11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı şirket ile 01.12.2014 imza tarihli direkt satış noktası sözleşmesi imzaladığını, davalı tarafından sözleşmedeki üzerine düşen miktar alımın yapılmadığı, defaten bu konuda davalının ikaz edildiği, sözleşmede davacının yazılı onayının alınmadan davalının iş yerini devir yapamayacağının belirtildiği, — sözleşme gereğince davalının, pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için ve bir defaya mahsus olmak üzere fatura mukabilinde pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli olarak 50.000-TL(KDV hariç) ödediğini, yine sözleşmeye istinaden bir defaya mahsus olmak üzere fatura mukabilinde pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli olarak 30.000-TL(KDV dahil) ödediğini, ancak davalının sözleşmede öngörülen yükümlülüklerine aykırı davrandığını, sözleşmenin süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi halinde bu meblağı ödeme gününden itibaren işletilecek faizi ile birlikte kıstelyevm usulü belirlenecek olan Kısmını ve KDV”sini davacı şirkete derhal iade edeceği sözleşmede kararlaştırıldığını, noter kanalı ile davalıya ihtarname çekilerek ödenen reklam katkı payının geri istendiğini, ancak ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerin takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, Yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve Sayın Mahkemenizce davacı müvekkil şirket lehine resen nazara alınacak nedenlerle----. İcra Müdürlüğü'nün----. sayılı dosyasındaki vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle en az 94 20 icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine;
I. Yargılama masrafları ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı-borçlu tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunun amir hükümlerine uygun başlatılan bir takip bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etiklerini, takip dayanağı belgelerin dosyalara sunulmadığını,takipte borcun sebebi olarak 13.000,00 TL fatura gösterildiğini, faturanın tek başına borç doğurucu işlem niteliğine haiz olmadığını, faturaya -----. Noterliği 02.12.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, taraflar arasında Hizmeti Sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirket tarafından müvekkilin güneş enerji santralleri çalışma sahasına denetim hizmeti verilmesi ve bunun karşılığında Müvekkil tarafından 12.000,00TL ödenmesi hususunda tarafların anlaştığını,23.09.2021 tarihinde 6.000,00TL ödeme yapıldığını, kalan miktarın ise denetim hizmeti tamamlandıktan sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 29.09.2021 tarihi çarşamba günü sabah 11:00 civarı sahaya gelindiği elektrik kesik olduğundan denetimin yapılamadığını, elemanların döndüğünü, denetim hizmetinin tamamlanmadığını, 7.000,00 TL masraf eklenerek fatura edildiğini, bunu kabul etmediklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve harç giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, tarafların yerinde inceleme talebinde bulunduğu, yerinde inceleme için davalının defterlerini ibraz etmediği görüldü.
Bilirkişi raporu sonuç kısmında: " 5.1. Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2014—2015—2016—2017—2018—2019—2020-2021-2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve dava konusu ile sınırlı kalmak kaydıyla defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, dava konusu ile sınırlı kalmak kaydıyla davacı şirketin defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, davacı şirket lehine veya aleyhbine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirlerinde olduğu,5.2.
Davalı tarafın yerinde inceleme talep etmesine rağmen ticari defterleri ibraz etmemesi sebebiyle davalı tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı,5.3.Taraflar arasında doğrudan satış ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasında 01.12.2014 imza tarihli (gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar) direkt satış noktası sözleşmesinin imzaladığı,5.4.Taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği; Davalı şirketin davacı şirkete toplam 80.000.-TL fatura düzenlediği, davacı şirketin davalı şirkete toplam 80.000-TL ödeme yaptığı,5.5. Taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden davacı şirketin davalı şirkete sözleşmedeki edimlerin gerçekleşmemesi nedeniyle 53.497,95.-TL 4 9.629,63.-TL KDV olmak üzere toplam 63.127,58-TL fazla ödeme yaptığı(talebe bağlılık ilkesi gereğince 63.126,00.-TL), iş bu fazla yapılan ödemeden davalının sorumluluğunun olduğuna ilişkin takdirin ise Sayın Mahkeme'ye ait bulunduğu,5.6. Davacı şirketin takipte talep ettiği 1.184,70-TL tespit gideri + 26.000-TL ihtarname masrafı taleplerine ilişkin takdirin ise Sayın Mahkeme' ye ait olduğu " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra dosyası kayıtları, *Davacı şirket ticari defter kayıtları, *Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları, *Bilirkişi raporu, *Tüm dosya kapsamı
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Taraflar arasında yer alan satış noktası sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Taraflara ticari defterlerini sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş, davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için yerinde bilirkişi inceleme talebinde bulunduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için yerinde inceleme talebinde bulunduğu, bilirkişiye ibraz etmediği anlaşılmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." (2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md.
23.Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." (5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. "Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirle, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m.
64.Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut Olayda; Taraflar arasında doğrudan satış ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasında 01.12.2014 imza tarihli (gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar) direkt satış noktası sözleşmesinin imzaladığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği; Davalı şirketin davacı şirkete toplam 80.000.-TL fatura düzenlediği, davacı şirketin davalı şirkete toplam 80.000-TL ödeme yaptığı, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden davacı şirketin davalı şirkete sözleşmedeki edimlerin gerçekleşmemesi, işyeri faaliyetini sonlandırması nedeniyle 53.497,95.-TL 9.629,63.-TL KDV olmak üzere toplam 63.127,58-TL fazla ödeme yaptığı(talebe bağlılık ilkesi gereğince 63.126,00.-TL), iş bu fazla yapılan ödemeden ve yapılan delil tespiti masrafından davalının sorumlu olduğu, davalının iddialarını ipsat edemediği, defterlerini incelemeye ibraz etmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ İLE,
2.Davalının ----- İcra Müdürlüğünün-----esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 64.336,70-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına,
3.Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5.Karar ve ilâm harcı olan 4.394,83-TL harçtan peşin alınan 777,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.617,80-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6.Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7.Davacı tarafça yatırılan 869,23-TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 2.601,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.