11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/2439 E. , 2010/3108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2008 tarih ve 2007/435-2008/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ortağı olan müvekkilinin gerçek borç durumunu yansıtmayan ihtarnameler sonucu ihracına karar verildiğini, aynı durumda bulunan ortakların ihraç edilmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ihracına esas ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu, her iki ihtarnamenin gerçek borç durumunu yansıttığı, tutarların aynı bulunduğu, yasada aranan süreleri içerdiği, kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ihraç prosedürü, 1163 sayılı Yasa’nın 27 nci ve yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14 ncü maddelerinde etraflıca hükme bağlanmış bulunmaktadır. Anılan düzenlemelere göre ortağın ihraç edilebilmesi için, yasa ve sözleşmeye uygun şekilde ihtar edilmesi ve ayrıca ihtara konu edilen borcun, gerçeği yansıtması gerekmektedir. Ortağa tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarlarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, dolayısıyla ortağın borç miktarlarında tereddüde düşmemesi, ihtarnameye uyulmaması halinde ne gibi bir yaptırım uygulanacağının açıkça gösterilmesi zorunludur. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Yasası’nın 16 ve 27 nci maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır.
Somut olayda davacının ihracına esas ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu kabul edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, yapı kooperatifi tip anasözleşmesinin 14/2 nci maddesinde parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktiren üyelere ihtar yapılacağı ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ortaklıktan çıkarılacağı hükme bağlanmıştır. Davalı kooperatifçe çıkarılan 15.03.2007 tarihli ilk ihtarnameye ekli borç ve ödeme tablosundan anlaşılacağı üzere davacıdan Şubat 2007 aidat borcu da istenmiş olup, bu borçla ilgili olarak anılan madde belirtilen 30 günlük gecikme koşulu beklenmemiştir. O halde, davalı kooperatifçe keşide edilen ihtarnamelerin anasözleşmeye aykırı olduğu, talep edilmesi şartları olmayan aidat borcunun yer aldığı ihtarnamelere dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.