11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9662 E. , 2011/2375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.03.2007 tarih ve 2005/208-2007/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı kooperatif tarafından kura çekimi sonunda daire tahsis edildiğini, 21.10.2000 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında eksik ve hatalı inşaat imalatlarının ortaklar tarafından yapılması yönünde oy çokluğu ile karar alındığını, bu kararın iptali için Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/328 E.sayılı dosyası ile dava açtığını, mahkemece bu kararın tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, buna rağmen kooperatif yönetim kurulu tarafından bu noksanlık ve eksiklikleri ortadan kaldırmak amacıyla herhangi bir plan ve projeye dayanmadan, bilimsel kurallara uymayan iyileştirme çalışmaları yapıldığını, Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/67 sayılı dosyasında yapılan delil tespitindeki bilirkişi raporunda inşaata devam edilmemesi, aksine tamamen yıkılarak subasman dahil binanın projeye göre teknik ve fenni şekilde tekrar yapılması gerektiğinin belirtildiğini, kooperatifin amacı doğrultusunda kendisine bir konut tahsis edilmeyerek maddi, kişilik değerlerinin ihlali nedeniyle de manevi zarara uğradığını ileri sürerek 10.000 TL. maddi tazminatın 28.06.1998 tarihinden, 500,00 TL manevi tazminatın 21.11.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 2000 yılında yapılan kooperatif genel kurulunda binalardaki eksikliklerin ortaklarca yaptırılacağının kararlaştırıldığını, bu karar gereğince tüm ortakların evlerini yaptırdıklarını, ayrıca 2002 yılı genel kurulunda davacının borçlarını ödemesi halinde kooperatifçe eksikliklerin giderileceğinin karara bağlandığını, ancak davacının borçlarını ödememesi üzerine ortaklıktan çıkarıldığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak, davalı kooperatif ortağı davacıya tahsis edilen iki katlı meskenin mevcut hali ile güçlendirilmesi yerine yıkılıp yapılmasının zorunlu olduğu, davalı kooperatif yönetiminin yaptırdığı tamir ve tadilin usul ve fenne uygun olmadığı, davaya konu meskenin yıkılıp yeniden yapılması için gerekli olan bedelin dava tarihi itibariyle 10.800,00 TL olduğu, davacının kooperatifin eski yöneticisi olduğu ve ortaya çıkan zararda kusurunun bulunduğu iddiasının kooperatif yöneticilerinin sorumluluk davasına konu edilebileceği ve ayrı bir prosedüre tâbi olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, manevi tazminata ilişkin ilk verilen ret kararının her iki taraf yönünden kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.