T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Lojiturk, “...” uzantılı internet sitesi de dahil olmak üzere çeşitli mecralarda sektörel habercilik yapmakta olan bir şirket olduğunu, davalı... Ajansı ise, yine denizcilik sektöründe “...” uzantılı internet sitesi üzerinden faaliyet gösterdiğini, davalının “...” uzantılı internet sitesi kullanımı, TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, haksız rekabete konu olduğu kesinleşmiş mahkeme kararıyla da sabit olmasına karşılık davalı, kötü niyetli bir biçimde bu fiillerini sürdürdüğünü, “...” alan adı, 2002 yılında ... tarafından alındığını, davalı şirket ise 2004 yılında kurulmuş, bir süre şirket ortağı ...’in muvafakati ile “...” alan adını kullandığını, daha sonra ...şirketten ayrıldığı, “...” alan adının şifrelerini ve kullanım bilgilerini yanına almak suretiyle davalı Şirket’e vermiş olduğu kullanım iznini iptal ettiğini, “...” alan adını Müvekkil Şirket’e devrettiğini, davalı şirket, “...” uzantılı alan adını aldığını taraflar arasında görülmüş olan iki dava, Müvekkil’in “...” üzerinde alan adı hakkının bulunduğunu doğrulamakta ve davalı tarafın bu alan adını farklı uzantılarla dahi kullanamayacağını, dava süresince iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi açısından “...” ve “...” alan adları ile bu alan adları üzerinden erişim sağlanan web sitelerine ihtiyati tedbir konulmasını ve bu suretle erişimin engellenmesini, bu hususa ilişkin mahkeme kararlarının bulunması ve karşı tarafın kötü niyeti düşünülerek ihtiyati tedbirin teminatsız olarak konulmasını, 6102 sayılı TTK’nın 56/1-d, e.2.cümlesi maddeleri gereğince, Davalı ...’nin yarattığı haksız rekabet dolayısıyla fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik şimdilik 5.000 TL maddi, 5.000-TL manevi tazminatın gerçekleştirildiği tarihten itibaren avans faizleriyle birlikte tahsilini, 6102 sayılı TTK’nın 59. maddesi gereğince, Yargılama sonunda verilen hükmün giderleri Davalı tarafından alınarak Türkiye’de yayın yapan bir gazetede ve denizcilik alanında faaliyet gösteren bir internet sitesinde ilan edilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı Şirket tarafından karşılanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Huzurdaki davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın esasına ilişkin açıklamalarımızdan da açıkça anlaşılacağı üzere, taraflar arasında, Fikri Sınai Haklar Mahkemeleri nezdinde birden fazla dava görülmüş olup esasen bu davaların konusu ''marka Hükümsüzlüğü Ve Haksız Rekabet'' davası olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinin dokuzuncu paragrafı ile ''İşbu davayı ikame etmeden önce tarafımızca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş fakat yapılan görüşmelere rağmen taraflar anlaşmaya varamamış ve anlaşmama tutanağı düzenlenmiştir.'' iddiasında ise de arabuluculuk tutanakları incelendiğinde, davacının ''...'' isimli internet sitesine ilişkin herhangi bir başvursu bulunmadığını, dava dilekçesi ile ikrar ettiği üzere (dava dilekçesinin birinci paragrafı; Davalı ...ise, yine denizcilik sektöründe “...” uzantılı internet sitesi üzerinden faaliyet göstermektedir.), müvekkil ..., ...'ne (...) akredite olmuş, dünyada 103 ülkede yayın yapan haber siteleri tarafından kaynak gösterilen, bünyesinde ''...'' ismi ile ingilizce yayınlanan haber sitesi de bulunan, Türk ve Dünya denizcilik sektörüne yönelik yayın yapan, haber ajansı olduğunu, Müvekkili şirket, “internet yayıncılığı, dijital yayıncılık yapmak bu amaçla haber siteleri ve portallar kurmak, her türlü matbaacılık işleri yapmak, özel ve kamu kuruluşları adına dergi ve gazete çıkarmak, basmak yayımlamak” ana iştigal konuları olmak üzere 21.04.2004 tarihinde kurulmuş ve tescil edildiğini, müvekkili şirket başlangıçta, ...Şirketi unvanı altında, ...ve ... ortaklığında kurulmuş, 27 Nisan 2005 tarihinde ana sözleşmede tadilat yapılarak sirket unvanı ''...'' olarak değiştirildiğini, müvekkili şirket, ''... Şti.'', ticaret unvanı ile denizcilik sektöründe, şirket iştigal konuları kapsamında, kuruluşundan bugüne kesintisiz olarak hizmet vermektedir. Müvekkil şirketin ticaret unvanı, Türk Ticaret Kanunu'nun 43 ve devamı hükümlerince koruma altında olduğunu, müvekkili şirket, unvan tadilatı yaptığı tarihde ortaklık yapısında da değişiklik olmuş ve ... ortaklıktan ayrılmış, ..., ...ile birlikte eşit hisseli olarak ''... Şti.''’ne ortak olduğunu, davacı şirketin ortakları, müvekkil şirketin eski ortaklarından olup, müvekkil şirkete karşı kurdukları oyun, kumpas esasen bu süreçten sonra ortaya çıktığını, müvekkili şirketin Ticaret Unvanı da olan “...” ve “...” markası Müvekkil Şirket tarafından ilk kez ve öncelikle fiilen kullanılmış, tanıtılmıştır. marka üzerinde öncelikli, üstün hak sahibi olan müvekkili şirket olduğunu, davalı şirket müvekkil şirketin maruf hale getirdiği aynı zamanda da ticaret unvanı olarak tescilli markasını, markasının gücünü, yaygınlığını, şöhretini bilerek tamamen kötüniyetle “...” markasını adına tescil ettirmeye çalışarak, müvekkili şirketin kullandığı, tanıtıp ilgili sektörde meşhur ve maruf hale getirdiği markasından, markasının itibarından ve iş mahsullerinden haksız olarak faydalandığını, Taraflar arasında ... FSHHM ... (Eski ...) no.lu dava sonucunda ...işareti üzerinde Müvekkil ...’ının öncelik hakkı bulunduğu tespit edilerek ... adına her nasılsa tescil olunan ...markalarının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, Bu kararın kesinleşmesi ile ...markası internet haberciliği hizmetlerinde Müvekkil Şirket adına tescil edilmiştir. (...) Başvurucu ... adına ... markası tescilli olmadığını, müvekkili şirket ... yi kullanmamakta bu alan adı üzerinden herhangi bir yönlendirme de yapmamaktadır. ...alan adını uzun bir süredir kullanmakta olan Müvekkil Şirketin alan adı kullanımı yasal hakka dayandığını açıklanan nedenlerle huzurda görülmekte olan davada görevsizlik kararı verilmesini, ''...'' isimli internet sitesine erişimin engellenmesi ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin arabuluculuk müracaatında bulunmama sebebiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, haksız mesnetsiz davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Davacının dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde; davacının talebini haksız rekabet iddiasına dayandırdığı ve haksız rekabet teşkil eden ve korunma görmesi gereken ürünün kendisinin kullanma hakkının bulunduğunu iddia ettiği "alan adı" olduğundan bahisle TTK m.54 vd. Maddeleri uyarınca huzurdaki davayı ikame ettiği anlaşılmıştır. İlgili yerlere müzekkere yazılmış, cevabi yazılar dosya kapsamına alınmıştır.
Bilirkişiler ...,..., ...'ın 11/02/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 16.06.2002 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” adıyla “...” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, Davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin ...” adresinde davacı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda İlgili internet sitesinin 2002 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı, 2002 ile 2004 yılları arasında internet sitesi içeriğinin bulunmadığı, 2004 yılından bu yana davacı tarafından "...” adıyla “...” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı tespit edildiği, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 04.11.2006 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” adıyla “...” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, Davalıya ait olan ilgili intenet web sitesinin *...” adresinde davalı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda İlgili internet sitesinin 2009 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davalı tarafından “...” adıyla “...” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı tespit edildiği, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak internet sitesinin tek sayfadan oluştuğu ve içeriğinde "... İNTERNET SİTESİNE MAHKEME KARARIYLA ERİŞİMİNE ENGEL GELMİŞTİR. ... SİTESİ ÜZERİNDEN YAYINLARINA DEVAM ETMEKTEDİR.” şeklinde bilgilendirmenin bulunduğu tespit edildiği, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, ancak alan adının aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 14.04.2006 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli olduğu, Taraflar arasında görülmüş olup Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen yargı kararları ile sabit olduğu üzere, ... internet alan adı üzerinde gerçek hak sahibinin davacı ...Şti. Olduğu, Huzurdaki ihtilafa konu ... ve ... internet alan adlarının davacının üzerinde gerçek hak sahibi olduğu “...” alan adı ile ayniyet seviyesinde olduğu; aynı faaliyet alanında kullanılması sonucunda iltibas doğacağı, ilgili tüketicinin internet siteleri bakımından karışıklık yaşayacağı, alan adı ve/veya internet sitesi sahiplerinin aynı kişiler veya birbirleri ile ekonomik veya idari olarak bağlantılı işletmeler olduğunu düşünebileceği, dolayısı ile bu şekildeki alan adı kullanımlarının haksız rekabet teşkil edeceği, Her ne kadar davalının davaya konu “...” ibaresini içeren ve davaya konu internet sitelerinde faaliyette bulunulan ... sınıftaki “haber ajansı hizmetleri' nde tescilli markaları var ise de, marka hakkının otomatik olarak marka ile aynı olan işaretten teşkil alan adı üzerinde hak bahşetmediği; kaldı ki, davalı markaları ile davaya konu alan adlarının aynı olmadığı; "...” alan adı üzerinde gerçek hak sahibinin davacı olduğunun kesinleşen yargı kararlar ile sabit olduğu, bu bakımdan davalının bu ibare ile iltbas yaratacak bir alan adı kullanmasının haksız rekabet teşkil edeceği, Davacının tescilli bir marka hakkına dayalı bir iddiasının olmadığından SMK hükümlerine göre Tazminat Talep etmesinin mümkün olmadığı, Takdir Sayın Mahkemede olmak üzere 151/2-b bendine göre 245.326,90 TL kardan mahrum kaldığı hesap edilmiştir. Davalı ve davacı şirket şirket ortaklık yapıları incelendiğinde, davalı şirket ortaklarından ... in ortaklıktan ayrıldıktan bir süre sonra davacı şirketi ortaklık şeklinde kurduğu, yine davalı şirket ortaklarından ...'in Davacı şirkete 06.12.2018 tarihinde ortak olduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 16/10/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Dosyada davacıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde mevcut durumda alan adının 16.06.2002 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ..., ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ..., ... firmasından talep edilerek ulaşılabilecektir. https://... alan adı içerisinde mevcut durumda web sitesi olduğu, web sitesi içeriğinde genel olarak “...” ibaresi/adıyla “...” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, Künye sayfasında; ...ADINA SAHİBİ VE GENEL YAYIN YÖNETMENİ : ...Yönetim Merkezi : ...LTD. Şti. - ... yazdığı, web sitesi iletişim bilgilerinde;... yazdığı,...adresinde davacı tarafından beyan edilmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanım olup olmadığını tespit edebilmek adına web archive kaydı kontrol edildiğinde, 30 Haziran 2002 ile 11 Eylül 2023 tarihleri/aralığında toplamda 1063 kez kaydedildiği, 30 Haziran 2002 tarihinden bu yana web archive kayıtlarının olduğu, 25 Eylül 2004 tarihinden bu yana ... ibaresiyle ... ile ilgili haberlerin/bilgilerin olduğu, örnek olarak 2002, 2003, 2004, 2005, 2008, 2010, 2014, 2018, 2021 ve 2023 yıllarından birer örnek ekran görüntüsü alınmış olup ekran görüntülerinin sunulduğu, Dosyada davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde mevcut durumda alan adının 04.11.2006 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ...firmasından talep edilerek ulaşılabileceğini, ... alan adı içerisinde mevcut durumda web sitesi olduğu, web sitesi içeriğinde genel olarak “...” ibaresi/adıyla “...” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, Künye sayfasında; ... BAŞKANI : ... yazdığı, web sitesi iletişim bilgilerinde; ...- ... yazdığı, ... adresinde davalı tarafından beyan edilmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanım olup olmadığını tespit edebilmek adına web archive kaydı kontrol edildiğinde, 06 Ocak 2007 ile 22 Ağustos 2023 tarihleri/aralığında toplamda 312 kez kaydedildiği, 2007 yılına ait 2 adet kayıt açıldığında 2009 tarihli web archive kaydının açıldığı, 2009 tarihinden bu yana web archive kayıtlarına ulaşılabildiği, web archive kayıtlarına göre 22 Haziran 2009 tarihinden bu yana Deniz Haber ibaresiyle ... ile ilgili haberlerin/bilgilerin olduğu, örnek olarak 2009, 2011, 2014, 2015, 2020 ve 2023 yıllarından birer örnek ekran görüntüsü alınmış olup ekran görüntülerinin sunulduğunu, Dosyada davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde mevcut durumda alan adının 23.06.2005 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... yazdığı, ... alan adı içerisinde mevcut durumda açılan sayfada ... İNTERNET SİTESİNE MAHKEME KARARIYLA ERİŞİME ENGEL GELMİŞTİR. ...AJANSI ... SİTESİ ÜZERİNDEN YAYINLARINA DEVAM ETMEKTEDİR. yazdığı, ...— web archive kaydı kontrol edildiği toplamda 963 kez kaydediliği, web archive kayıtlarına göre 06 Mart 2019 tarihi itibari ile alan adının ... alan adına yönlendirme yapıldığı, 02 Mayıs 2021 tarihine kadar yönlendirmenin devam ettiği, web archive kayıtlarına göre 06 Mart 2019 tarihinden önceki web archive kayıtlarında Deniz Haber ibaresiyle Denizcilik ile ilgili haberlerin/bilgilerin olduğu, örnek olarak 2005, 2008, 2011, 2014, 2017, 2019, 2020, 2021 ve 2023 yıllarından birer örnek ekran görüntüsü alınmış olup ekran görüntülerinin sunulduğunu, Davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde mevcut durumda alan adının 14.04.2006 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ...olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceğini, ... alan adı içerisinde mevcut durumda web sitesi olup olmadığı kontrol edildiğinde Bu siteye ulaşılamıyor yazdığı, ... web archive kaydı kontrol edildiğinde, 02 Aralık 2008 ile 24 Kasım 2010 tarihleri/aralığında toplamda 2 kez kaydedildiği, web archive kayıtlarında... ibaresiyle ... ile ilgili haberlerin/bilgilerin olduğu, 2008 ve 2010 yıllarına ilişkin alınan ekran görüntülerinin sunulduğunu, uyuşmazlık konusu ... alan adı ile davacının hak sahibi olduğu ... internet adlarının arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, her iki internet alan adının da aynı faaliyet alanında kullanıldığını, karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, davalının davacının internet alan adı üzerinde hak sahibi olduğu tarihten yıllar sonra davalının tescil ettirmiş olduğu markalar üzerindeki hakkının kendisinden daha evvel tescil edilmiş internet alan adı üzerinde bir hak bahşetmediğini, yukarıda belirtmiş olduğumuz gerekçelerle davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini ifade ederek, ... internet alan adının kullanılmasının iltbas yaratarak haksız rekabete yol açtığı kanaatine varıldığını bildirmilerdir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalık; Davacı yanın davalı eylemlerinin haksız rekabete neden olduğu iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 maddi, 5.000 manevi tazminatın davalıdan tahsili, hükmün ilanı kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; dosya kapsamına alınan bilişim uzmanları marifetiyle yapılan tetkik ve incelemede; Dosyada davacıya ait olan ... alan adı kontrol edildiğinde mevcut durumda alan adının 16.06.2002 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, ... alan adı içerisinde mevcut durumda web sitesi olduğu, web sitesi içeriğinde genel olarak “..." ibaresi/adıyla “...” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, ... adresinde davacı tarafından beyan edilmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanım olup olmadığını tespit edebilmek adına web archive kaydı kontrol edildiğinde, 30 Haziran 2002 ile 11 Eylül 2023 tarihleri/aralığında toplamda 1063 kez kaydedildiği, 30 Haziran 2002 tarihinden bu yana web archive kayıtlarının olduğu, 25 Eylül 2004 tarihinden bu yana ... ibaresiyle ... ile ilgili haberlerin/bilgilerin olduğu, örnek olarak 2002, 2003, 2004, 2005, 2008, 2010, 2014, 2018, 2021 ve 2023 yıllarından birer örnek ekran görüntüsü bilirkişilerce raporlara dercedilmiş olup dosyada davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde mevcut durumda alan adının 04.11.2006 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, ... alan adı içerisinde mevcut durumda web sitesi olduğu, web sitesi içeriğinde genel olarak “...” ibaresi/adıyla “...” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, Künye sayfasında; ...AJANSI YÖNETİM KURULU BAŞKANI : ... yazdığı, web sitesi iletişim bilgilerinde; ... - ... yazdığı, ... adresinde davalı tarafından beyan edilmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanım olup olmadığını tespit edebilmek adına web archive kaydı kontrol edildiğinde, 06 Ocak 2007 ile 22 Ağustos 2023 tarihleri/aralığında toplamda 312 kez kaydedildiği, 2007 yılına ait 2 adet kayıt açıldığında 2009 tarihli web archive kaydının açıldığı, 2009 tarihinden bu yana web archive kayıtlarına ulaşılabildiği, web archive kayıtlarına göre 22 Haziran 2009 tarihinden bu yana ...ibaresiyle ... ile ilgili haberlerin/bilgilerin olduğu, örnek olarak 2009, 2011, 2014, 2015, 2020 ve 2023 yıllarından birer örnek ekran görüntüsünün bilirkişiler tarafından bilirkişi raporuna dercedildiği, dosyada davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde mevcut durumda alan adının 23.06.2005 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... yazdığı, ... alan adı içerisinde mevcut durumda açılan sayfada ... internet sitesine mahkeme kararıyla erişime engel gelmiştir. ...ajansı ... sitesi üzerinden yayınlarına devam etmektedir. yazdığı, ... — web archive kaydı kontrol edildiği toplamda 963 kez kaydediliği, web archive kayıtlarına göre 06 Mart 2019 tarihi itibari ile alan adının ...alan adına yönlendirme yapıldığı, 02 Mayıs 2021 tarihine kadar yönlendirmenin devam ettiği, web archive kayıtlarına göre 06 Mart 2019 tarihinden önceki web archive kayıtlarında ...ibaresiyle ... ile ilgili haberlerin/bilgilerin olduğu, örnek olarak 2005, 2008, 2011, 2014, 2017, 2019, 2020, 2021 ve 2023 yıllarından birer örnek ekran görüntüsünün bilirkişiler tarafından bilirkişi raporuna dercedildiği, davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde mevcut durumda alan adının 14.04.2006 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, ... alan adı içerisinde mevcut durumda web sitesi olup olmadığı kontrol edildiğinde, bu siteye ulaşılamıyor yazdığı, ... web archive kaydı kontrol edildiğinde, 02 Aralık 2008 ile 24 Kasım 2010 tarihleri/aralığında toplamda 2 kez kaydedildiği tespit edilmiştir.
TTK m. 54’e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir.
Taraflar arasında görülmüş olup Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen yargı kararları ile sabit olduğu üzere, ... internet alan adı üzerinde gerçek hak sahibinin davacıya ait olduğu, , ihtilafa konu ... ve ... internet alan adlarının davacının üzerinde gerçek hak sahibi olduğu “...” alan adı ile ayniyet seviyesinde olduğu; aynı faaliyet alanında kullanılması sonucunda iltibas doğacağı, ilgili tüketicinin internet siteleri bakımından karışıklık yaşayacağı, alan adı ve/veya internet sitesi sahiplerinin aynı kişiler veya birbirleri ile ekonomik veya idari olarak bağlantılı işletmeler olduğunu düşünebileceği, dolayısı ile bu şekildeki alan adı kullanımlarının haksız rekabet teşkil edeceği, her ne kadar davalının davaya konu “...” ibaresini içeren ve davaya konu internet sitelerinde faaliyette bulunulan .... sınıftaki “haber ajansı hizmetleri' nde tescilli markaları var ise de, marka hakkının otomatik olarak marka ile aynı olan işaretten teşkil alan adı üzerinde hak bahşetmediği; kaldı ki, davalı markaları ile davaya konu alan adlarının aynı olmadığı; "...” alan adı üzerinde gerçek hak sahibinin davacı olduğunun kesinleşen yargı kararlar ile sabit olduğu, bu bakımdan davalının bu ibare ile iltbas yaratacak bir alan adı kullanmasının haksız rekabet teşkil edeceği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına alınan 16.10.2023 tarihli bilirkişi raporunun ... Ve devamı sayfaları incelendiğinde ilgili raporda usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere; "... alan adı 16.06.2002 yılında ... tarafından alınmıştır. Söz konusu alan adı ...tarafından alındığında davalı şirket ve davacı şirket henüz kurulmamıştır. Davalı şirketin ... alan adının alınmasında iki yıl sonra 21.04.2004 yılında kurulduğu sabittir. Davalıya ait 2004 yılında kurulan şirketin başlangıçta “... Şirketi” unvanı altında,... ve ...ortaklığında kurulduğu dosyadaki verilerle sabittir. Dolayısıyla ... alan adının sahibi iken davalı şirket “...Şirketi” unvanı altında kurulmuştur. Henüz ...şirket ortağı değildir ve ... alan adı üzerinde gerçek ve üstün hak sahibidir. Davalı şirket ... alan adının...tarafından alındıktan yaklaşık üç yıl sonra ve kendi kuruluşundan yaklaşık bir yıl sonra ana sözleşmesinde tadilat yaparak şirket unvanını ...'' olarak değiştirilmiştir. Henüz ... şirket ortağı değildir ve ... alan adı üzerinde gerçek ve üstün hak sahibidir. Dosyadaki verilerden anlaşıldığı ... alan adı üzerinde hak sahibi olan ...Aralık 2005 itibariyle davalı şirketin ortağı olmuştur.
06.01.2006 tarihinde ... davalı şirketteki hissesinin tamamını...devretmiş ve bu 12.02.2007 tarihinde tescil ve ilan edilmiştir. ...davalı şirketin ortağı olduğu süre boyunca ... alan adlı üzerinde hak sahibi olmaya devam etmiş, davalı şirketin ortağı olduğu süre boyunca davalı şirket tarafından kullanılmasına izin vermiş, bu vesileyle internet sitesi bir süre davalı şirket tarafından kullanılmış, ancak ...davalı şirketin ortağı olduğu süre boyunca ve sonrasında ... alan adını davalı şirket adına tescil ettirmemiş, yasal bir devir ve temlik gerçekleşmemiştir." Bu devrin gerçekleştirildiğine ve davalı şirketi ... alan adı üzerinde yasal hak sahibi olduğuna dair dair dosyaya bir delil sunulmamıştır. Belirli adlar altında belirli bir miktar para havalesinin yapılmış olması bir internet alan adının mevzuata göre geçerli bir şekilde devri için yeterli değildir.
Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticarî faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirmiştir. Ticari işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorundadır. Bu yükümlülük, sübjektif değil, objektif bir özen ölçüsünün gerçekleştirilmesi demektir.
Davalı şirketin ticari işletmesiyle ilgili tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü vardır. Yukarıda tespiti yapılan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere Davalı şirket tarafından 2002 yılından beri ...’in ... internet alan adının gerçek ve üstün hak sahibi olduğu bilinmektedir. Davalı şirket 2004 yılında kurulduğunda bile ilk unvanı “...Şirketi” şeklindedir. Bu tarihlerde ... alan adı üzerinde gerçek ve üstün hak sahibidir. Davalı şirket unvanını “...'' olarak değiştirdiği tarihlerde de henüz ...şirket ortağı değildir ve ... alan adı üzerinde gerçek ve üstün hak sahibidir. ...Aralık 2005 itibariyle davalı şirketin ortağı olmuş ve 2006 yılında şirketin ortaklığından ayrılmıştır. ...şirket ortağı olduğu dönemde kendisinin üzerinde gerçek ve üstün hak sahibin olduğu ... alan adı davalı şirket tarafından ...’in izniyle kullanılmıştır. Bu süreçte ... alan adı davalı şirket adına tescil ettirmemiş, yasal bir devir ve temlik gerçekleşmemiştir. Davalı şirket basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı hareket etmiştir. Davalı şirket unvanını “...Şirketi'” olarak tescil ettirdiği tarihlerde, ...alan adı yaklaşık üç yıldır ...adına tescilli durumdadır. Davalı şirketin yukarıda belirtildiği üzere “...” ibaresi içeren tescil edilmiş markaları olsa dahi marka hakkı, kendisinden daha evvel tescil edilmiş internet alan adı üzerinde bir hak bahşetmez.
Davalının üzerinde faaliyet göstermekte olduğu ... alan adlı internet sitesi aynı alanda faaliyet göstermekte olan davacının hak sahibin olduğu ... alan adlı internet sitesi ile ayniyet derecesinde benzerlik göstermektedir. Avrupa Birliği Adalet Divanı internet alan adının ayırt edici unsurunun ikinci seviye alan adı olduğu yönünde karar vermekte, doktrinde de ağırlıklı olarak böyle kabul edilmektedir. İkinci derece alan adı kısımları her iki alan adında da “...” olacak şekilde tamamen aynıdır. Türk Ticaret Kanunu m. 55/f. 1/a/ 4 uyarınca “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” başlıca haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir. Karıştırılmaya yol açan önlemler kişinin, bir başkasının haklı olarak kullandığı mal veya iş ürünü ya da tanıtma vasıtasının bir benzerini veya aynısını kendi iş ve faaliyetlerinde ticari amaçlı kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması olarak kabul edilmektedir.
Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri, işleri ve tanıtma vasıtaları ile aynı veya benzerlik taşıyan mal, iş ürünü, faaliyet, iş ve tanıtma vasıtası kullanmak ile karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiği kabul dilmektedir.
Uyuşmazlık konusu ... alan adı ile davacının hak sahibi olduğu ... internet adlarının arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğu, , her iki internet alan adının da aynı faaliyet alanında kullanıldığı, karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, davalının davacının internet alan adı üzerinde hak sahibi olduğu tarihten yıllar sonra davalının tescil ettirmiş olduğu markalar üzerindeki hakkının kendisinden daha evvel tescil edilmiş internet alan adı üzerinde bir hak bahşetmediği ... internet alan adının kullanılmasının iltibas yaratarak haksız rekabete yol açacağı mahkememizce değerlendirilmiştir. Davaya konu ... internet alan adı 2009 yılından beri kullanılmakta olup, işbu davanın 2022 yılında açılmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda 13 sene sonra haksız rekabet iddiasında bulunulmuş olduğu görülmektedir.
Davalı yan da bu hususa işaret ederek iş bu davanın kötüniyet ile açıldığını beyan etmiş olup; Sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşması için öncelik hakkı sahibinin sonraki kullanımdan haberdar olması ve sonraki kullanıma bir süre katlanmış olması gerekmektedir. Bununla birlikte, sonraki kullanımı gerçekleştiren kişinin iyi niyetli olması gerekmektedir. Keza kötü niyetin korunması söz konusu olamaz.
Taraflar arasında senelerdir süre gelen ihtilaflar ve tarafların aynı faaliyet alanında bulunmaları karşısında davacının davalının 2009 yılından bu yana gerçekleştirdiği kullanımından bu tarih itibariyle haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu düşünülmektedir. Ancak yine taraflar arasında yaşanan ihtilaflarda, davacının davalının işbu davaya konu alan adı ile ayniyet arz eden ... alan adını kullanmasının önlenmesi için hukuki yollara başvurmuş olması ve ayrıca ... alan adının kullanılmasının ihlal teşkil ettiği yargı kararları ile sabit iken bu alan adı ile ayniyet derecesindeki davaya konu ... ve ... alan adlarının kullanılmaya devam edilmesinin kötü niyet teşkil etmesi karşısında sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde TTK m.56/1-d, e.2 cümlesi uyarınca fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL maddi, 5000 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Mahkememizce her ne kadar ön inceleme duruşmasında davacıdan tazminat seçim yöntemini bildirmesi hususunda 2 haftalık kesin süre verilmiş davacı da 10.12.2022 tarihli dilekçesi ile “tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre” hesaplanmasını talep etmiş ise de yukarıda tespit edildiği üzere, davacının tescilli bir marka hakkına dayalı bir iddiası olmadığından SMK hükümlerine göre tazminat talep etmesi mümkün değildir. Nitekim dava dilekçesinde tazminat olarak haksız rekabete dair TTK’nın 56. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca zarar ve zıyanın tazmini ve (e) uyarınca haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığını talep etmiş olduğundan maddi ve manevi tazminata esas talep 6102 sayılı TTK’nın 56/1-d, e maddeleri ışığında değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına alınan 11/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; Davalının 2020 yılında elde ettiği Net satışların 225.521,20 TL olduğu davacının 2020 yılında karlılık oranının 0.63450 olduğu, 225.521,20*0,63450=143.093,20 TL davacının yoksun kaldığı kar Davalının 2021 yılında elde ettiği Net satışların 253.404,98 TL olduğu davacının 2021 yılında karlılık oranının 0.40344 olduğu, 253.404,98 TL*0,40344=102.233,70 TL davacının yoksun kaldığı kar, Davacının toplamda 143.093,20+102,233,70= 245.326,90 TL kardan mahrum kaldığı hesap edilmiştir.
Usul ve yasaya uygun hesaplama ihtiva eden bilirkişi raporunda salt 2020 ve 2021 yılı nazara alınarak önceki yılların zarar hesabına dahil edilmemesi davacı aleyhinde ise de; davacı yanın bahsi geçen bilirkişi raporuna itiraz etmediği, bu yönü ile davalı lehine kazınılmış hakkın oluştuğu ve yine yapılan zarar hesabına davalı yanın süresinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde tespiti yapılan tazminat miktarı yönünden itirazının bulunmadığı,
11/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacının toplamda 143.093,20+102,233,70= 245.326,90 TL kardan mahrum kaldığı hesap edilmiş olup, tespit edilen tazminatın aynı zamanda TTK 56. 1(d) ve (e) maddesinde düzenlenen davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığını oluşturduğu, davacının bu miktar üzerinden de davasını ıslah etiği anlaşılmakla maddi tazminat istemi yönünden 245.326,90 TL üzerinden kabul kararı verilmiştir.
Yukarıda da tespit edildiği üzere; Davalı ...’nin gerçekleştirmiş olduğu haksız rekabet sebebiyle davacının manevi zararının bulunduğu, davacı yanın TTK 56/1-e maddesi kapsamında manevi tazminat isteme hakkı olduğu, davacının manevi tazminat yönünden talebi 5.000 TL olup, talebe konu miktar somut olay, eylemin gerçekleşme şekli, uzun yıllardır devam etmesi hasebiyle makul bulunmuş, 5.000 TL üzerinden kabul kararı verilmiştir.
Davacı vekili, maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden avans faizi talep etmiş, faiz başlangıç tarihi olarak da haksız fiilin gerçekleşme tarihi olarak göstermiş olup, yapılan incelemede; Davaya konu ... internet alan adı 2009 yılından beri kullanılmakta olup, tespiti yapılan ilk paylaşımın 11/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun 28. Sayfasında ARŞİV-1 olarak gösterildiği, tarihin 22.01.2009 tarihi olduğu, bu tarihten bu yana faaliyetin devam ettiği anlaşıldığından faiz başlangıç tarihi 22.01.2009 tarihi olarak baz alınmış ve yine tarafların tacir olması yapılan işin de ticari mahiyeti olması sebebiyle avans faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davalı vekili her ne kadar zorunlu arabuluculuk dava şartı itirazında bulunmuş ise de; davacının tazminat istemlerinin yanında aynı zamanda tespit istemine havi davasının da mevcudiyeti sebebiyle zorunlu arabuluculuk dava şartının iş bu dava yönünden uygulanamayacağından davalı yanın bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde marka uzmanı olarak görev yapan bilirkişinin bu alanda akademisyenlik yapmadığına ilişkin itirazda bulunmuş ise de; dosya kapsamında görev yapan marka uzmanlarının aynı zamanda akademisyen ve hukukçu olduğu, marka hukuku alanında akademisyen olmamalarının bilirkişi raporunu geçersiz kılmayacağı zira bu alanda akademisyen olmayan marka uzmanlarının da bilirkişi raporu düzenleyebileceği ve yine dosya kapsamına alınan her iki raporda da aynı yönde tespitler yapılmış olup, her iki raporda da usul ve yasaya uygun olarak haksız rekabetin tespit edildiği anlaşılmakla davalı yanın bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi netice-i talep kısmında taleplerini 5 madde altında sıralamış olup, 1,3 ve 4. Maddelerin haksız rekabetin tespiti, men’ine ve olumsuz maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile ilan taleplerine ilişkin olduğu, 5. Maddenin ise yargılama giderlerine ilişkin nihai talepler olduğu, 2. Maddenin ise cümlenin başlangıç kısmından da anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbire ilişkin ara karar kurulmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce davacı yanın 2. Maddedeki talebi yönünden değerlendirme yapılmış, tedbir isteminin reddine karar verilmiş, verilen ara karar davacı yanca istinaf edilmemiş, sonrasında da yeni bir ihtiyati tedbir talebi olmaması hasebiyle mahkememizce ihtiyati tedbir istemi yönünden yeniden değerlendirme yapılmamıştır.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, açılan davanın kabulü ile; Davalı şirketin gerçekleştirmiş olduğu haksız rekabetin 6102 sayılı TTK’nın 56/1-a.b.c maddeleri gereğince tespitine, men’ine ve olumsuz maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına; 6102 sayılı TTK’nın 56/1-d, e.2.cümlesi maddeleri gereğince, Davalı ...’nin yarattığı haksız rekabet dolayısıyla;245.326,90 TL maddi tazminatın 5.000 TL'sine 22.01.2009 tarihten itibaren bakiye kalan kısmına ise ıslah tarihi olan( ıslah harcının yatırıldığı tarih esas alınarak) 24/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5.000 TL manevi tazminatın 22.01.2009 tarihten itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6102 sayılı TTK’nın 59. maddesi gereğince, hükmün kesinleşmesinden sonra, hükmün masrafı davalı tarafından alınarak Türkiye’de yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defa ilan edilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
1.Açılan davanın Kabulü ile; -Davalı ...’nin gerçekleştirmiş olduğu haksız rekabetin 6102 sayılı TTK’nın 56/1-a.b.c maddeleri gereğince tespitine, men’ine ve olumsuz maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına; -6102 sayılı TTK’nın 56/1-d, e.2.cümlesi maddeleri gereğince, Davalı ...’nin yarattığı haksız rekabet dolayısıyla; -245.326,90 TL maddi tazminatın 5.000 TL'sine 22.01.2009 tarihten itibaren bakiye kalan kısmına ise ıslah tarihi olan( ıslah harcının yatırıldığı tarih esas alınarak) 24/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -5.000 TL manevi tazminatın 22.01.2009 tarihten itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -6102 sayılı TTK’nın 59. maddesi gereğince, hükmün kesinleşmesinden sonra, hükmün masrafı davalı tarafından alınarak Türkiye’de yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defa İLAN EDİLMESİNE -Fazla istemin REDDİNE,
2.Davanın kabulü üzerinden alınması gereken 17.099,83 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39 TL peşin harç ile 4.104,18 TL ıslah harcının toplamı 4.189,57 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 12.910,26 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, ıslah harcı, posta, müzekkere ve tebligat masraflarından oluşan 10.808,37 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4.Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.haksız rekabetin 6102 sayılı TTK’nın 56/1-a.b.c maddeleri gereğince tespitine, men’ine ve olumsuz maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması istemli dava yönünden; 25.500 TL, maddi tazminat istemli dava yönünden 38.799,04 TL, manevi tazminat istemli dava yönünden 5.000 TL olmak üzere toplam 69.299,04 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)