Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: .....
KARAR NO: ....

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/12/2023

NUMARASI : ....

DAVACI: .......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI: .....
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİH: 03/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ:

Mahalli mahkemesince verilen karar re'sen merci tayini yönünden dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

.......ve 608 Karar sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi ... ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiş ve kararın ..... tarihi itibariyle uygulanmasına karar verilmiş olduğu, HSK'nın yukarıda anılan kararında derdest dosyalara bakılmaya devam edilmesi gerektiği yönünde bir düzenlemenin bulunmaması, mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin iş bölümü değil görev ilişkisi olması hususları bir arada değerlendirildiğinde; HSK'nın anılan kararının uygulanma tarihi itibariyle önceden açılmış davalarda da görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından somut olayda davaya bakma görevi ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, davacının....... plaka sayılı aracın kasko sigortacısı olduğu, sigortalı aracın poliçenin yürürlük tarihinde kazaya karışması sonucunda sigorta bedelinin sigortalıya ödendiği, davacının ödeme sonrası 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi uyarınca zarar görenin halefi konumunda olduğu, somut olayda davacının isteminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamında düzenlenen haksız fiil hükümlerine dayandığı, ......karar sayılı ilamında; “...sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde içtihatta bulunulduğu, bu içtihat uyarınca uyuşmazlığa konu ilişkinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlendiğinden, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesi uyarınca "mutlak ticari" dava statüsünde bulunmadığı, davacının halefinin UYAP sistemi üzerinde yapılan kontrolde "Hakim-Savcı" mesleği ile ile iştigal ettiğinin anlaşıldığından davalının ister tacir statüsünde bulunsun, ister bulunmasın, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesi uyarnıca "nispi ticari" dava statüsünde bulunmadığı, davanın üçüncü grup ticari davalardan da olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin, ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan karşı görevsizlik kararı verilmiştir. Merci tayini için Dairemize gelen dosyanın incelemesinde, Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tazmini istemine ilişkindir.

Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda...... Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.

Somut olaya bakıldığında; davacı ... A.Ş'nin sigortalısı dava dışı ...... ile davalı arasındaki hukuki ilişki de haksız fiilden doğmuştur. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla somut olayda görevli yargı yeri ... Asliye Hukuk Mahkemesidir. İzah olunan gerekçeler ışığında, ... Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakmakla görevli yargı yeri olarak belirlenmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

HMK'nın 21, 22 ve 23. Maddeleri gereğince ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi amacıyla merci tayinine başvuran ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 23/2 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/04/2024 ....

Başkan

....

(e-imzalıdır)

...

Üye

.....

(e-imzalıdır)

...

Üye

.....

(e-imzalıdır)

....

Katip

....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.