Aramaya Dön

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/808
Karar No
K. 2024/112
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/808 Esas
KARAR NO: 2024/112
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 29/06/2007
KARAR TARİHİ: 22/02/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;

Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesi ile, davalıların davacı şirketin 2002-2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği ve denetim kurulu üyeliği yaptıklarını,görevlerin sona erdiği 13.02.2004 tarihinde davacı şirket kasasının 339.729,88 TL açık verdiğini ve hatta şirket kasasında hiç nakit para bulunmadığını,bu durumdan davalıların sorumlu olduğunu,BK 55 BK 100 maddeler ve TTK 336.,341. ve devamı maddeleri gereğince sorumlu olduklarını ve 26.6.2007 tarihli davacı şirket genel kurulunda mali sorumluluk davası açılması konusunda karar verildiğini, ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 YTLnin zararın meydana geldiği tarihten itibaren değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava ettiği görülmüş.

Davacı vekili, 28.07.2008 tarihli dilekçesiyle dava değerini 339.726,88 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP /

Davalılardan ... cevap dilekçesi ile davanın reddi gerektiğini çünkü yönetim kurulu görev süresinin sadece dört gün sürdüğünü 9.2.2004 ile 13.2.2004 tarihleri arasında dört gün süre ile görev yaptığını bu süre içinde hiçbir aktif görevde bulunmadığını ve hatta davacı şirketin şirketler grubunda yer alan (... medya grubundaki) işini kaybetmek korkusu ile bu görevi üstlendiğini bu nedenle davadan sorumlu olmadığını açılan davanın reddini savunmuştur.

Davalılardan ... Yeşilmil cevap dilekçesi ile yönetim kurulu görev süresinin 25.03.2003 ve 13.02.2004 tarihleri arasında cereyan ettiğini kendisine teslim edilen kasa mevcudu olmadığını hiçbir aktif görevde almadığını Apel ödemelerinin de zamanında yapıldığını bu nedenle zarardan sorumlu olmadığını davanın reddini savunduğu görülmüş.Yargılamanın devamı sırasında davacı şirketin idaresinin ... ye devrolunduğu ve hatta kasa açığı konusunda ... C.Savcılığına yapılan suç duyurusu hazırlık evrakının 2004/... nosunda görüldüğü ve bu evrak sonucunda takipsizlikle sonuçlandığı anlaşılmış ve yine bu davalınında ... grubundaki işini kaybetmemek için davacı şirket yönetim kurulu üyeliğini kağıt üstünde kabul ettiği ve fiilen bir görev almadığı anlaşılmış ve yine bu davalı hakkında ....ATM nin 2005/... nolu dosyasında ... borcunun ödenmesi ile açılan iş bu davada da bu davalının hukuki statüsü figüran ortak yönetici olarak tanımlanmış ve bu nedenle de hakkındaki davanın reddini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesi nce 21/12/2009 tarihli ve 2007/... - 2009/... E.K. Sayılı karar verilmiştir.

Davacı tarafça karar temyiz edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ".Hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir.

Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz ettiği gibi, bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde dava dilekçesinde ve ekinde bulunan denetim kurulu raporundaki davalılara atfedilen işlemlerin şirketi zarara uğratan işlemler olup olmadığı denetime uygun şekilde incelenmemiş, genel ifadelerle yetinilmiştir. O halde, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınarak, aralarında işletme konusunda uzmanların bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, tarafların iddiaları ve savunmalarını karşılayan ve denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş" gerekçesi ile kararı bozmuştur.Dava dosyası ... Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2017/... esasına kaydedilmiştir.Mahkememizce bozma ilamına uyulmuştur.

Davacı vekili 12/11/2015 tarihli duruşmada davalı ... ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirmiştir. Davalıda aynı celsede alınan beyanı ile hakkındaki dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi ... ve arkadaşlarının 24/03/2015 tarihli raporu alınmıştır.

Yapılan yargılama sonunda 14/12/2017 tarih ve 2017/ ... -2014/... sayılı , 339.726,88 TL zararın davalılar yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... dan tahsili, yönetim kurulu üyesi davalı ... ... yönünden HMK 150.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılması kararı verilmiştir. Kararı davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/4270 -2019/5670 sayılı ve 23/09/2019 tarihli kararı " Davacı, şirket kasasındaki mevcut açığın fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığını ileri sürmüştür. ... şirketlerinden olan ... A.Ş.'ye ... tarafından el konulması sırasında eski yöneticiler ile ... tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmemiş, kasa açığı bulunduğuna dair belirleme ... tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürülmüştür. Kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmekte olup, zarar ile sorumlular arasındaki illiyet bağının da kurulması gerekirken, kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususu tespit edilememiş ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış" Gerekçesini açıklayarak kararı bozmuştur.Mahkememizce bozma ilamına uyulmuştur. Uyulan bozma ilamı ve emsal Yargıtay ... HD nin 2014/... Esas-2015/ ... karar sayılı ilamı, 2012/ ... Esas- 2013/... karar sayılı ilamlarda da açıklandığı üzere;

Yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden; davacı şirketin 13/02/2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının; kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki illiyet bağının da kurulamadığı, kasa açığının davacı şirkete el koyma anında mevcut olduğunun tespit edilemediği görülmüştür.Bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı sabit bulunmuş davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş, davalı ... ... yönünden verilen açılmamış sayılma kararı kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkememizden verilen 01/07/2021 tarih ve 2021/352 Esas 2021/530 sayılı karar Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2021/8022 Esas 2022/8955 Karar sayılı 13.12.2022 tarihli kararı ile "...

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Mahkemenin bozmadan önceki kararında davalılardan ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu anılan davalı yönünden, temyiz edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmiştir. Bu husus davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin (2) numaralı bend dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, dairenin bozma ilamına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2023 tarih ve 2023/2653 Esas 2023/5817 Karar sayılı ilamı ile Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince reddine karar verilmiş, dava mahkememizin 2023/808 Esas sayılı dosyasına kayıt edilmiştir. Yargıtay ... HD nin 2021/ ... Esas 2022/ ... Karar sayılı 13.12.2022 tarihli kararına mahkememizce uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda ;Davalı ... ... yönünden verilen açılmamış sayılma kararı kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına

Davacı ... A.Ş nin 339.726,88 TL zararının şirket yönetim kurulu üyesi davalı ... dan ( mahkememizin önceki kararı davalı tarafça temyiz edilmemiş olup, davacı lehine doğan usulü kazanılmış hak nedeniyle) haksız fiil tarihi olan 31/07/2003 tarihinden itibaren TC Merkez Bankası tarafından uygulanan değişik oranlardaki faizi oranı ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,

Davacı ... A.Ş ye ait 339.726,88 TL zararın şirket yönetim kurulu üyesi davalılar ... ..., ... ile şirket denetçisi davalı ... (...) dan tahsili isteminde; Kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmekte olup,kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususu tespit edilememiştir. Bu nedenle şirketin zararı sabit olmamış, davalılar ile iddia olunun zarar arasında kusur ve illiyet bağı kurulamamış olup, mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış, istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /

1.Davalı ... ... yönünden verilen açılmamış sayılma kararı kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına

2.Davacı ... A.Ş nin 339.726,88 TL zararının şirket yönetim kurulu üyesi davalı ... dan haksız fiil tarihi olan 31/07/2003 tarihinden itibaren TC Merkez Bankası tarafından uygulanan değişik oranlardaki faizi oranı ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,

3.Davacı ... A.Ş ye ait 339.726,88 TL zararın şirket yönetim kurulu üyesi davalılar ... ..., ... ile şirket denetçisi davalı ... (...) dan tahsili isteminin şirketin zararı sabit olmadığından ve zarar ile davalılar arasında kusur ve illiyet bağı kurulamadığından reddine

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 23.206,74 TL harcın peşin olarak yatırılan 135,00 TL harçtan mahsubuna ile eksik 23.071,74 TL harcın davalı ... dan tahsili ile hazineye gelir kaydına

5.Kabul nispeti gereğince ; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 52.959,03 TL vekalet ücretinin davalı ... dan tahsili ile davacıya verilmesine

6.Red nispeti gereğince ; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca ayrı ayrı 17.900,00 er TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar ... ..., ... ve ... (...) a verilmesine

7.Davacı tarafından yapılan 148,10 TL ilk gider, 9.133,25 TL yargılama gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplan 9.281,35 TL nin davalı ... dan alınarak davacıya verilmesine

8.Davalı ... tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine Davalı ... (...) tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine

9.HMK 333 maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatıran taraflara iadesine

Davacı vekili Av. ...,Davalı ... vekili Av. ..., Davalı ... (... ) vekili Av. ... , yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde YARGITAY da temyiz yolu açık olmak üzere, verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.