4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6546
- Karar No
- 2023/9397
- Karar Tarihi
- 18.09.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2023/6546 E. , 2023/9397 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Davalı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılması, başvurunun usulden reddi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası(...) ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 20.000,00 TL tazminatın 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 72.867,00 TL'ye yükseltmiştir II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuru tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulüne, 72.867,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 13.04.2019 tarihli ve 2019/İHK-4183 Karar ...
kararıyla; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 27.09.2021 tarihli, 2021/5237 Esas ve 2021/5460 Karar ... ilamı ile "...Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.01.2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 8,1 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellerin kullanılması gerekirken, 03.08.2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetveller kullanılmış olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş bir rapor olmadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Davalı taraf, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; Hakem Heyeti tarafından, davalının hatır taşımasına ilişkin somut delil sunmadığı, taşımanın hangi amaçla yapıldığının ifade tutanaklarından da anlaşılamadığı gerekçesiyle, davalı yanın hatır savunmasına itibar edilmemiştir. 2918 ... KTK'nun 87/1. maddesinde "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 6098 ...
TBK'nın 51. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Somut olayda; davacının, ... ...'ın idaresindeki sigortalı araçta yolcu olduğu; aracın, davacı ya da sürücüye ait olmayıp dava dışı ... Ürem adlı kişiye ait olduğu; davacı ile ailesinin ... ... idaresindeki araçla Yozgat'tan Sorgun'a giderlerken kazanın meydana geldiği görülmektedir. Davacı, kendisine ve sürücüye ait olmayan özel otomobilde yolculuk ettiğinden, aracın vasfı da dikkate alındığında taşımanın ticari amaçla yapılmaması ve araç maliki tarafından aracın ... ...'e hatır için verilmiş olması muhtemeldir. Bu yönde davalı lehine karine bulunduğundan, aksini ispatla mükellef olan davacı taraftır. Açıklanan nedenlerle; davacı ve araç sürücüsü ... ile araçtaki diğer yolcuların nüfus kayıt örnekleri temin edilip davacının araç işleteni/ sürücüsü ile olan akrabalık derecesinin saptanması; akrabalık derecesi de gözetilerek taşımanın ailevi ya da ahlaki sorumluluğun ifası dışında bir nedenle yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi; araç maliki tarafından aracın ... ...'e veriliş şekline göre (ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek) olayda hatır taşıması bulunmadığına ilişkin davacı delillerinin toplanması, aracın hatır için sürücüye verildiğinin ya da ... tarafından davacının hatır için taşındığının anlaşılması halinde, 6098 ...
TBK'nın 51. maddesi gereği tazminattan, hakkaniyete uygun bir indirim (Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre indirim oranı % 20) yapılması gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Davacı taraf, dava ve ıslah dilekçesinde 17.08.2018 tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi isteminde bulunmuş; Hakem Heyeti tarafından, davacının talebi de aşılarak 09.08.2018 tarihinden temerrüt faizine karar verilmiştir. 6100 ...
HMK'nın 26/1. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde temerrüt faizine karar verilmesi de doğru olmamıştır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda maluliyet raporu alınarak dosyaya sunulması için davacı vekiline 30 günlük kesin süre verildiği, ara kararın gereğinin verilen kesin süre içerisinde yerine getirilmediği, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılmadan önce davalıya başvuru yapılmış ise de başvuru sırasında davalıya sunulan raporun usulüne uygun olmadığından başvuru şartının yerine getirildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; temyize konu kararda müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sehven davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, bu nedenle kararın düzeltilerek onanması gerektiğini ileri sürerek ... kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ... ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 ve 17 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
Dosyanın incelenmesinde; Dairenin yukarıda anılan bozma ilamı sonrasında İtiraz Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verildiği, ret kararı doğrultusunda da davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedildiği, ancak vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının sonuç kısmında sehven hükmedilen vekalet ücretinin "sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine" şeklinde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Dava usulden reddedildiğine göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Değerlendirme bölümününde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının sonuç kısmının (3) numaralı bendinde yer alan "...sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine" ibarelerinin çıkarılarak yerine "başvuru sahibinden alınarak sigorta şirketine verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.