Esas No
E. 2023/5428
Karar No
K. 2024/722
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2023/5428 E.  ,  2024/722 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/11 E., 2023/289 K.
KARAR: Asıl davanın kısmen kabulü, birleştirilen davanın reddi

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin ve mirasçılıktan çıkarmanın iptali ile tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar ... ve ... vekili; mirasbırakanları olan babaları ...'ın düzenlediği Tekirdağ 4. Noterliği 26.03.2010 tarihli vasiyetnamesinin, irade fesadı ve şekil eksikliği nedenleri ile geçersiz bulunduğunu, ayrıca vasiyetnamede mirasçılıktan çıkarılma nedeni olarak gösterilen sebeplerin gerçek dışı olduğunu ileri sürerek; vasiyetnamenin irade fesadı ve şekil eksikliği nedenleriyle iptalini, bunun mümkün olmaması halinde ise mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin bölümün iptali ile vasiyetnamenin tenkisini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacılar ..., ..., ... ve ... vekili; mirasbırakanları olan dedeleri ...'a ait vasiyetnamenin, irade fesadı ve şekil eksikliği nedenleri ile iptalini talep etmişlerdir. II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımna uğradığını, çıkarma sebeplerinin gerçekleştiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI:

Mahkemenin 29.05.2019 tarihli ve 2017/144 Esas, 2019/243 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın, Tekirdağ 4. Noterliğince düzenlenen 26/03/2010 tarihli ve 1829 yevmiye sayılı vasiyetnamesi ile terekesinin tamamı için davalı ... mirasçı olarak atadığı, iradesinin belirli mal vasiyeti olmadığı, mirasbırakanın vasiyetname ile çocuklarını mirasçılıktan çıkarma sebebi sayılabilecek nitelikte sebep gösterilmediği, bu haliyle TMK’nın 512 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, alınan mirasçılık belgesine göre mirasbırakanın mirasçılarının çocukları olan davacılar ... ile ... oldukları, alt soyun saklı payının miras payının yarısı oranında olması nedeniyle davalıya bırakılan miras payının indirilerek tenkisinin gerekeceği, birleşen davanın davacılarının mirasbırakanın torunları olması nedenleriyle mirasçılık sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle; asıl davanın tenkis yönünden kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin 29.05.2019 tarihli ve 2017/144 Esas, 2019/243 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Dairenin 12.02.2020 tarihli onama ilamına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.11.2020 tarih ve 2020/3545 Esas, 2020/6508 Karar sayılı ilamında; asıl davada davacılara, mirasbırakanın (annesi ve eşinden intikal edecek olan) hissesi yönünden elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi için dava açmak üzere süre verilmesi, açılacak olan davanın bekletici sorun yapılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, 1109 ada 20 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı tesisi yoluyla oluşan her bir bağımsız bölüm hakkında (mirasbırakanın payı ile davacılar adına tescil edilen paylar açıkça belirtilerek) karar verilmesi gerektiği,

3.Vasiyete konu taşınmazlarda davacıların saklı payı oranında iptal ve tescile, geriye kalan payın ise mirasbırakan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, taleple bağlılık ilkesini aşacak şekilde kalan payın (veya hissenin) davalı adına tesciline karar verilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında bozma kararı gereği yapılan yapılan yargılamada; mirasbırakanın annesi ve eşinden intikal eden taşınmazların paylı mülkiyete çevrildiği, vasiyetnamenin iptali talebi yönünden verilmiş olan davanın reddi kararının kesinleşerek davaya tenkis davası olarak devam edildiği, Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/502 Esas sayılı dosyasında verilmiş olan kararda hüküm altına alınan pay oranları da nazara alınarak yeniden yapılan hesaplama neticesinde davacı çocuklar ... ve ...'ın tenkis davasının kabulüne, birleştirilen davada davacıların mirasbırakanın torunları olduklarından mirasçılık sıfatları bulunmadığından, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece mirasbırakanın terekesinin hatalı tespit edilerek eksik inceleme ile karar verildiğini, bir kısım taşınmazın halen elbirliği mülkiyetinde olması nedeniyle kararın infaza elverişli olmadığını, kararın hüküm kısmındaki taşınmaz bilgilerinin hatalı olarak yazıldığını, tercih hakları kullandırılmadan karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının davalı lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin ve mirasçılıktan çıkarmanın iptali ile tenkis istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün kapsamı" başlıklı 297 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

3.Değerlendirme

1.Dosya kapsamında ve UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucunda, Mahkemece bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Nitekim bozma ilamında asıl davada davacılara, mirasbırakanın (annesi ve eşinden intikal edecek olan) hissesi yönünden elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi için dava açmak üzere süre verilmesi, açılacak olan davanın bekletici sorun yapılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, Mahkemece mirasbırakan ...'ın adına elbirliği mülkiyeti halinde hissesi kayıtlı olan 15739, 128, 15704, 15738, 654, 10/A, 10/B, 10/C ve parsel sayılı taşınmazlar hakkında elbirliği mülkiyetinin tasfiyesine neden olacak şekilde pay tescilinin yapılması doğru görülmemiştir.

2.Diğer yandan yine bozma ilamında 1109 ada 20 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı tesisi yoluyla oluşan her bir bağımsız bölüm hakkında (mirasbırakanın payı ile davacılar adına tescil edilen paylar açıkça belirtilerek) karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mirasbırakan adına kayıtlı bağımsız bölümler hakkında tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bağımsız bölümler belirtilmeksizin aynı taşınmaz hakkında hüküm sonucunun 1, 5, 6, 7, 8 ve 9. bentlerinde pay tescili yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca dava konusu 412 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile 47 ada 11 parsel sayılı taşınmazların da üzerinde kat irtifakı yoluyla oluşan bağımsız bölümleri hakkında karar verilmesi gerekirken, anılı taşınmazlar üzerindeki kat mülkiyeti gözetilmeksizin pay tescilinin yapılması doğru değildir.

3.Yine UYAP üzerinden yapılan incelemede dava konusu 65 parselde kök muris ... 'ın payının tevhidle 1805 ada 15 parsel numarası almasına rağmen, Mahkemece hüküm sonucunun 24. bendinde 65 parsel yönünden karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca 1805 ada 15 parseldeki kök muris ... adına kayıtlı payın, 6306 sayılı Yasa'nın 15. maddesi gereğince 16.06.2021 tarihinde yapılan satış sonucunda 3. kişilere tescil edildiği de görülmüştür.

4.Dava konusu 1836 parsel sayılı taşınmazıdaki kök muris ...'nın payının ise 08.06.2012 tarihinde 11166 yevmiye numaralı işlemle satış suretiyle 3. kişilere tescil edildiği gibi mirasbırakan ... adına kayıtlı pay olmadığı da tespit edildiğinden, Mahkemece bu taşınmazda ... adına kayıtlı taşınmaz hakkında tapu iptal ve tescile karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

5.Diğer yandan UYAP üzerinden yapılan incelemede, dava konusu 1243 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrildiği, 05.09.2023 tarihinde ise 3. kişilere ... olduğu görüldüğünden Mahkemece yeni duruma göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

6.Dava konusu 1495 ada 2 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakan ...'ın 84/644 payı kayıtlı olmasına rağmen, Mahkemece hüküm sonucunun 4. bendinde anılı taşınmaz hakkında mirasbırakan ...'nin adına kayıtlı 64/644 payın iptaline karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.

7.Öte yandan, davalı vekili temyiz dilekçesinde kök muris ... 'ın adına kayıtlı bulunan başka taşınmazların da bulunduğunu, terekenin eksik tespit edildiğini ileri sürdüğü görülmekle, bu hususa ilişkin olarak Mahkemece kök muris ... 'ın kimlik numarası ve anne baba adı ile yapılacak araştırma suretiyle, adına kayıtlı başkaca taşınmazların bulunup bulunmadığının da tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.