Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/5267
Karar No
K. 2023/3505
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/5267 E.  ,  2023/3505 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/5267
Karar No: 2023/3505
DAVACI: … Sendikası
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
DAVALI YANINDA DAVAYA KATILAN: … Vakfı
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU:

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile Hayrat Vakfı arasında 19.02.2018 günü imzalanan Eğitimde İşbirliği Protokolü'nün iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davaya konu Protokolün, muğlak olduğu, hangi zaman ve mekanda, nasıl uygulanacağına ilişkin bir belirleme yapılmadığı; düzenlenmesi öngörülen etkinlik ve kursların çerçevesinin çizilmediği, Anayasa'nın 128. maddesinde kurala bağlanan kamu hizmetlerinin memurlar eliyle yürütülmesi ilkesine aykırı olduğu, hukuka uyarlık taşımadığı öne sürülmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Davaya konu Protokolün, üst hukuk normlarına uygun olarak tesis edildiği, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık taşımadığı öne sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DAVALI İDARE YANINDA DAVAYA KATILANIN BEYANI : Usul bakımından, davanın ehliyet ve süre yönünden reddi gerektiği; esas bakımından, yetki devrinin bulunmadığı, faaliyetlerin konu ve içeriğinin sınırlarının protokolle belirlendiği, hukuka aykırılığın olmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Protokolün, hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile Hayrat Vakfı arasında imzalanan 19/02/2018 günlü "Öğrencilere Yönelik Osmanlı Türkçesi ve Değerler Eğitimine Dair İşbirliği Protokolü"nün iptali istenilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; Türk Milli Eğitim Sisteminin, örgün ve yaygın olmak üzere, iki ana bölümden kurulduğu dikkate alındığında, davaya konu protokolün kapsamını belirten "öğrenci" ifadesinin, örgün eğitimdeki öğrencileri mi, yaygın eğitimdeki öğrencileri mi yoksa, hem yaygın hem örgün eğitimdeki öğrencileri mi ifade ettiğinin ortaya konulmadığı, protokolün uygulama alanının açık ve net olarak belirtilmediği anlaşılmaktadır.

Protokolün, öğrencilere ve öğretmenlere yönelik olarak taraflarca belirlenecek yer ve tarihlerde Osmanlı Türkçesi ve değerler eğitimi konularında çeşitli etkinlikler düzenlemek amacıyla imzalandığı görülmekle birlikte; bu öğrencilerin örgün eğitim öğrencileri mi yoksa yaygın eğitim öğrencileri mi olduğu konusunda net bir düzenlemenin Protokolde yer almadığı görülmektedir. "Kapsam" başlıklı 3. maddesinde bu Protokolün öğrencilere yönelik etkinlikler düzenlenmesinin esas ve usullerini kapsadığı ifade edilmekte olup, açıkça yaygın eğitim öğrencileri olduğu ifadesine yer verilmeksizin sadece "öğrenci" ibaresinin yazılması, örgün eğitim öğrencilerinin de kapsamda yer alması sonucunu doğuracak nitelikte olduğundan dava konusu Protokolün iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile Hayrat Vakfı arasında 19.02.2018 günü imzalanan Eğitimde İşbirliği Protokolü'nün iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN Usule ilişkin itirazlar yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu; "Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi" başlığını taşıyan 42. maddesinde; öğrenim hakkının kapsamının kanunla tespit edileceği ve düzenleneceği; eğitim ve öğretimin, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağı; bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerlerinin açılamayacağı; ilköğretimin kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu olduğu ve Devlet okullarında parasız olduğu; özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esasların, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenleneceği, eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetlerin yürütüleceği, ''Genel ilkeler'' başlığını taşıyan 128. maddesinde; Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun ''Genel amaçlar'' başlığını taşıyan 2. maddesinde, Türk Milli Eğitiminin genel amacının, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek olduğu; ''Özel amaçlar'' başlığını taşıyan 3. maddesinde, Türk eğitim ve öğretim sisteminin, bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde düzenleneceği ve çeşitli derece ve türdeki eğitim kurumlarının özel amaçlarının, genel amaçlara ve temel ilkelere uygun olarak tespit edileceği; ''Genellik ve eşitlik'' başlığını taşıyan 4. maddesinde, eğitim kurumlarının dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açık olduğu, eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı; ''Her yerde eğitim'' başlığını taşıyan 17. maddesinde, resmi, özel ve gönüllü her kuruluşun eğitimle ilgili faaliyetlerinin, Milli Eğitim amaçlarına uygunluğu bakımından Milli Eğitim Bakanlığının denetimine tabi olduğu; ''Örgün ve yaygın eğitim'' başlığını taşıyan 18. maddesinde, Türk Milli Eğitim Sistemi'nin, örgün eğitim ve yaygın eğitim olmak üzere, iki anabölümden kurulduğu, örgün eğitimin, okul öncesi eğitimi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarını kapsadığı, yaygın eğitimin, örgün eğitim yanında veya dışında düzenlenen eğitim faaliyetlerinin tümünü kapsadığı; ''Koordinasyon'' başlığını taşıyan 42. maddesinde, genel, mesleki ve teknik yaygın eğitim alanında görev alan resmi, özel ve gönüllü kuruluşların çalışmaları arasındaki koordinasyonun Milli Eğitim Bakanlığı'nca sağlanacağı, genel yaygın eğitim programlarının düzenleniş şeklinin yönetmelikle tespit edileceği, mesleki ve teknik yaygın eğitim faaliyetlerini yürüten Bakanlıklar ile özerk eğitim kurumları ve resmi ve özel işletmeler arasında Milli Eğitim Bakanlığınca sağlanacak koordinasyon ve işbirliğinin esaslarının kanunla düzenleneceği; ''Görev'' başlığını taşıyan 53. maddesinde, Milli Eğitim Bakanlığının, kendisine bağlı eğitim kurumlarının eğitim araç ve gereçlerini, gelişen eğitim teknolojisine ve program ve metotlara uygun olarak sağlamak, geliştirmek, yenileştirmek, standartlaştırmak, kullanılma süresini ve telif haklarını ve ders kitabı fiyatlarını tespit etmek, paralı veya parasız olarak ilgililerin yararlanmasına sunmakla görevli olduğu; ''Yürütme, gözetim ve denetim'' başlığını taşıyan 56. maddesinde, eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumlu olduğu kuralları yer almıştır. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde; okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlakî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek, eğitim ve öğretimin her kademesi için ulusal politika ve stratejileri belirlemek, uygulamak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek, ortaya çıkan yeni hizmet modellerine göre güncelleyerek geliştirmek; eğitim sistemini yeniliklere açık, dinamik, ekonomik ve toplumsal gelişimin gerekleriyle uyumlu biçimde güncel teknik ve modeller ışığında tasarlamak ve geliştirmek, eğitime erişimi kolaylaştıran, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejiler geliştirmek, uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmış; ''Ortak Görevler'' başlığını taşıyan 27. maddesinde, Milli Eğitim Bakanlığı'nın hizmet birimleri olan Genel Müdürlüklerin, sorumluluk alanlarıyla ilgili konularda, eğitim ve öğretim sürecine diğer kurum, kuruluş ve bireylerin katılımını sağlama görevinin bulunduğu kurallarına yer verilmiştir.

07.09.2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''İşbirliği ve protokoller'' başlığını taşıyan 212. maddesinde, okullarda; öğretim programlarının geliştirilmesi, öğretmenlerin hizmetiçi eğitimleri, eğitim ortamlarının iyileştirilmesi, üretimin artırılması, seminer ve projelerin nitelik yönünden geliştirilmesi ve benzeri çalışmalara katkıda bulunmak amacıyla yükseköğretim kurumları, il müdürlükleri, belediyeler, işletmeler, sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri ile diğer resmî ve özel kurum veya kuruluşlarla işbirliği yapılarak her türlü araç-gereç, öğretim elemanı ve diğer imkânlardan yararlanılması için gerekli tedbirler alınacağı; bununla ilgili çalışmalar için ilgili kurum, kuruluş ve diğer paydaşlarla protokol düzenlenebileceği kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasamız ve kanunlarımız gereği, ulusumuzu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak teknik, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişme alanlarında iyi bireyler yetiştirilmesi ve bunun için ülke çapında etkin önlemler alınması, Devletin devredemeyeceği görevleri arasındadır. Bununla birlikte; eğitim ve öğretime yönelik politikalar belirlemek ve uygulamak noktasında asıl yetkili ve görevli olan Milli Eğitim Bakanlığı'nın, 1739 sayılı Kanun, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 212. maddesi kapsamında ilgili kurum ve kuruluşların katılımının sağlamasına yönelik protokol düzenleyebileceği kabul edilmektedir.

Davacı tarafından, dava konusu Protokolün muğlak olduğu, hangi zaman ve mekanda, nasıl uygulanacağına ilişkin bir belirleme yapılmadığı; düzenlenmesi öngörülen etkinlik ve kursların çerçevesinin çizilmediği, Anayasa'nın 128. maddesinde kurala bağlanan kamu hizmetlerinin memurlar eliyle yürütülmesi ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüşse de, bu iddiaların değerlendirilebilmesi için konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin dikkate alınması suretiyle Protokolün, lafzi ve amaçsal olarak yorumlanması gerekmektedir.

Dava konusu Protokolün bir bütün olarak incelenmesinden; Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile Hayrat Vakfı arasında Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'ne bağlı eğitim kurumlarında okutulan Osmanlı Türkçesi dersi ile değerler eğitimi konularında; farkındalık oluşturmak, milli ve manevi değerlerimize katkı sağlamak için yönetici, öğretmen ve öğrencilere yönelik seminer, kurs, yarışma ve panel gibi eğitimde işbirliğine yönelik faaliyetler yürütmek amacıyla düzenlendiği anlaşılmıştır.

Protokolün 3. maddesinde Prokolün kapsamı belirlenmiş olup; protokolün taraflarca belirlenecek yer ve tarihlerde, Osmanlı Türkçesi'nin önemi ve değerler eğitimi konularında, öğrenci ve öğretmenlerin bilgilendirilmesi ve eğitimi ile ilgili olarak düzenlenecek her türlü kurs, seminer, panel, konferans, sempozyum, yarışma, toplantı, tanıtım etkinliği, uygulama, organizasyon ile bu kapsamda hazırlanacak afiş, broşür, ders notu, öğretmen yardımcı kaynak kitabı ve benzeri dokümanlara ilişkin usul ve esasları kapsadığı açıkça kurala bağlanmıştır. Protokolün 7. maddesinde ise Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün, İl, İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin ve Hayrat Vakfının yükümlülüklerine ayrı ayrı yer verilmiştir.

Bu bakımdan; Protokol çerçevesinde yapılacak işler ve gerçekleştirilecek faaliyetler ile yükümlülükler bir bütün olarak incelendiğinde, dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamına aykırılık taşımadığı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim öğretim hizmetinin yürütümüne ilişkin görev ve sorumluluğunun ortadan kaldırılmadığı, amaç, kapsam ve yükümlülüklerin ayrı ayrı belirtilmiş olması nedeniyle belirsizlik taşımadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda; dava konusu Protokolün, dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamını aşmadığı, Anayasanın amir hükümlerine, Türk Milli Eğitimi'nin temel ilke ve kurallarına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile Hayrat Vakfı arasında 19.02.2018 günü imzalanan Eğitimde İşbirliği Protokolü'nün iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,

2.Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9… TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

3.Davaya katılanın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/07/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile Hayrat Vakfı arasında 19.02.2018 günü imzalanan Eğitimde İşbirliği Protokolü'nün iptali istemiyle açılmıştır.

Ülkemizde milli eğitimin bir bütün olarak, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda belirtilen amaçlar doğrultusunda salt akademik anlamda eğitim verilmesini aşan bir biçimde kişinin, birey olarak gelişimini de dikkate alan ve bu anlamda kişiye temel bilgi, beceri, davranış ve alışkanlık kazandırmayı da amaç edinen bir yapıya haiz olduğu açıktır.

Bu bakımdan; bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden, eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması, uygulanması ve güncellenmesinden asıl olarak Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur. Belirli bir program çerçevesinde, örgün eğitim kapsamında bilimsel, sosyal ve kültürel etkinliklerin, idarenin hizmet alanında yine idare tarafından yürütülmesi, Anayasa ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun gereğidir. Diğer bir anlatımla; Milli Eğitim Bakanlığının örgün eğitimdeki öğrencilerin eğitim ve öğretimine yönelik politikaları belirleyerek, gereği gibi uygulaması kanuni idare ilkesinin sonucudur.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 1739 sayılı Kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda salt akademik anlamda eğitim verilmesini aşan bir biçimde kişinin birey olarak gelişiminin sağlanmasına yönelik eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesine ilişkin yetkinin, hukuk devleti ilkesi uyarınca anayasaya, üst hukuk normlarına uygun olarak kullanılması gerekmektedir.

Anayasamız ve kanunlarımız gereği, ulusumuzu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak teknik, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişme alanlarında iyi bireyler yetiştirilmesi ve bunun için ülke çapında etkin önlemler alınması Devletin devredemeyeceği görevleri arasındadır. Bununla birlikte; 1739 sayılı Kanun ve 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca öğrencilerin eğitim ve öğretimine yönelik politikalar belirlemek ve uygulamak noktasında asıl yetkili ve görevli olan Milli Eğitim Bakanlığı'nın, eğitim öğretim sürecine diğer kurum, kuruluş ve bireylerin katılımını sağlaması mümkündür. Davaya konu protokolde ise muğlak ve sınırları belirsiz bir ifade tarzı ile Osmanlı Türkçesi dersi ile değerler eğitimi konularına yönelik faaliyet ve etkinliklerin, Hayrat Vakfı yetkilileri eliyle yürütülmesi öngörülmüştür.

Bu bağlamda; dava konusu Protokol ile Devletin faaliyet alanı içerisinde, bir kısım faaliyetlerin bizzat Vakıf yetkilileri eliyle yürütülmesi, eğitim ve öğretim sürecine diğer kurum, kuruluş ve bireylerin katılımını aşar niteliktedir. Bu durum, bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin, Devletin hizmet alanı içerisinde ancak memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceğini kurala bağlayan Anayasanın amir hükmüne aykırılık teşkil edecektir. Bu nedenle, Protokol hükümlerinin, dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamını aştığı, eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesine ilişkin yetkinin üst hukuk normlarına uygun olarak kullanılmadığı görülmüştür.

Bu itibarla; Osmanlı Türkçesi dersi ile değerler eğitimi konularına yönelik faaliyet ve etkinliklerin Devletin hizmet alanı içerisinde, davaya konu protokolde belirtildiği şekilde, doğrudan diğer kurum, kuruluş ve bireyler tarafından yürütülebileceğinin kabul edilmesi, eğitim kurumlarını kanuni idare ilkesine ve genel idare esaslarına aykırı olarak diğer kurum, kuruluş ve bireylerin faaliyet alanına dönüştüreceği açıktır.

Bu çerçevede, dava konusu Protokolün, bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin, Devletin hizmet alanı içerisinde ancak genel idare esaslarına göre memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesine ilişkin Anayasanın amir hükmüne ve Türk Milli Eğitiminin temel ilke ve kurallarına aykırı olduğu, dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamını aştığı anlaşıldığından, iptal edilmesi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.