Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/1896
Karar No
K. 2023/7089
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/1896 E.  ,  2023/7089 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/1896
Karar No: 2023/7089
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı görev aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiği, savunmasının alınmadığı, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve etkili başvuru hakkına aykırı hareket edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Öte yandan, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''...davacı hakkında, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu...'' hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ''...dosya arasındaki HTS analiz raporları ve BTK'dan elde edilen kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi raporlarında, sanığın kullandığı anlaşılan gsm hatlarının 2010-2014 yılları arasında Şanlıurfa ilindeki ve 2013-2014 yılları arasında Ankara ilindeki kamuya açık sabit hatlardan arandığının anlaşıldığı, yukarıda belirtildiği üzere sanığın Şanlıurfa ve Ankara illerindeki kamuya açık sabit hatlardan, yine asker olan şahıslarla bir kısmı ile farklı tarihlerde de ardışık olacak şekilde arandığı, sanık ile ardışık aranan bazı askerlerin alınan beyanlarında, örgütün askeri mahrem yapılanması içerisinde bulundukları ve kendileri ile ilgilenen mahrem imam tarafından örgütsel olarak haberleşmek amacıyla ankesörlü/sabit hatlardan arandıkları yönünde beyanları ayrıca tanık L.G.'ın sanıkla 1992 yılında birlikte aynı evde kaldıkları ve buna FETÖ içerisinde bulunan şahısların vesile oldukları, sanıkla birlikte örgüt liderine ait kitap okuyup, videoları izlediklerini beyan etmesi, sanığa ilişkin aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, ardışık aramaya konu edilen şahısların sanıkla aynı veya yakın rütbede asker ve kuvvete mensup kişiler olması birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu aranmaların makul görünmesinin mümkün olmayacağı, söz konusu bu aramaların sanığın bilgisi dahilinde olduğu, örgüt mensupları tarafından aranmadığı ve örgüt mensubu olmadığı yönündeki savunmalarının suçlamadan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğunun anlaşıldığı ve bu şekilde sanığın, örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Sanığın örgütün sivil mahrem imamları sabit hatlar üzerinden iletişim kurmak sureti ile irtibatlı olduğu ve örgütün askeri yapılanmasında yer alan sivil şahısların sorumluluğu altında faaliyetlerde bulunduğu gözetildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapılanmasının ve bu yapılanma içerisindeki kendi konumunun farkında olduğu, sanığın bu şekilde örgüt ile organik bağ kurduğu, örgütün askeri yapılanmasında "öğrenci" olarak tabir edilen konumda faaliyet yürüttüğü...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.