Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/2187 E. , 2023/3275 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
UETS adresi vardır.
2.… Bakanlığı
19.02.2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile esas Yönetmeliğin 17'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine “Milli Savunma Bakanlığı” ibaresinden sonra gelmek üzere "Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının birer” ibaresi, (g) bendine “Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün birer” ibaresi, (ı) bendinden sonra gelmek üzere; “i) Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı temsilcisinin,” bendi eklenmesine ilişkin değişikliklerin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu değişiklik öncesinde büyükşehir belediyelerinden katılan temsilcilerin çoğunluğunu oluşturduğu karar mekanizması ile yönetilmekte iken değişiklik sonrasında UKOME'nin, büyükşehir belediyelerinden katılan temsilcilerin azınlığa düştüğü bir yapıya dönüştürüldüğü, mahalli idare statüsünde bulunan büyükşehir belediyelerinin Yasa ile üstlendiği görevleri yerine getirirken yürütülmesi zorunlu hizmetlere ilişkin koordinasyonun, merkezi yönetime hiyerarşik olarak bağlı temsilcilerinin karar alma mekanizmasında çoğunluğunu oluşturdukları UKOME tarafından yerine getirilmesinin ve alınan kararlara büyükşehir belediyelerinin uyma yükümlülüğünün yönetsel anlamda büyük bir karmaşa yaratacağı, seçimle iş başına gelen yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları bağlamında merkezi idarenin Anayasa’dan kaynaklı “idari vesayet” denetimine tabi oldukları ortada olmakla birlikte idari vesayet yetkisinin sınırlarının zorlanarak büyükşehir belediyelerinin ulaşım ve trafik düzeni ile ilgili görevlerinin merkezi yönetimin idari görevlilerinin çoğunlukta olduğu kurullar aracılığıyla koordine edilmesinin yetki çatışmasını beraberinde getireceği, hizmetlerin aksayacağı, işlemin sebep unsurunun açık olmadığı, söz konusu düzenlemenin Anayasa ve ilgili yasal mevzuatta öngörülen yerinden yönetim ilkesine aykırı olduğu, mahalli idareye ait yetkilerin merkezi idareye aktarımı sonucunu doğurduğu, değişikliğin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na da aykırılık teşkil ettiği, büyükşehir belediyelerinin uygulayıcısı olduğu fakat karar alma gücüne sahip olmadığı UKOME kararlarını uygularken siyasi ve idari yönden sorumlu olacağı, söz konusu durumun 6360 sayılı Kanun ile belirlenen yerel yönetimlerin güçlendirilmesi hedef ve gerekçesine aykırı olduğu, işlemde kamu yararı bulunmadığı ileri sürülerek dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVALILARIN SAVUNMALARI : …BAKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 5216 sayılı Kanunun 9. maddesinde Bakanlığa verilen yetkiye dayanılarak yapıldığı, değişiklikte belirtilen kurum ve kuruluşların ulaşım hizmetleri ile doğrudan veya dolaylı ilgisi olan kuruluşlar olduğu, büyükşehir belediye organlarının görev ve yetkilerinde bir değişiklik meydana gelmediği, nihayetinde UKOME kararlarının büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girdiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. … BAKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 5216 sayılı Kanunun 9. maddesinde Bakanlığa verilen yetkiye dayanılarak yapıldığı, ulaşım koordinasyon merkezinin almış olduğu kararların büyükşehir belediye başkanının onayıyla yürürlüğe girdiği, Yönetmelikte yapılan değişiklikle belediyenin görev, yetki ve sorumluluğunda bulunan ulaşım hizmetlerine müdahalenin hedeflenmediği, aksine ulaşım hizmetleri ile ilgili bakanlıkların karar mekanizmasına katkı sunmasının amaçlandığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile aynı Yönetmelik'in 17'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine “Milli Savunma Bakanlığı” ibaresinden sonra gelmek üzere "Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının birer” ibaresi , (g) bendine “Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün birer” ibaresi, (ı) bendinden sonra gelmek üzere; “i) Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı temsilcisinin,” bendi eklenmesine ilişkin değişikliklerin iptali istenilmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 9. maddesinde; Ulaşım Koordinasyon Merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmış olup, anılan Kanun maddesinde verilen yetki doğrultusunda yapılan değişiklikle katılımı öngörülen idare ve kuruluşların ulaşım hizmetleri ile ilgili olarak karar mekanizmasına katkı sunmalarının amaçlandığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 21.06.2023 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı …Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri … ve davalı … Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri …'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 9. maddesinin 5. fıkrasına dayanılarak, 19.02.2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile esas Yönetmeliğin 17'nci maddesinde değişiklik yapılması üzerine açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Mahalli idareler" başlıklı 127. maddesinde; "Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir." hükmü yer almaktadır. 03/10/1992 tarih ve 21364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/04/1993 tarihinde yürürlüğe giren "Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı" nın, "Özerk Yerel Yönetim Kavramı" başlıklı 3. maddesinde; "1-Özerk yerel yönetim kavramı yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanı anlamını taşır.
2.Bu hak, doğrudan, eşit ve genel oya dayanan gizli seçim sistemine göre serbestçe seçilmiş üyelerden oluşan ve kendilerine karşı sorumlu yürütme organlarına sahip olabilen meclisler veya kurul toplantıları tarafından kullanılacaktır. Bu hüküm, mevzuatın olanak verdiği durumlarda, vatandaşlardan oluşan meclislere, referandumlara veya vatandaşların doğrudan katılımına olanak veren öteki yöntemlere başvurulabilmesini hiçbir şekilde etkilemeyecektir.", " Özerk Yerel Yönetimin Kapsamı" başlıklı 4. maddesinde; "1-Yerel yönetimlerin temel yetki ve sorumlulukları anayasa ya da kanun ile belirlenecektir. Bununla beraber, bu hüküm yerel yönetimlere kanuna uygun olarak belirli amaçlar için yetki ve sorumluluklar verilmesine engel teşkil etmeyecektir.
2.Yerel Yönetimler, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, yetki alanlarının dışında bırakılmış olmayan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmemiş olduğu tüm konularda faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip olacaklardır.
3.Kamu sorumlulukları genellikle ve tercihan vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılacaktır. Sorumluluğun bir başka makama verilmesinde, görevin kapsam ve niteliği ile yetkinlik ve ekonomi gerekleri gözönünde bulundurulmalıdır.
4.Yerel makamlara verilen yetkiler normal olarak tam ve münhasırdır. Kanunda öngörülen durumların dışında, bu yetkiler öteki merkezi veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamaz veya sınırlandırılamaz." hükümleri, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinde; "f) Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek...", "Ulaşım hizmetleri" başlıklı 9. maddesinde; "(Değişik birinci fıkra: 12/11/2012- 6360/8 md.) Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır. Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." hükümleri yer almaktadır. 15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin, "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; büyükşehir belediyesi bünyesinde kurulan Alt Yapı Koordinasyon Merkezi ile Ulaşım Koordinasyon Merkezinin çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik; büyükşehir belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi ile Ulaşım Koordinasyon Merkezinin kuruluş, görev ve yetkileri ile bu merkezlerin çalışma usul ve esaslarını, alt yapı yatırım hesabının oluşumunu ve gelirini kapsar.", "Bağlılık" başlıklı 5. maddesinde; "Büyükşehir belediyesi alt yapı koordinasyon merkezi ile ulaşım koordinasyon merkezi büyükşehir belediye başkanına bağlıdır. Başkan bu görevi bizzat veya görevlendireceği kişi eliyle yürütür.", "Bağlayıcılık" başlıklı 6. maddesinde; "Alt yapı koordinasyon merkezi ile ulaşım koordinasyon merkezi tarafından alınan ortak yatırım ve toplu taşımayla ilgili kararlar; büyükşehir belediyesi, büyükşehir dâhilindeki diğer belediyeler ve büyükşehir sınırları içindeki kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişileri bağlar.", "Görev ve yetkileri" başlıklı 18. maddesinde; "(1) UKOME, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerini haizdir. Bu amaçla; a) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, mevzuatla yetkili kılındığı durumlarda mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla, b) Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde nazım plan çerçevesinde, arazi kullanım ve ulaşım planlama çalışmalarıyla büyükşehir ulaşım planını yapmak, yaptırmak, uygulamak ve uygulatmak için gereken karar ve tedbirleri almakla, c) Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, trafikle ilgili olarak ülkeyi ilgilendiren veya mevzuat değişikliği gerektiren hususları İçişleri (Ek ibare:RG-23/5/2019-30782) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletmekle, ç) Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; otobüs, taksi, dolmuş ve servis durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek, gerçek ve tüzel kişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü şahıslara işletilmesi için izin vermek, izin verilen otoparklar ile karayolu üzerindeki diğer park yerlerinde (Değişik ibare:RG-25/4/2014-28982) engelliler için işaretlerle belirlenmiş bölümler ayrılmasını sağlamakla, d) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle, e) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, ulaşım, toplu taşıma ve trafik mevzuatının büyükşehir belediyesine verdiği yetki doğrultusunda uygulamaya yönelik yönlendirici karar almak ve görüş oluşturmakla, f) İlçe (Ek ibare:RG-25/4/2014-28982) belediyelerince (Mülga ibare: RG-25/4/2014- 28982) (…) düzenlenen yol ve kavşaklar ile büyükşehir belediyesince yapılan sinyalizasyon sistemlerinde aksaklık tespit edildiği takdirde uyarıda bulunmak ve düzeltilmesini sağlamakla, g) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde kalan karayollarının bir kısmının veya tamamının yoldan faydalananların bir kısmına veya tamamına kapatılmasına, park edilecek yerler ile zaman ve süresinin ve araçların geliş ve gidiş yollarının ve yollara konulacak trafik işaretlerinin yerlerinin belirlenmesine karar vermekle, ğ) Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun belirlediği sınırlar içinde araçların kullanacağı şeritleri ve yol kullanım esaslarını tespit etmek ve gerekli yasakları koymak, gerekli hal ve yerlerde en çok ve en az hız limitlerini belirlemekle, görevli ve yetkilidir.", "Toplantı" başlıklı 19. maddesinde; "(1) UKOME büyükşehir belediye başkanının veya görevlendireceği kişinin başkanlığında, 17 nci maddede belirtilen üyelerle önceden kararlaştırılan tarih ve yerde toplanır. (2) Başkanın gerekli gördüğü hallerde veya üyelerin yazılı teklifi ve başkanın daveti üzerine belli konuların görüşülüp karara bağlanmasını ve uygulamaya konulmasını sağlamak üzere en geç bir hafta içerisinde toplanır. (3) Toplantılarda belirlenen gündem dışında üyelerin teklif ettiği konular, kurul tarafından kabul edilmek şartıyla görüşülebilir.", "Toplantı usulü" başlıklı 20. maddesinde; "UKOME toplantıları; a) Bu Yönetmeliğin 17 nci maddesinde sayılan üyelerin salt çoğunluğunun katılımı ile başkan tarafından açılır. b) Mazereti olan üyenin yerine kurumları tarafından görevlendirilecek bir üst düzey yetkili toplantıya katılır. c) Oylamalar açık oylama şeklinde yapılır. Kararlar toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde başkanın kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanmış sayılır. Kararlarda çekimser kalınamaz." kurallarına yer verilmiştir. Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
Ülkemiz tarafından 21.11.1988 tarihinde imzalanan ve 03.10.1992 tarih ve 21364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.04.1993 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın 3. maddesinde; "özerk yerel yönetim" kavramı, yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanı olarak tanımlanmıştır. Anılan Şart'ın 4. maddesinde ise, yerel yönetimlerin, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, yetki alanlarının dışında bırakılmamış olan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmediği tüm konularda faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip oldukları, verilen yetkilerin kanunda öngörülen durumlar dışında tam ve münhasır olduğu ve diğer merkezi veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamayacağı ve sınırlandırılamayacağı düzenlenmiştir.
Ülkemiz açısından iç hukuk normu niteliği kazanan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nda, yerel yönetimlerin, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde ve yetki alanları dışında bırakılmayan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmediği tüm konularda faaliyette bulunma hususunda takdir hakkına sahip olduğu, kanunda öngörülen durumların dışında yerel yönetimlere tanınan bu yetkinin, merkezi veya bölgesel diğer makamlarca sınırlandırılamayacağı vurgulanmıştır. Buna göre, kanunla farklı bir makam veya otoritenin görevli ve yetkili kılındığı konularda, yerel yönetimlerin tam ve münhasır yetkisinden bahsedilemeyecek ve bu durum, yerel yönetimlerin özerkliğine bir sınırlama olarak kabul edilemeyecektir. 5216 sayılı Kanunun 9. maddesinde UKOME’nin büyükşehir belediyelerine verilen hangi yetkileri kullanabileceği açıklanmış ve ayrıca büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkilerinin ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılacağı belirtilmiştir.
Bu düzenlemelerden, kanun koyucunun söz konusu yetkilerin kullanımını, büyükşehir belediyesinin seçilmiş üyelerinden oluşan meclis veya kurullarına değil, ulaşım koordinasyon merkezine verdiği anlaşılmaktadır.
Ulaşım koordinasyon merkezinin temel amacının, büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi olduğu, bu kapsamda ifa edilecek görevlerin kanunla büyükşehir belediyesi uhdesine verilmesi nedeniyle merkezin başkanlığının büyükşehir belediyesi başkanı veya görevlendirdiği kişi tarafından yürütüleceği, ancak koordinasyonu sağlanacak taşıma hizmetlerinin, konu ve kapsam bakımından genişliğine binaen kurula katılacak temsilcilerin sayıları ile Merkezin çalışma usul ve esaslarının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkartılacak yönetmelikle belirleneceğinin düzenlendiği, bu suretle yürütülecek kamu hizmetine büyükşehir sınırları içinde koordinasyonu sağlanacak taşımacılık faaliyetleri ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilgisi bulunan kurum ve kuruluşlar ile meslek örgütlerinin katılımı öngörülerek, alınacak kararların ve yapılan uygulamaların kamu yararı ve mahalli ihtiyaçlara uygunluğunun katılımcı demokrasi anlayışı içinde en üst seviyeye çıkartılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Bu sebepledir ki kanun koyucu, kamu hizmetinin zaman içinde gelişen şartlara uygun ve isabetle yürütülebilmesi bakımından, kurul çalışmalarına başkanlık edecek olan büyükşehir belediye başkanı veya görevlendireceği kişi ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili oda temsilcisi dışındaki diğer tüm kurul üyelerinin, hangi kurum ve kuruluşlardan ve hangi sayıda katılacağı hususunun yönetmelikle belirleneceğini hüküm altına almıştır.
Öte yandan, ulaşım koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin, yönetmelikle belirleneceğine ilişkin 5216 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 5. fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi nezdinde açılan iptal davasında, Yüksek Mahkemece verilen 25/01/2007 tarih ve E:2004/79, K:2007/6 sayılı kararda; "Dava dilekçesinde, (...) ayrıca, ulaşım koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesinin, Anayasa'nın 2., 6., 7., 8., 123. ve 127. maddelerdeki kurallara aykırı olduğu ileri sürülmüştür.(...) Maddenin iptali istenen (...) beşinci fıkra ile de koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir.(...) Öte yandan Yasa'nın 9. maddesinde ulaşım koordinasyon merkezinin kuruluş, görev, yetki ve çalışma esaslarının çerçevesi çizilmiş olduğundan, önceki maddedeki gerekçelerle Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir." denilmek suretiyle iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla; kararları büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe giren ulaşım koordinasyon merkezine, yerine getirilen ulaşım, trafik, toplu taşıma gibi hizmetlerin mahalli niteliği yanında koordinasyon içerisinde yürütülebilmesi ve bir bütün olarak planlanabilmesi amacıyla, görev ve sorumluluğu itibarıyla söz konusu hizmetler ile doğrudan ya da dolaylı ilişkili olduğu görülen kurum ve kuruluşların da UKOME'ye katılmasını öngören dava konusu değişikliklerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
X- Dava, 19.02.2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile esas Yönetmeliğin 17'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine “Milli Savunma Bakanlığı” ibaresinden sonra gelmek üzere "Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının birer” ibaresi, (g) bendine “Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün birer” ibaresi, (ı) bendinden sonra gelmek üzere; “i) Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı temsilcisinin,” bendi eklenmesine ilişkin değişikliklerin iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 127. maddesinde; "Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir. Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. (Değişik fıkra: 23/7/1995-4121/12 md.) Mahalli idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. (Mülga ikinci cümle: 21/1/2017-6771/16 md.) Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.
Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.
Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Cumhurbaşkanının izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır." hükümlerine yer verilmiştir.
Anayasa'nın 90. maddesinin 5. fıkrasında ise; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü yer almaktadır.
21.05.1991 tarih ve 20877 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun"un 1.maddesinde; Avrupa Konseyi çerçevesinde hazırlanan ve Türkiye tarafından 21.11.1988 tarihinde Strasbourg'da imzalanan "Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'"nın 12. maddesinin 1. fıkrasına göre anılan Şart'ın çeşitli madde ve fıkralarının kabul edilerek onaylanmasının uygun bulunduğu belirtilmektedir.
Yukarıda bahsedilen Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın onaylanan madde ve fıkraları arasında yer alan "Özerk Yerel Yönetim" başlıklı 3. maddesin 1. ve 2. fıkralarında; "1- Özerk yerel yönetim kavramı yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanı anlamını taşır.
2.Bu hak, doğrudan, eşit ve genel oya dayanan gizli seçim sistemine göre serbestçe seçilmiş üyelerden oluşan ve kendilerine karşı sorumlu yürütme organlarına sahip olabilen meclisler veya kurul toplantıları tarafından kullanılacaktır. Bu hüküm, mevzuatın olanak verdiği durumlarda, vatandaşlardan oluşan meclislere, referandumlara veya vatandaşların doğrudan katılımına olanak veren öteki yöntemlere başvurulabilmesini hiçbir şekilde etkilemeyecektir." kuralına, "Özerk Yerel Yönetimin Kapsamı" başlıklı 4. maddesinin 1., 2., 3., 4. ve 5. fıkralarında ise; "1- Yerel yönetimlerin temel yetki ve sorumlulukları anayasa ya da kanun ile belirlenecektir. Bununla beraber, bu hüküm yerel yönetimlere kanuna uygun olarak belirli amaçlar için yetki ve sorumluluklar verilmesine engel teşkil etmeyecektir.
2.Yerel Yönetimler, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, yetki alanlarının dışında bırakılmış olmayan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmemiş olduğu tüm konularda faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip olacaklardır.
3.Kamu sorumlulukları genellikle ve tercihan vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılacaktır. Sorumluluğun bir başka makama verilmesinde, görevin kapsam ve niteliği ile yetkinlik ve ekonomi gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır.
4.Yerel makamlara verilen yetkiler normal olarak tam ve münhasırdır. Kanunda öngörülen durumların dışında, bu yetkiler öteki merkezi veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamaz veya sınırlandırılamaz.
5.Yerel makamların merkezi veya bölgesel bir makam tarafından yetkilendirildiği durumlarda, bu yetkilerin yerel koşullarla uyumlu olarak kullanılabilmesinde yerel makamlara olanaklar ölçüsünde takdir hakkı tanınacaktır." kuralına yer verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 3. maddesinin (a) bendinde; belediye, belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olarak tanımlanmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7.maddesinin (f) bendinde; "Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.", (p) bendinde, "Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/14 md.) Büyükşehir içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek." büyükşehir belediyelerinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun'un "Ulaşım Hizmetleri" başlıklı 9.maddesinde; "Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır. Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." hükümlerine yer verilmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 9'uncu maddesine dayanılarak hazırlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) görev ve yetkilerini kural altına alan 18. maddesinde, UKOME'nin, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerine haiz olduğu belirtildikten sonra, bu amacı gerçekleştirmek amacıyla görevli ve yetkili olduğu hususlar bentler halinde sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu değişiklik ile, Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin kuruluşuna ilişkin 17.maddesinde düzenlenen UKOME'de yer alacak temsilcilerin sayısında değişiklik yapıldığı, böylece, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın birer temsilcisinin de UKOME Genel Kurulu'na katılımının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Mahallî idareler, Anayasa’nın 127. maddesinde düzenlenmiş ve bunlara tanınan idari ve mali özerkliğin kapsamı gösterilmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasında; mahallî idarelerin il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları yine kanunda gösterilen seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileri oldukları ifade edilmiştir.
Özerklik, kişi ve kuruluşların kendi faaliyetlerine ilişkin kararları alma ve uygulama konusunda gerekli yetkiyle donatılmış olması anlamına gelmektedir. Bu aynı zamanda kurumların dış etkilere karşı korunmasını ifade eder. Kamu kuruluşlarına özerklik tanınmasının nedeni faaliyetlerini hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun bir şekilde sürdürmelerini güvence altına almaktır. (AYM, E.2018/7, K.2019/80, 5/7/2018, § 41)
Nitekim, Türkiye'nin de onaylamış olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın yukarıda yer verilen hükümlerinde, yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkanına sahip olduğu ve kanunda öngörülen durumların dışında, bu yetkilerin öteki merkezi veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamayacağı veya sınırlandırılamayacağı belirtilmiştir.
Belediyelerin yapısı ve işleyişine dair temel Kanun olan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun genel gerekçesinde de, belediyelerin mahallî müşterek hizmetler bakımından kendi sınırları içinde genel yetkili olmalarının öngörüldüğü, genel yetkililiğin ise, kanunların yasaklamadığı veya başka bir kuruluşa vermediği bütün yerel hizmetler hakkında mahallî idarelerin görevli ve yetkili olmaları anlamına geldiği, bunun, ülkemizin kabul ettiği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın ve Anayasa'nın 127'nci maddesinde mahallî idarelerin görev ve yetkilerinin belirlenmesinde ölçüt olarak belirtilen "mahallî müşterek ihtiyaç" kavramının gerekli kıldığı bir ilke olduğu ifade edilmiştir.
Ulaşım Koordinasyon Merkezi'ne ilişkin mevzuatın değerlendirilmesinden, UKOME'nin, 5216 sayılı Kanunla büyükşehir belediyelerine verilen ve mahallî müşterek ihtiyaç niteliğinde olduğu kabul edilen büyükşehir sınırları içinde kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi görev ve yetkisinin kullanılması amacıyla oluşturulduğu, bu amaçla üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuatta öngörülen usullere göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme gibi hak ve yetkilerle donatıldığı anlaşılmaktadır. 5216 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, Kurula katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin Yönetmelikte belirleneceği hüküm altına alınmış olmakla birlikte, idari özerkliğe sahip yerinden yönetim kuruluşları olan büyükşehir belediyelerinin Anayasa ve Kanunda sınırları belirlenmiş kuruluş amacı, görev, yetki ve sorumlulukları göz önüne alındığında, söz konusu temsilciler belirlenirken yapılacak düzenlemelerin, kendi sınırları içerisinde taşımacılık hizmetleri konusunda münhasıran yetkili kılınmış büyükşehir belediyelerinin bu hususta sahip oldukları takdir yetkisini tamamen ortadan kaldırmayacak ve kamu yararını gerçekleştirecek şekilde tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Bu itibarla, özellikle, Kurul'un teşekkülünde, mahallî idare temsilcileri ile diğer temsilciler arasındaki sayısal dengenin mahallî idare aleyhine oluşmayacak şekilde sağlanması, diğer bir ifadeyle büyükşehir belediye temsilcilerinin çoğunlukta olması ve bunun yanı sıra, Kurul'un aldığı kararların toplu taşıma, ulaşım, trafik güvenliği gibi kamu menfaatini ilgilendiren alanlarda doğrudan düzenleyici ve belirleyici olduğu da gözetilerek görev ve yetkisi itibarıyla anılan konularla ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Dava konusu düzenleme öncesi UKOME'de büyükşehir belediye başkanlığının büyükşehir belediye başkanı dahil en fazla on iki (12) kişiyle temsil edildiği, sekiz kişinin merkezî idare temsilcisi, iki kişinin de kamu iktisadi teşebbüsü temsilcisi (toplam 10) olduğu, ayrıca Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu'nun görevlendireceği ilgili odanın bir (1) temsilcisi ile kendi belediyelerini ilgilendiren ve belediyelerinin yetki alanı içerisinde oluşan ve o belediyenin sınırları içerisinde başlayıp biten ulaşım konularında ilçe belediye başkanları veya görevlendirecekleri bir üyenin de Kurul'a katılacağı, sayılan üyelerin oy kullanma hakkı bulunduğu, UKOME toplantılarına gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcilerinin de oy hakkı olmaksızın davet edilerek görüşlerinin alınabileceği, yine, büyükşehir belediyesinin ulaşım ve yatırımlarla ilgili olmayan birim başkanları ile Yönetmelik'te sayılmayan diğer kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, ilgili vakıf ve dernek temsilcilerinin görev alanlarına giren konularda, oy hakkı olmaksızın görüşleri alınmak üzere toplantılara davet edilebileceği; dava konusu düzenleme sonrası ise, oy hakkı bulunan temsilci sayısında artış yapıldığı, büyükşehir belediyesini temsil edecek kişilerin sayısı aynı kalır iken, merkezî idare temsilci sayısının sekiz kişiden on iki kişiye, kamu iktisadi teşebbüsü ve bağlı kuruluş temsilci sayısının iki kişiden üç kişiye çıkarıldığı (toplam 15), sonuçta mahallî idare temsilcileri ile diğer temsilciler arasındaki sayısal dağılımının (12-10-1)'den (12-15-1)'e, mahallî idare aleyhine olacak şekilde değiştiği görülmektedir. Öte yandan, görev ve yetkileri itibarıyla ulaşım, toplu taşıma ve trafik güvenliği gibi alanlarda ilgili idare olarak değerlendirilemeyecek idare temsilcilerinin de dava konusu değişiklikle UKOME'ye katılımının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ulaşım, toplu taşıma ve trafik konularıyla görevi ve yetki alanı itibarıyla doğrudan ilgili olmayan idare ve kurum temsilcilerinin büyükşehir belediyesinin kendi temsilcilerinin azınlıkta kalmasına sebep olacak şekilde UKOME'ye katılımını öngören dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davaya konu değişikliklerin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmamaktayız.