11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizin ... E sayılı davası ile birleşen ve daha sonra 07/03/2024 tarihli ara kararla tefrikine karar verilerek yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/769 E sayılı yukarıda tarafları ve konuları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... ... A.Ş. arasında 01.01.2016 tarihli Doğalgaz Alımı Satımı Sözleşmesi imzalandığını, davalı ... A.Ş.'nin merkezi Rusya Federasyonu’nda bulunan dava dışı ... ... ... ile 11.09.2007 tarihli Doğalgaz İthalat Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirkete .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23/01/2017 tarih ve ... D.iş sayılı kararıyla davalı ...'nin kayyım olarak atandığını, taraflar arasındaki Sözleşme'nin 8. maddesine dayalı olarak davalı şirketin dava dışı ... ... ile arasındaki gaz ithalat fiyatının 01.01.2017 tarihinden itibaren geçmişe yönelik olarak %10,25 artırdığını bildirerek müvekkili şirketten 5.833.577,49 USD ek alacak talebinde bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkili tarafından ödemesi yapılan ticari ilişki sonrasında geriye dönük ücret farkı talebinde bulunduğunu, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, taraflar arasındaki doğalgaz alım satım sözleşmesinin tahkim koşulu içerdiğini, müvekkili tarafından gaz satışları 01.01.2017 ile 30.10.2018 tarihleri aralığında mevcut sözleşmede yer alan cari fiyatlar ve EPDK'nın belirlediği sınırlar dahilinde yapıldığını, davalı şirketin tedarik süreci hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunarak müvekkilinin kendisini koruyacak tedbirleri almasını veya diğer girişimlerde bulunmasını engellediğini, davalı şirketin dava dışı şirket ile gaz alım sözleşmesini gizlilik kaydı olduğu iddiasıyla paylaşmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle TTK 55. ve 56.maddeleri uyarınca haksız rekabet olduğunun tespitine, men'i ile geçmişe dönük olarak fiyat farkı yansıtılmasına ilişkin maddi durumun ortadan kaldırılmasına; dilekçede bilgileri yazılı ... A.Ş.nin 03.07.2017 tarihli 1.787.708,00 USD bedelli;
... A.Ş.nin 03.07.2017 tarihli 5.178.260,00 USD bedelli;
... A.Ş.nin 03.10.2018 tarihli 2.408.221,00 USD bedelli;
... A.Ş.nin 10.08.2018 tarihli 1.589.514,00 USD bedelli;
... A.Ş.nin 22.09.2017 tarihli 778.963,00 USD bedelli toplam değeri 11.742.666,00 USD olan teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının bulunduğunu, bu nedenle tahkim itirazında bulunduklarını, davacının asıl ve birleşen davalardaki benzer iddiaları ile açtığı menfi tespit ve teminat mektuplarının iadesi talepleri hakkında kesin hüküm bulunduğunu, daha önce teminat mektuplarının iadesi talebinin reddedildiğini ve karar kesinleştiğini, müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının benzer iddiaları ile açtığı menfi tespit ve teminat mektuplarının iadesi talepleri hakkında kesin hüküm bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının bulunduğunu, bu nedenle tahkim itirazında bulunduklarını, davacı tarafça iadesi istenilen teminat mektupları ile davacı tarafın iddiası arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin hiçbir eyleminin haksız rekabet teşkil etmediğini, müvekkili elinde bulunan teminat mektuplarının taraflar arasındaki Doğalgaz Alım Satım Sözleşmesi gereğince verildiğini, davacı şirkete karşı işlenen haksız rekabet nitelikli bir fiil bulunmadığını, davacının alacağı veya zararı bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; davacı ile davalı ... ... A.Ş. arasında yapılmış 01.01.2016 tarihli Doğalgaz Alımı Satımı Sözleşmesi'nden kaynaklı haksız rekabetin tespiti, men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile dilekçede bilgileri yazılı teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkindir. Davalı ...'ye yönelik açılan dava yönünden yapılan inceleme sonrasında; Bilindiği üzere Türk Borçlar Hukukunda "sözleşmenin nisbiliği" ilkesi benimsenmiş olup; bu ilke gereğince sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Eş söyleyişle, bir sözleşme ile o sözleşmenin tarafı olmayan kimselere sorumluluk yüklenemez.
Somut olayda dava konusu 01.01.2016 tarihli Doğalgaz Alımı Satımı Sözleşmesi davacı ile diğer davalı ... ... ... A.Ş. arasında yapılmış olup, davacı ile davalı ... arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, az yukarıda açıklanan "sözleşmenin nisbiliği" ilkesi gereğince sözleşmenin tarafı olmayan diğer davalı şirkete kayyım olarak atanan ...'nin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, adı geçen davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... ... A.Ş.'ye yönelik açılan dava yönünden yapılan inceleme sonrasında; Haksız rekabetin önlenmesi talebi ile açılan dava yönünden: 6100 sayılı HMK'nın 413.maddesi;"(1) Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. (2) Tahkim itirazının ileri sürülmesi, tahkim yargılamasına engel değildir." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, taraflar arasında yapılmış 01.01.2016 tarihli Doğalgaz Alımı Satımı Sözleşmesi'nin Tahkim başlıklı 16.maddesinde; 01.01.2016 tarihli sözleşmeden ve bağlantılı olarak taraflar arasında doğacak uyuşmazlıklarda taraflarca çözüm bulunamaması halinde tahkime başvurulacağı kararlaştırılmış olup; davalı tarafça süresi içinde cevap dilekçesiyle tahkim ilk itirazında bulunulmuştur.
Davacı tarafın haksız rekabete ilişkin istemi, taraflar arasındaki sözleşmeden ve bağlantılı konulardan doğmuş olduğundan, sözkonusu uyuşmazlığın, kararlaştırılan sözleşme hükmü gereğince oluşturulacak hakem kurulunca çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu durumda davalı tarafın tahkim ilk itirazı yerinde görülerek, bu konudaki davacı taraf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Teminat mektuplarının iadesi talebi ile açılan dava yönünden;
Taraflar arasındaki işbu uyuşmazlığa ilişkin aynı yöndeki talebin, ...Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi Hakem Heyeti nezdinde 26/11/2019 tarihli Hakem Heyeti kararıyla reddedildiği, işbu kararın iptali talebinin İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin 26/05/2022 tarih ve 2019/15 E 2022/3 K sayılı kararıyla reddedildiği ve temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2022 tarih ve 2022/5447 E, 2022/6806 K sayılı kararıyla kararın onanarak kesinleştiği; bu halde, taraflar arasındaki işbu somut uyuşmazlığa ilişkin verilmiş kesin hüküm bulunduğu anlaşılmaktadır. Kesin hüküm,
HMK 114/1-i maddesi gereğince dava şartı olup, aynı yasanın 115.maddesi gereğince dava şartlarının varlığı ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekeceğinden,
HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereği kesin hüküm bulunması nedeni ile dava şartı yokluğundan bu konudaki davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi yönünden;
Davacı taraf dava konusu teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de; yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça açılan davanın reddine karar verildiği ve haklılığın yaklaşık olarak ispatlanamadığı dolayısıyla,
HMK'nın 389. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin de reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davalı ...'ye yönelik Açılan Davanın Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle Reddine,
2.Diğer davalı ... ...Anonim Şirketi'ne yönelik;
a)Haksız rekabetin önlenmesi talebi ile açılan dava yönünden; davalı tarafın tahkim ilk itirazının kabulü ile, bu davanın usulden reddine,
b)Teminat mektuplarının iadesi talebi ile açılan dava yönünden; davalı tarafın kesin hüküm itirazının kabulü ile, bu davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,
3.Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 200.535,38 TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye 200.107,78 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
6.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine,
7.Davalı ... ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, usulden reddedilen haksız rekabetin önlenmesi talebi yönünden hesap ve takdir olunan 17.900 TL, usulden reddedilen teminat mektuplarının iadesi talebi yönünden hesap ve takdir olunan 17.900 TL olmak üzere toplam 35.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine,
8.Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 14/03/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)