11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9004 E. , 2011/2262 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2009 tarih ve 2008/2651 - 2009/717 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat borçlarının tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair ilk kararı bozan Dairemizin 03.11.2008 gün ve 2008/9281 – 12160 sayılı ilamına uyularak davacı kooperatifin davalıdan 15.07.2005 tarihli takibe esas alınan 28.02.2005 tarihi itibari ile genel kurul kararlarına dayanan aidat alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kooperatif aidatı borçlarının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif vekili, davalının aidat borçları nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılamanın ardından, talebin kabulüne dair verilen karar Dairemizin 03.11.2008 tarihli ilamı ile davacı kooperatifçe talep edilen aidatların genel kurul kararına dayanmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya içeriği itibari ile icra takibine konu edilen alacakların bir kısmının, kooperatif genel kurulunca alınmasına karar verilen aidatların davalı tarafından gecikmeli olarak ödenmesinden kaynaklanan faiz istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının genel kurul kararı ile alınmasına karar verilen aidatlardan kaynaklanan faiz alacağının bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.