11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/12196 E. , 2010/3426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2005/445-2008/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ve karşı davacılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketçe ihraç edilen intifa senetlerinin ayrılmaz bir parçası olan Klassis Golf-Country Clup’teki 835 nolu apart suitin intifa hakkı senedine bağlı haklarının tamamının, malik...’dan 10.000 USD bedel ile 11.05.1998 tarihinde devir ve temlik aldığını, keyfiyetin şirkete bildirilip pay defterine kayıt istendiğini, ancak, davalı şirketçe pay senedi sahibi...’nın aynı hakları 16.10.2000 tarihinde diğer davalı ...’e devrettiği ve bu şekilde muaraza oluştuğu gerekçesiyle kabul edilmediğini, müvekkilinin iktisap tarihinin davalı ... ile yapılan işlemden çok önce olması nedeniyle bu davalıya yapılan devrin geçersiz olduğunu ileri sürerek, muarazanın önlenmesine, apart-suitin ve buna bağlı intifa senedine merbut hakların müvekkiline devir edildiğinin tespiti ile şirketin intifa pay defterine kaydına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu intifa senetlerinin ilişkin olduğu apart-suitin 25.05.1996 tarihinde 136.000 USD bedelle şirketten satın alındığını ve 2 yıllık süre için kullanım hakkının davacıya 10.000 USD bedel karşılığında devir edildiğini, aksini düşünerek 136.000 TL.na satın alınan yerin 10.000 USD.ne tamamen terk edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kullanım hakkının dolmasından sonra iyiniyetli 3 ncü şahıs diğer davalıya satıldığını savunarak, asıl davanın reddi ile 2 yıllık süre için davacının kullanımında olan apart-suitin masraflarının müvekkilince ödendiğini, ancak ödeme yükümlüsünün karşı davalı olduğunu ileri sürerek, 2.716.000.000 TL. ve 9.444 USD masraf ve 30 milyar TL. manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu olayda müvekkiline yüklenecek herhangi bir kusur ve ihmal olmadığını, intifa senetlerinin nama yazılı olduğunu, devrin temlik ve teslim yoluyla gerçekleştirilebileceğini, davacının sözleşme tarihinden 2 yıl sonra yaptığı başvuruda intifa senedini teslim edemediğini, ayrıca devrin geçerliliği açısından apart suitleri kullanma esasları ve şartlarını içeren sözleşmenin de imzalanması gerektiğini, bu şartların yerine getirilmediğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3 ncü şahıs olarak intifa senetlerine bağlı apart suit daireyi devraldığını ve şirket pay defterine kaydedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ibraz edilen örnek intifa senedinde davalı şirket bünyesinde bulunan şirket ile intifa senedi sahibi arasında yapılacak apart suitleri kullanma esasları ve şartları başlıklı sözleşmede numarası belirtilen komple tefriş edilmiş mobilyalı apart suiti teslim tarihinden başlayarak 2040 yılına kadar ve sözleşmedeki şartlar dahilinde kullanma ve aktivitelerden faydalanma hakkı verdiği, her ne bu intifa senetlerinin TTK ve ana sözleşmeye göre ihraç edildiği belirtilmekte ise de TTK.nunda belirtilmeyen bir hak için intifa senedi çıkarılmasının mümkün olmadığı, intifa senetlerinin ortaklık hakkı vermediği, ancak safi kazanca veya tasfiye sonucu katılım payına katılım yahut yeni çıkarılacak hisse senetleri alma hakkı bahşettiği, uyuşmazlık konusu senedin kanunda belirtilen hak dışında bir hak için düzenlendiği, bu hak davalı şirketin apart suitinden yararlanma hakkı olduğu, mevzuata aykırı bulunması nedeniyle senedin intifa senedi olmadığı, bu bakımdan geçersiz bulunduğu, ancak bunun hukuken hiçbir sonucunun olmayacağı anlamına gelmeyeceği, davalı şirket ile davalı ... arasında işletmeyi kullanım hakkının devri niteliğinde bulunduğu, onun da davacı ...’e devir ettiği, kullanım bedelini ödediği, bu devre davalı şirketin zımnen muvafakat verdiği, nitekim davalı şirketin ihbar sonrası devrin diğer davalıya da yapıldığını, muaraza giderilmeden işlem yapılmayacağını açıkladığı, davalı ...’in kullanım hakkını devirden sonra başkasına devir etmesinin geçersiz bulunduğu, ilk devir sözleşmesi sonrası belge orijinalinin davacı elinde olduğu, sonraki devir alanın iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... tarafından açılan karşı dava temyiz edilmeden kesinleştiği için yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada 835 nolu suitin kullanım hakkının davacıya devir edildiğinin ve davacıya ait olduğunun tespiti ile davalılarca yaratılan muarazanın önlenmesine, pay defterine kayıt isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar-karşı davacılar Ş.Tulu Yardımcı ve ... vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ve karşı davacılar Ş.Tulu Yardımcı ve ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.