11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/4161 E. , 2024/138 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan alacaklı olduğunu, davalının borcunu zamanında ödememesi nedeniyle, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin 5221/17 sayılı dosyası ile dava açtığını ve açılan dava sonunda; davalıların müştereken ve/veya münferiden davacıya 249.858,21 TL meblağ ve bu meblağ üzerinden 03.08.2017 tarihinden itibaren tamamen tediye tarihine kadar her ay sonunda tahakkuk edecek ve borca kapitalize edilecek şekilde yıllık %28 faiz ödemelerine, davalıların müştereken ve/veya münferiden davacıya, bu hüküm ve masrafları dahil, dava masrafı olarak 6.140,00 TL'den ibaret meblağ ile onun üzerinden 08.11.2017 tarihinden tediye tarihine kadar %14 faiz+%16 KDV ödemelerine karar verildiğini, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin 5221/17 sayılı dosyası ile 08.11.2017 tarihinde verilen mahkeme kararının 21.12.2017 tarihinde kesinleştiğini, davalının, müvekkiline olan borcunu bu karara rağmen ödemediğini ve Türkiye’de yaşamaya başladığını, sürekli olarak borçlarını ödemekten kaçındığını, mahkeme kararına istinaden Türkiye’de yasal yollara başvurabilmek için davalı aleyhine kesinleşen ve kesin hüküm haline gelen Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin 5221/17 sayılı ve 08.11.2017 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfizi istenen Lefkoşa Kaza Mahkemesi kararının kesinleştiği ve ilamı veren yargı organı tarafından onanmış suretinin de sunulduğu, mahkeme kararlarının tenfizi yönünden karşılıklılık bulunduğundan kararın tenfizi bakımından 5718 sayılı Milletlerarası ... Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 53 ve 54 üncü maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüyle KKTC Lefkoşe Kaza Mahkemesinin 08.11.2017 tarihli 5221/17 dava no.lu 21.12.2017 tarihinde kesinleşen kararının tenfizine, bakiye karar harcının davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına borcunu ödemeyerek davalının sebebiyet verdiğini, öte yandan yargılama giderlerinin aleyhinde hüküm verilen taraftan tahsilinin gerektiğini, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama giderlerinin müvekkili üzerinde bırakılmasının ve müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde taraf teşkili de sağlanmaksızın karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dilekçesinin davalının dava tarihindeki yurt içi yerleşim yeri adresinde usulüne uygun tebliğ edildiği, öte yandan tenfiz davasının davacının insiyatifinden ... bir dava olup yargılama gideri ve vekâlet ücretine dair kararın da yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla bunlara ek olarak davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekirken görevsiz asliye hukuk mahkemesinde görülmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, KKTC Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin 5221/17 sayılı ve 08.11.2017 tarihli kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.5718 sayılı Kanun'un 50 nci ve devam hükümleri.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.5718 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine göre yabancı mahkeme kararlarının icrası için tanıma ve tenfizine karar verilmesi gerekir. Davacı da KKTC Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin 5221/17 sayılı ve 08.11.2017 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiş ve İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinde kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiş olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildikten sonra yargılama giderleri ve kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf lehine vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği ve bu nedenle de yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasıyla vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına dair İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozularak kaldırılması gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.