ile ticari defterlerinin incelenmesi bakımından ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, Talimat Mahkemesince ... talimat sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bildirilmiştir.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi bakımından Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 04/07/2023 tarihli raporunda; davacı yanın defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süreleri içerisinde yapıldıkları ve birbirlerini doğruladıkları, taraflar arasındaki ticari ilişkinin içeriği ile ilgili herhangi bir sözleşme ibraz edilmediği, davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkinin 2019 yılında da var olduğu ancak davacı defter kayıtlarında 2021 yılında ticari ilişkiye rastlanmadığı, davaya konu ... Bankasına ait 30.04.2021 tarihli ... Ltd.Şti. adına düzenlenmiş bulunan C1-... seri numaralı çekin 01.10.2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile davacı defterlerine kaydedildiği, çek ve senedin aralarında bulunduğu kambiyo senedinin “soyut borç ikrarını içeren senet” niteliğinde olduğunu, Hukuk sistemimizde soyut borç ikrarının kural olarak geçerli olup, soyut borç ikrarında bulunan borçlu karşısında alacaklının alacağını ispat etmesinin kural olarak zorunluluk arz etmediğini, bu aşamada çek ve senetten dolayı borç altına giren kimse borçlu olmadığını ispat ediyorsa bunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, dosya kapsamında davaya konu olan çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, çeki ödemekle yükümlü olan davacının ise bedelsizliğine, çek üzerindeki imzanın geçersizliğine yönelik dosya kapsamında somut belgeye rastlanmadığı tespit edildiği şeklinde rapor bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar davacı tarafından davaya konu ... Bankasına ait 30.04.2021 tarihli ... Ltd.Şti. adına düzenlenmiş bulunan ... çek nolu, 30/04/2021 keşide tarihli ve 325.000,00 TL bedelli çekin davacı şirket tarafından bedelsiz olduğundan bahisle istirdatı talep edilmişse de çekin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı şirket yetkilisi vefatından önce 01.10.2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile davacı defterlerine kaydedildiği, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, çek keşide tarihinde davacı şirket yetkilisi ...'nin vefat ettiği sabit olsa da, ülkemizde çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenebildiği, çekin müteveffa şirket yetkilisi tarafından vefat etmeden önce keşide edilip imzalanabileceği, whatsapp mesajlarındaki ekran görüntüsünde çekin tek imzalı olduğu, buna göre davacının çekin diğer şirket yetkilisi tarafından doldurulduğu şeklindeki beyanın dosya kapsamına göre başka bir delille desteklenmediği, çeki ödemekle yükümlü olan davacının çekin bedelsiz olduğuna çek üzerindeki imzanın geçersizliğine yönelik dosya kapsamında somut belgeye rastlanmadığı keza çek aslının temin edilemeyerek imza incelemesinin yapılamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 5.550,19 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 5.122,59 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalının vekili bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6.56100 sayılı kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024 Katip ... Hakim ...