11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/15410 E. , 2011/2425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 gün ve 2007/85-2008/76 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.07.2010 gün ve 2009/106-2010/8500 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, “Libas” ibaresinin 1974 yılından beri müvekkili şirket tarafından ticaret alanında “Libas Mağazaları” olarak kullanıldığını, bu ibarenin 16.01.1997 tarihinden itibaren de müvekkili adına 35 nci sınıfta marka olarak tescil ettirildiğini, davalının ise “Libas Bebe” ibaresini 18, 24 ve 25 nci sınıflarda tescil ettirmiş olup, söz konusu markanın kullanım hakkının anılan sınıflardaki bebek iç ve dış giyim ürünlerinin imalatı ile sınırlı bulunduğunu, ancak davalının müvekkili adına tescilli bulunan “Libas” markasını mağazalarında ve e-ticaret yaptığı sanal mağazasında haksız olarak kullandığını ileri sürerek asıl davada, davalının “Libas Bebe” markasını müvekkili şirkete ait “Libas” markası ile iltibas oluşturacak şekilde kullanması eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve men’ine, davalının müvekkiline ait markayı iltibas yaratacak şekilde kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine ve dava dilekçesindeki diğer istemlerin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalının “...-Libas Bebe Giyim” olarak tadil ve tescil ettirdiği ticaret unvanının müvekkili yönünden markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının unvanında yer alan “Libas” ibaresini kullanmasının müvekkili şirketin tescil edilmiş marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile önlenmesini, söz konusu unvandan “Libas” ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markanın ve ticaret unvanının 1983 yılından beri tescilli bulunduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının tescilli markasının ayırt edici unsuru olan “Libas” ibaresini tescili bulunmayan 35 nci sınıfta baskın biçimde, öne çıkarmak suretiyle yaptığı markasal kullanımın davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve buna bağlı istemlerin kabulüne, birleşen davada ise davalının ticaret unvanında kendi adının ayırt edici unsur olarak yer aldığı, bu nedenle karışıklık ve marka hakkına tecavüz oluşmayacağından ticaret unvanının terkini ile haksız rekabet ve markaya tecavüze yönelik istemlerin reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.