11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/12186 E. , 2010/3397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2008 tarih ve 2007/25-2008/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin münferit temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinden ...'nun zimmetine para geçirdiğini ve tüm yetkilerinin 16.08.2006 tarihinde yapılacak olan genel kurul toplantısında kaldırılacağını anlayınca, oğlunu vekil tayin ederek yine kendisinin çoğunluk hissesine sahip olduğu davalı şirkete 27.07.2006 tarihli sözleşme ile müvekkilinin en önemli mal varlığı olan markasını devredildiğini, nitekim anılan genel kurulda İlhan'ın yönetim kurulu üyeliği görevine son verildiğini ileri sürerek, marka devir sözleşmesinin geçersiz olduğundan yapılan devir işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, taraflar arasında birçok uyuşmazlık ve davalar bulunduğunun aşikâr olduğu ...'nun dava konusu marka devir sözleşmesi tarihinde davacı şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğu, bu yetkiyi kullanarak oğlu...'a verdiği genel vekaletname ile dava konusu markanın davalı şirkete devredildiği, bu sözleşmede davalı şirketi de ...'nun temsil ettiği, davacı şirketin amacının belirtildiği anasözleşmenin 3.mAddesinin marka alım satımını da içerir şekilde yorumlanamayacağı,
TTK'nun 321 ve 443/2. maddeleri uyarınca bu durumda yönetim kurulu adına yetki kullanan İlhan'ın davacı şirketin mal ve hizmetlerini sunarken kullandığı markayı devir yetkisinin olmayıp bu yetkinin genel kurula ait olduğu, zira dava konusu markanın davacı şirketin ticaret unvanını da içerdiği ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati öneminin bulunduğu, kaldi ki her iki şirkette de yönetici olan İlhan'ın davacının anılan markasını davalı şirkete devrini sağlanmasının sadakat ve özen yükümlülüğüne uygun sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, "Eser İnşaat ve Ticaret A.Ş. + Şekil" ibareli markanın devrine ilişkin işlemin iptaline, TPE'ndeki devir tescilinin terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.