Esas No
E. 2009/10765
Karar No
K. 2011/3528
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/10765 E.  ,  2011/3528 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2009 tarih ve 2004/299-2009/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkillerinin murisinin davalı nezdinde sağlık sigorta sözleşmesi yaptırdığını, akciğer kanserine ilişkin tedavi giderlerinin davalı tarafından daha önce murisin mesane kanseri olduğunun kasten bildirilmediği gerekçesiyle davalı tarafından ödenmediğini ve poliçenin feshedildiğini, oysa her iki rahatsızlığın farklı olduğunu, bu nedenle feshin haksız olduğunu ileri sürerek, poliçenin geçerli olduğunun tesbiti ile 9.706,00 TL tedavi gideri ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının kasten mesane kanseri rahatsızlığını bildirmediğini, bu nedenle cayma hakkının kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mesane kanseri rahatsızlığı ile akciğer kanseri rahatsızlığının farklı olduğu, her ikisi arasında illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle davalının poliçeyi feshetmesinde haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, sağlık sigorta sözleşmesinin geçerli olduğunun tesbiti ile 2.364,70 TL maddi ve 2.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Asıl dava, yargılama sırasında vefat eden davacı Mehmet’in davalı nezdinde yaptırmış olduğu sağlık sigorta sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tesbiti ile manevi tazminat istemi, birleşen davada ise, yapılan tedavi giderlerinin tazmini istemine ilişkindir.

Somut olayda, mahkemece, doğru olarak davalı sigorta şirketinin poliçeyi haksız feshettiği kabul edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi davacının sözleşme kurulurken tedavi gördüğü mesane kanseri rahatsızlığını kasten bildirmediği gerekçesiyle yasadan kaynaklanan cayma hakkını kullanmış olup, dava konusu olayda manevi tazminatın şartları gerçekleşmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminatın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3.Ayrıca, birleşen davada, davacının yapmış olduğu tedavi giderlerinin tazmini istenildiği ve mahkemece bu istem kısmen kabul edildiği halde asıl ve birleşen davada yapılan yargılama giderlerinin tamamının davalı sigorta şirketinden alınmasına karar verilmiş ise de, HUMK'nun 417. maddesi hükmüne göre, yargılama giderlerinin taraflar arasında nasıl hükmedileceği düzenlenmiş olup, buna göre asıl ve birleşen davada ayrı ayrı değerlendirilme yapılarak, her iki davada yapılan yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmeli ve kısmen kabul kararı verilen birleşen davada da ret ve kabul oranına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir.

4.Davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz istemine gelince, davalı vekilinin 21.07.2009 günlü temyiz dilekçesi davacılar vekiline 17.07.2009 Cuma günü tebliğ edilmiş olup, davacılar vekili tarafından hüküm HUMK.nun 433/2. maddesinde yazılı 10 günlük süre geçirildikten sonra 28.07.2009 Salı günü katılma yolu ile temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin HUMK.nun 432/4 maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 21,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.