Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/1310
Karar No
K. 2023/1377
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1310 E.  ,  2023/1377 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/1310
Karar No: 2023/1377
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı

(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, ... 'ın ödenmeyen vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içinde itiraz etmediğinden bahisle borç zimmetinde sayılarak düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı: İlgili mevzuat uyarınca amme borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine haciz uygulanabilmesi için amme borçlusunun üçüncü şahıs nezdinde alacağı olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı bildirimde bulunulmamış ise de idarece davacının, amme alacağının asıl borçlusu ...'a borcu olduğuna ve borcun miktarına ilişkin somut bir tespit yapılmamıştır. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanun'un 62. maddesinin birinci fıkrasında haciz için öngörülen koşul oluşmadığından, davacı adına anılan Kanun'un 79. maddesi uyarınca borç zimmetinde sayılmak suretiyle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Kaldı ki, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 22/02/2008 tarih ve E:2007/336, K:2008/168 sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/07/2020 tarih ve E:2016/15578, K:2020/2598 sayılı kararı: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca haciz bildirisine konu borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğunun, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirilmesi zorunludur. Bu zorunluluğunun yerine getirilmemiş olması halinde borcun, adına haciz bildirisi düzenlenenin zimmetinde sayılarak ödeme emrine konu edileceği 6183 sayılı Kanun'un sözü edilen düzenlemesinin gereğidir. Haciz bildirisine karşı yedi günlük itiraz süresinin geçirilmesi halinde ise haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde açılacak menfi tespit davası ile borçlu olunmadığının veya malın elinde bulunmadığının ispat edilebilmesi imkânı bulunmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde davalıya bildirimde bulunulmadığı gibi genel mahkemelerde menfi tespit davası da açılmamıştır. Haciz bildirisine konu borcun ödendiğine dair fatura ve tahsilat makbuzları dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuştur. Buna karşılık olarak davalı tarafından, ...'a ilişkin Bs formlarının incelenmesi neticesinde davacının anılan şahsa 449.003,00 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği ileri sürülmüştür. Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin ancak kalan borç tutarı üzerinden düzenlenmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, Mahkemece anılan hususların araştırılması neticesinde varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini de reddetmiştir. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi mahkemesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde herhangi bir bildirimde bulunmayan davacı adına borç zimmetinde sayılarak düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olmadığı, aksi yöndeki gerekçeyle verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Israr kararı hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin REDDİNE,

2.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,

2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog