11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/9616 E. , 2011/2544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.04.2009 tarih ve 2008/501-2009/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının keşidecisi ... olan 25.09.2007 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... .... olan 30.08.2007 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli iki adet çeki ciro yoluyla elinde bulundurduğunu, ancak bu çekleri davacıya veren ....'nun ortağı bulunduğu davalı şirket tarafından Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/399 Esas sayılı dosyasında çek iptal davası açılarak bu çeklerin yapılan yargılama sonucunda iptaline karar verildiğini, ancak davalı tarafından bu davanın haksız ve kötü niyetli olarak davacı alacağının sürümcemede bırakılması amacıyla açıldığını, davalının davacı hakkında Kazan Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu çeklerin meşru hamilinin davacı olduğunu ileri sürerek, Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/399 Esas 2008/21 Karar sayılı dosyasında verilen ödeme yasağı ve çek iptali kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen çeklerin davacı tarafından davalı temsilcisinden gasp edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yapılan hazırlık soruşturması sonucunda davacı da dahil şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, davalının keşideciden çek bedellerini tahsil ettiği, çek iptali davasında verilen kararın mahiyetine göre ilam mahiyetinde olmayıp tespit niteliğini taşıdığı, gerçek çek maliklerinin ve hamilin iptale ilişkin olarak verilen bu kararın ortadan kaldırılmasını her zaman isteme hakkının bulunduğu, bu nedenle TTK'nun 575. maddesinde öngörülen ilan süresinin hak düşürücü bir süre olmadığı, bu süre içinde itiraz etmemenin hak sahibinin iptal kararının iptalini dava etmesine engel olmayacağı ve çeklerin hamilinin davacı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.