11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9032 E. , 2011/2325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2009 tarih ve 2005/379-2009/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili, eşi ... ile kızları ... ve ...’ın 1993 yılında davalı kooperatife ortak olduklarını, müvekkilinin konut için ortaklık yanında eşine ait dükkan payı ortaklığını 08.08.1996 tarihli makbuzla devraldığını,sonraki tarihlerde kızlarının payını da devralarak dört daire ve bir dükkan için davalıya ortak olduğunu, kooperatifçe müvekkiline verilecek daire ve konut kalmadığını ileri sürerek, şimdilik 40.000,00 TL ‘nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, dükkan ve daire için ayrı ayrı ortaklık bulunmadığını, davacının uzun yıllar önce ortaklıktan ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğu, ortak olan eşi ve kızlarının ortaklık paylarını devralarak bir dükkan ve bir konut için ortak olduğu, davacıya verilecek dükkan ve konut bulunmadığı, ifa imkansızlığı nedeniyle dükkan ve konut için ayrı ayrı ödenecek tazminatın belirlenmesi gerektiği, ortaklığın devam etmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 40.000,00 TL’ nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, davalı kooperatife ortaklığı bulunan davacıya verilecek konut bulunmaması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının bir dükkan ve bir konut için ortaklığının bulunduğu ve davacının dükkan için peşin ortak olduğu kabul edilerek, daire yönünden tazminat, dükkan yönünden ise, peşin alınan dükkanın dava tarihindeki rayiç değerinin tahsiline karar verilmiştir.
Öncelikle, davacı, dükkan payını eşinden devraldığını belirtmiş, mahkemece de, yalnızca kooperatif yetkilisinin imzasını taşıyan 08.08.2006 tarihli makbuzla eşi ...’nin payının davacıya devredildiği ve kooperatifçe bu durumun benimsendiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Kooperatif payı devri, alacağın temliki hükümlerine tabi olup, yazılı temlik sözleşmesi ve devir beyanının bulunması gerekir. Somut olayda, davacının eşi ...’den devraldığını iddia ettiği ancak devredenin de iradesini içeren yazılı temlik sözleşmesi veya yazılı beyanı bulunmadığı dikkate alınarak dükkan payının davacı tarafından devralındığının kanıtlanamadığı, dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, devredenin imza ve iradesini içermeyen makbuzun pay devri için yeterli görülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Kabule göre de, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23.madde hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından, yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği taktirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı benimsemiş olması gerekmektedir. Davacının, dükkan payı için eşinin payını devralarak ortak olduğu kabul edildiğine ve genel kurulca davacının veya payını devraldığını iddia ettiği eşi ...’nin peşin ortaklığı için alınmış bir genel kurul kararı bulunmamasına göre, dükkan ortaklığı yönünden de dairemizce benimsenen, kendisine verilecek dükkan veya konut kalmayan ortağa verilecek tazminat koşullarına göre hesaplama yapılması gerekirken, dairenin peşin para ile alındığı varsayılarak dava tarihindeki değerine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.