10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/15846 E. , 2024/82 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 tarihli ve 2008/114 Esas, 2009/47 Karar sayılı kararı ile sanığın 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin son fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar temyiz edilmeden 20.05.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
B. Sanık hakkında verilen denetim süresinin dolduğu anlaşılmakla, sanığın durumunun değerlendirilmesi için dava dosyası yeniden ele alındığı, sanığın denetim süresi içerisinde 21.12.2012 tarihinde işlediği 5607 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçunu işlediği iddiasıyla Biga Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2014 tarihli ve 2013/208 Esas, 2014/31 Karar sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, kararın 06.03.2014 tarihinde kesinleştiği, böylelikle sanığın denetim süresi içinde tekrar kasıtlı suç işlediği anlaşılmakla, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2016/66 Esas, 2016/80 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin On birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanığın 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. ... Asliye Ceza Mahkemesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.06.2022 tarihli ve 2021/7100 Esas, 2022/7996 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken, açıklanan hükümde; Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34. ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarih ve 2013/380 Esas, 2014/502 Karar sayılı ve 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararları gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun ögeleri, kanıtlandığı kabul edilen olgular denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak hüküm kurulması yerine, gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulması" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli ve 2022/68 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararı ile sanığın 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin son fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;
hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1.Yargılamanın eksik yürütüldüğüne,
2.Olay tarihinde köyde olmadığına, bu hususta HTS araştırması yapılması gerektiğine, kolluk aleyhe delil ürettiğine, lehte delil araştırması yapılmadığı gibi savunmalarının araştırılmadığına, kendi kullanımında böyle bir kenevir ekimi asla olmadığına,
3.Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Lice İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından hazırlanan 12.08.2008 tarihli arama tutanağı ve üzerinde hint keneviri yakalanmış olan bahçenin sanık ...'a ait olduğunu belirten 28.06.2008 tarihli tutanak, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının hazırlamış olduğu ekspertiz raporu ve sanığın ikrarından her ne kadar sanık Cumhuriyet savcılığı beyanında üzerinde kenevir yakalanan arazinin kendi arazisi olup olmadığının, arazinin Türkçe ismini bilmediğinden tespit edemediğini belirtmiş ise de ilçede Türkçe yer isimlerinin çok uzun yıllar önce konulduğu ve herkes tarafından yaygın bir şekilde bilindiği, ayrıca soruşturma aşamasında kendisinin hint keneviri ekmediğini beyan etmesine rağmen, mahkeme huzurundaki savunmalarında ektiğini ancak miktarının bu kadar çok olmadığını beyan ederek ifadeler arasında çelişki meydana getirmiş olması dolayısıyla suç ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu değerlendirilerek sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanığın bahçesinde yakalanan dişi hint kenevir miktarının fazla olması dikkate alınarak kanunda öngörülen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkisine gelindiğinde 1,5-2 dönüm tarla içerisinde dikili olarak ele geçirilen toplam 10285 kök kenevirden, olgunlaştığında elde edilecek esrarın, kişisel kullanımı için gerekli miktardan çok fazla olacağı, Dairemizin genel uygulamalarına göre, ticari amaçla ekildiklerine ilişkin başka delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamında ekildiğinin kabul edilebileceği dikkate alınarak, sanığın eyleminin esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde yapılan değişiklikten sonra suç tarihine göre lehe aleyhe yasa tartışması yapılarak uygulanacak yasanın belirlenmesi hususlarının, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli ve 2022/68 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.