Esas No
E. 2024/160
Karar No
K. 2024/617
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2024/160 E.  ,  2024/617 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/397 E., 2023/129 K.

KARAR : Davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine Taraflar arasında muhdesatın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili; ortaklığın giderilmesine konu taşınmazın 2/3’ünün müvekkillerinin murisi ve 1/3’ünün de davalı ... adına kayıtlı olduğunu, tarla vasfında olan taşınmazdaki ağaçların murislerine ait olduğuna dair dava açıldığını ve kabul edilerek kesinleştiğini ancak tapu sicil müdürlüğü taraf olmadığı için tapunun beyanlar hanesine şerh verilmediğini, üzerindeki iki katlı evin davacıların murisi tarafından meydana getirildiğini ileri sürerek muhdesatın aidiyeti ve beyanlar hanesine şerhine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 12.01.2016 tarihli ve 2014/758 Esas 2016/2 Karar sayılı kararı ile; Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/78 Esas, 2010/400 Karar sayılı dosyada daha önce açılan bir muhdesat davasının bulunduğu ve bu dosyada davacı yanın davasının kabulü ile 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların ve aynı köy 105 ada 36 parsel üzerinde bulunan taş binanın davacıların murisi ... 'ya ait olduğunun tespitine karar verilerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin 12.01.2016 tarihli kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.01.2010 tarihli ve 2016/10073 Esas 2020/118 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça 105 ada 1 parsel üzerindeki ağaçlar ve ev yönünden tespit kararı talep edilmiş olup, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/78 Esas, 2010/400 Karar sayılı kesinleşen ilamı incelendiğinde ağaçlar yönünden verilen ret kararının yerinde olduğu, ancak 105 ada 1 parsel üzerindeki evin davanın konusunu oluşturmadığı, dava konusu ev yönünden kesin hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar hatalı görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Mahkemenin 18.01.2022 tarihli ve 2020/280 Esas, 2022/17 Karar sayılı kararı ile; ağaçlar için kesinleşen karar olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına ve talep konusu ev için de davanın kabulüne karar verilmiştir.

4.Mahkemenin 18.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5.Dairemizce 21.09.2022 tarihli ve 2022/2563 Esas, 2022/5403 Karar sayılı kararı ile; ortaklığın giderilmesine konu taşınmazlarla ilgili olarak açılan muhdesatın aidiyetinin tespiti davaları, tapu kayıt maliklerine yöneltilen ve onların huzuru ile görülüp sonuçlandırılması gereken davalardan olup tapu kayıt maliki olmayan davalı ... aleyhine hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada ... yönünden açılan davanın reddine, davanın davalı ... yönünden kabulü ile 105 ada 1 parsel üzerinde elma bahçesi ile ilgili olarak daha önceden karar verilmiş ve kesinleşmiş olduğundan bu hususla ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına, 105 ada 1 parsel üzerinde bulunan bilirkişi tarafından tanzim edilen 21.10.2021 tarihli raporda bulunan 2 katlı taş yığma yapı ile tek katlı evin davacıların murisi olan ... tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; elma bahçesi için ... aleyhine dava açılmadığını, yalnız beyanlar hanesine şerh istendiğini, kararda hatalı olarak ... yönünden red kararı verilerek el bahçesi için davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, evlerin toplam değeri 55.000,00 TL olup dava değerinin ...’nin 1/3 payına göre yargılama giderleri ve harcın hesaplanması gerektiğini, Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 684, 718 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tapu sicil müdürlüğüne karşı açılan davanın reddi hakkındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.

Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı (veya davalı) yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payı, elbirliği mülkiyetinin söz konusu olması halinde ise, miras payı göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.

Somut olayda, davacı evler yönünden davalı ...’ye karşı tespit davası, ev ve ağaçlar yönünden şerh verilmek üzere tapu sicil müdürlüğüne karşı dava açmıştır. Tapu sicil müdürlüğü yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak ... yönünden evler hakkındaki iddia ispat edildiğinden yalnız davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ağaçlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Dava konusu taşınmazda, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu evlerin toplam değeri 55.000,00 TL, davalının payına isabet eden dava değeri ise 18.333,00 TL’dir. Bu miktar üzerinden karar ve ilam harcının 1.252,35 TL alınması gerekirken 3.757,05 TL alınmıştır.

O hâlde, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 373/1 inci maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 üncü ve 4-v bendinin hükümden çıkarılmasına; 4-i bendinin hükümden çıkarılmasına yerine “Alınması gerekli 1.252,35 TL ilam harcının davalı ... ...’tan alınarak Hazineye irat kaydına,” ifadesinin yazılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.