Esas No
E. 2023/51
Karar No
K. 2024/309
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2023/51

KARAR NO: 2024/309
DAVA: TAZMİNAT (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/01/2023
KARAR TARİHİ: 22/04/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.10.2022 tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, kaza tespit tutanağında belirtilmiş şekilde müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arka kapı ve arka çamurluktan çarptığını, kaza nedeniyle davalı şirkete sigortalı olan aracın sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine 04.11.2022 tarihinde kalıcı elektronik veri sağlayıcısı (e-posta) ile başvuru yapıldığını, 08.11.2022 tarihinde davalı şirket tarafından başvurunun kaydedildiğini ve... nolu değer kaybı dosyasının açıldığını, 11.01.2023 tarihinde 30.731 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin, sigorta genel şartları ve sigorta kanunları gereği zararlarını gidermek zorunda olduğunu (Emsal; Yargıtay 17. HD.nin 2015/10017 E. 2016/832 K.), bu ödemenin kısmi ödeme niteliğinde olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak, araçta oluşan değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00.-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06/10/2022 tarihinde sigortalıları ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ekspertiz raporu ile davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen 9.000 TL hasar bedelini 02.11.2022 tarihinde ödendiğini, daha sonra 200.000,00 TL tutarında değer kaybı talep edildiğini, davacıya 11.01.2023 tarihinde 30.731,00 TL ödeme yapıldığını, değer kaybı alacağının, değişmesi gereken hasarlı parça ve malzemeler ile piyasa değerine göre basit bir hesaplama ile ortaya çıkarılabilir bir alacak olduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını (Emsal: Yargıtay 11. HD., E.2019/4065 K. 2020/2331 T. 4.3.2020 ile Yargıtay 17. HD., E, 2014/21090 K. 2014/17659 T. 4.12.2014 ile Yargıtay, 4. HD., E. 2018/2013 K. 2018/3870 T. 7.5.2018 ile Yargıtay, 22. HD., E. 2017/23159 K. 2019/14768 T. 2.7.2019 ile Yargıtay 19. HD., E. 2015/8417 K. 2016/354 T. 19.1.2016), davacının aracında oluşan değer kaybının fazlasıyla tazmin edildiğini, tazmin edilenden daha fazla bir değer kaybının olmasının mümkün olmadığını (Emsal; Yargıtay, 17. HD., E. 2016/7378 K. 2017/417 T.23.01.2017), davacının talebinin haksız fiil sorumluluğuna dayandığını, haksız fiil sorumluluğunun unsurlarından, hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağının varlığının ispat edilemediğini (Emsal; Yargıtay 11. HD., E. 2004/7703 K. 2005/4446 T.02.05.2005), kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin sorumluluğunun poliçedeki teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, ancak yasal faiz talep edilebileceğini, temerrüt şartlarının oluşmadığını (Emsal: Yargıtay 11.HD. 08.05.2006, E.2005/5173 K.2006/5285) belirterek, davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının aracında olay nedeniyle maddi hasarın meydana gelmesi ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Kusur Yönünden;

Bilirkişi tarafından kazaya karışan sürücüler tarafından düzenlenen 06.10.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve tutanaktaki kaza krokisi, sürücü görüşleri ve fotoğraflar değerlendirilmiştir.

Kazanın, 3 yönlü "T" kavşak mahallinde, asfalt kaplama, kuru zeminli yolda gündüz meydana geldiği, araçların çarpışma noktasında kaldıkları, tutanağın ve krokinin sürücü görüşleri örtüştüğü, kaza fotoğraflarında görünen kaza olayı ile uyumlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. 2918 sayılı KTK.nun "Kavşaklarda Geçiş Hakkı" başlığı altında verilen 57/a.maddesi gereğince; kavşağa yaklaşan sürücülerin, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, zorundadır. Yine aynı yasanın 109/b-8.maddesi gereğince; dönüş yapan sürücülerin doğru geçmekte olan araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır. Yine aynı yasanın "Kazalarında Asli Kusur Sayılan Haller ve Sürücü Kusurlarını Tespit" başlıklı 84/h.maddesi gereğince de; kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kusuru asli kusur olarak tanımlanmıştır.

Buna göre; araçların kavşağa hızlı girmedikleri, kazanın münhasıran ... plakalı aracın sürücüsü ...” ın yola gerekli dikkati vermemesi sonucu kavşaklarda geçiş hakkına ilişkin trafik kuralını ihlal etmesinden kaynaklandığı, kavşağa yaklaşan ilk geçiş hakkına sahip araca rağmen yönetimindeki aracı kavşağa sevk ederek davacı aracına çarpmasına neden olan ... plakalı aracın sürücüsü ...”ın trafik kurallarına aykırı ve tedbirsiz davranışlarıyla olaya tam kusurlu olduğu, kavşak yaklaşımında trafik kurallarına uygun seyir halinde olduğu anlaşılan ... plakalı aracın sürücüsü ..." in kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Rapordaki tespitler, dosyadaki deliller ve fotoğraflarla uyumlu olduğu, dosya kapsamına göre itibar etmemek için bir neden görülmediğinden mahkememizce de kabul edilmiş, hükme esas alınmıştır. Değer Kaybı Yönünden;

Bilirkişi, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130 E. 2002/4512 K.sayılı içtihadına dayanarak, tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki Mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç onarım görmemiş araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir, görüşü ve yine 9. Anayasa Mahkemesinin, 14 Şubat 2023 tarih, 32104 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 2021/82 E. 2022/197 K.sayılı ve 29.12.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak değer kaybı değerlendirmesinin, Yargıtay uygulamalarına uygun olarak dava konusu aracın hasar öncesi rayiç değeri ile hasar onarıldıktan sonra rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edildiğini belirtmiştir.

Dava konusu ... plakalı otomobilin dava konusu hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyası kapsımda hazırlanmış ... tarih, ... SBM rapor sayılı kesin ekspertiz raporunda, 2020 model, 21.101 km kullanım mesafesinde olan aracın onarım kalemleri arasında yer alan sol ön kapı, sol arka kapı, sol şasi yanı onarımları mükerrer hasar olmamaları durumunda aracın hasar emarelerini taşımasına yol açmaları nedeniyle değer kaybı oluşturacak onarımlar olduğu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 04.11.2023 kayıt tarihli, 90129 sayılı yazısından, dava konusu ... plakalı aracın 06.10.2022 tarihli dava konusu hasar öncesi kayıtlı hasarının bulunmadığı, dava konusu araç ile aynı marka, tip, model yılına sahip ortalama kullanım mesafeleri yakın olan muadil araçların güncel satış ilanlarında (Raporda Resim 3) yer alan satış değerleri ve hasarlarına göz önüne alınarak hasar öncesi ve hasar onarımı sonrası rayiç değerler arasındaki farka göre tespit edilen 60.000,00 TL güncel değer kaybının (Raporda Tablo 1) güncel ve hasar tarihi itibariyle kasko değerleri (Raporda Resim 4) kullanılarak nispi yöntem ile hasar tarihine irca edilmiş değeri (Raporda Tablo 2) dikkate alınarak, 32.500,00 'TL olarak değerlendirildiği, davalı şirket tarafından 30.731,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığı göz önüne alındığında bakiye değer kaybı tazminatının 32.500,00 TL - 30.731,00 TL = 1.769,00.-TL olduğu hesaplanmıştır.

Rapora karşı yapılan itiraz nedeniyle ek rapor alınmış, 29.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Dava konusu kaza, kök raporda yer alan Resim 1 de, kazaya karışan sürücülerin beyanlarına yer verilerek değerlendirildiği, sürücü davranışları ve araçların kaza öncesi seyir koşulları, ortalama bir kişinin anlayabileceği şekilde Kök Raporun 5.maddesinde açıklanarak, Kök Raporun 6.maddesinde kusur ve kusur gerekçeleri açıklandığı, değer kaybı hesabında kullanılan yöntem ilgili Anayasa Mahkemesi kararın atıfta bulunularak kök raporun 7.maddesinde açıklandığı, değer kaybı hesabının Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, aracın hasar öncesi rayiç değeri ile hasar onarımı sonrası rayiç değeri arasındaki farka göre yapıldığı, her ne kadar davacı vekil güncel değer kaybının 60.000 TL olarak hesaplanması fakat hasar tarihindeki hesaplamanın 32.500 TL olarak hesaplanması hatalı bir değerlendirme oluğunu belirtmiş ise de hatanın nereden kaynaklandığının açıklamadığını, hukuk muhakemesi usulüne göre ispat yükü sonuçtan fayda sağlayacak taraf ait olup, bilirkişinin dosyaya belge sunma, belge talep etme şeklinde bir sorumluluğu bulunmadığını, dava dosyasına, dava konusu aracın dava tarihi itibariyle muadillerine ilişkin belge sunulmadığını, kök raporun 12.maddesinde, değer kaybı tespitinde izlenen yöntemin açıklandığını, dava konusu araca muadil araçlara ait rapor tarihi itibariyle güncel ilanlar, ilan iletişim bilgileri ve kaynak ile birlikte verilerek, dava konusu aracın hasar öncesi ve hasar sonrası rayiç değeri arasındaki fark Yargıtay uygulamaları doğrultusunda güncel değer kaybı olarak tespit edildiğini, elde edilen rapor tarihi itibariyle güncel değer kaybının aracın güncel ve hasar tarihi itibariyle kasko değerleri üzerinden hasar tarihine irca edilmiş değer göz önüne alınarak hasar tarihi itibariyle dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının 32.500,00 TL olarak değerlendirildiğini, ara karar gereği, hesabın tekrar kontrol edildiği ve maddi bir hataya rastlanmadığı, hesaplamada kullanılan belgelere elde edildiği kaynakla ile birlikte kök raporda yer verildiği, yukarıdaki hususlar muvacehesinde, 07.11.2023 tarihli Kök Raporda kusur ve değer kaybı yönünden varılan kanaatlerin değişmediği yönünde görüş bildirilerek kök raporda ısrar edilmiştir.

Davalı vekili kusur oranına itiraz etmiş ise de kusur oranının tespitinin oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, KDV yönünden sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki itirazlarının ise, bilirkişi raporunda bu yönde ilave bir hesaplama yapılmadığı, değer kaybı yönünden bulunan miktarın fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de hesaplamanda bir yanlışlık gözlenmediği gibi uzman bilirkişi tarafından da yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve makul olduğu , sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarının maddi teminat limitinin % 15'ini aşamayacağı yönünde itirazda bulunmuş ise de bu itirazın somutlaştırılmadığı, bu limitin nasıl aşıldığının anlaşılamadığından itirazlar yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek veya yeni bir heyetten rapor almaya gerek duyulmamıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince; 06.10.2022 tarihinde dava dışı sigortalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, yola gerekli dikkati vermemesi sonucu kavşaklarda geçiş hakkına ilişkin trafik kuralını ihlal etmesi neticesinde % 100 (TAM) kusurlu olarak davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arka kapı ve arka çamurluktan çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine araçtaki değer kaybının karşılanması talebiyle davacı vekili 04.11.2022 tarihinde kalıcı elektronik veri sağlayıcısı (e-posta) ile başvuru yapmış, ... tarihinde ... nolu değer kaybı hasar dosyası açılmıştır. Başvuru üzerine 11.01.2023 tarihinde davacı tarafa 30.731,00.-TL değer kaybı ödemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan bilirkişi raporu ve teknik incelemeye göre araçta oluşan değer kaybının 32.500,00.-TL olarak hesaplandığı, rapordaki tespite itibar etmemek için bir neden görülmediği düşünüldüğünden itibar etmek gerekmiş olup hükme esas alınmıştır. Buna göre bakiye değer kaybı tazminatının 32.500,00 TL - 30.731,00 TL = 1.769,00.-TL olduğu hesaplanmıştır.

Davacı vekili kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmiş ise de; 2918 sayılı KTK.nun 99/1 nci madde hükmü ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın 12 nci madde hükmü uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrütün gerçekleşeceği kabul edildiğinden talebi yerinde görülmemiş, tacir olmadığından yasal faiz uygulanması gerekmiştir.

Davalı tarafın temerrüt tarihinin; hasar dosyasının açıldığı 08.11.2022 tarihi, başvurunun tebliğ tarihi olarak kabul edilerek 8 iş günü ilavesi ile davalı sigorta şirketinin 20.11.2022 tarihinde temerrüt halinde olduğu kabil edilmiştir. Davacı tacir olmadığından yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekili de bilirkişi raporundaki miktar üzerinden 30/03/2024 tarihinde, belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu bu miktarlara göre tamamlayarak harcını yatırmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE,

1.Temerrüt tarihi olan 20/11/2022 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 1.769,00-TL maddi (değer kaybı) tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

2.Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60-TL olup, peşin alınan 179,90-TL harç ile 13,13-TL tamamlama harcından oluşan 193,03-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 234,57-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 302,50-TL, bilirkişi ücreti 4.000,00-TL'den oluşan 4.302,50-TL yargılama gideri ile 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç, 13,13-TL tamamlama harcı toplamı 4.675,43‬-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,

4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 1.769,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,

6.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK m.341/2 hükmü gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.22/04/2024 KATİP HAKİM

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.30 K2918 md.8
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.