11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/8436 E. , 2011/1597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/113 -2009/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (LPG) dolum ve tevzii faaliyetleri ile tescilli AYGAZ markası adı altında iştigal ettiğini, Aygaz markalı tüplerin sadece Aygaz dolum tesislerinde doldurulup yine kendi yörelerinde marka sahibi müvekkili şirketin yetkili bayileri tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine davranışların markaya tecavüz oluşturacağını, davacı şirketin başvurusu ve Aksaray C. Başsavcılığının talebi üzerine Aksaray 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/231 D. İşl. Esas sayılı arama kararına istinaden gerçekleştirilen delil tespitinde davalıya ait işyerinde davacıya ait boş Aygaz tüplerinin bulunarak yediemine teslim edildiğini, davalının Milangaz-Likitgaz LPG dağıtım firmalarının yetkili bayii olup müvekkiline ait tüpleri yasaya aykırı elinde bulundurduğunu ileri sürerek haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, davalının işyerinde depolarında, dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari amaçla bulundurduğu yerlerdeki dolu veya boş Aygaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki marka hakkında tecavüz ve haksız rekabetin men’ine,
TTK 61.maddesine istinaden hükmün kesinleşmesinden sonra masrafı davalılardan alınmak koşulu ile mahkeme kararının başlangıç ve hüküm fıkrasının tamamının tirajı en yüksek üç gazeteden birinin tüm Türkiye’de yayınlanan nüshalarından iki defa yayınlanmasına,maddi tazminata ilişkin hakların saklı tutulmasına, 10.000 TL manevi tazminatın 29/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Aksaray 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/231 D.İş sayılı arama kararı uyarınca tespiti yapılan dava konusu tüplerin davalıya ait olmadığını, davalının işyerinde davacıya ait dolu veya boş tüplere rastlanılmadığını, davacıya ait boş tüplerin harici kaldırım üzerinde tespit edildiğini ve müvekkili ile ilgisinin olmadığını, davalının dava dışı şirketin sözleşmeli bayii olduğunu ve işyerinde sadece firmaya ait tüpleri bulundurduğunu, davacı tarafın marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet iddiası ve buna dayalı istemlerin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, delil tespit dosyasına, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna, ilgili ceza dosyasına ve mübrez delillere göre, davalının işyerinde bayilik ilişkisi içinde olmadığı davacıya ait boş tüpleri bulundurmasının TTK 57 maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davacı yararına manevi tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davaya konu tüplerin toplatılmasına ve imhası ile kararın kesinleşmesinden sonra gerekçe özeti ve hüküm fıkrasının ülke çapında yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına ve takdir edilen 1000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Davacı taraf birden fazla davaya konu olabilecek istemlerini tek dava içerisinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada talep etmesi mümkündür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre manevi tazminat istemi için farklı ilkeler getirilmiştir. Öte yandan, mahkemece davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. Bu durum karşısında, mahkemece davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca manevi tazminat ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi için ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde manevi tazminatın eylemin tespit edildiği 29.03.2007 tarihinden itibaren ticari (avans) faizi ile tahsili talep edildiği dikkate alınarak bir tür haksız eylem olan haksız rekabetin varit görülmesi karşısında anılan tarihten itibaren avans oranında temerrüt faizi yerine dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle dahi bozulması gerekmişse de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın aşağıdaki gibi düzeltilerek onanması gerekmiştir.