11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/3713 E. , 2010/3738 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/09/2007 tarih ve 2007/551-2007/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Tuncer’in 14.02.2001 tarihli destek kredisi sözleşmesi ile davalı bankadan 300.000.-USD bedelli 60 ay vadeli konut destek kredisi aldığını, diğer davacıların krediye kefil olduklarını, davalı bankanın krediye sözleşme tarihinden itibaren faiz işlettiğini ve ilk taksitini de henüz krediyi kullandırmadan 14.03.2001 tarihinde tahsil etmiş olmasına rağmen, ipotek işlemlerinin devam etmesi nedeniyle 19.03.2001 tarihinde kredinin TL olarak ödendiğini, sözleşme tarihinde 1 USD=664.864.-TL olduğunu, kredinin ödendiği tarihte 993.163.-TL’na yükseltildiğini, bu durumda ödeme tarihinde 300.000.-USD’nin karşılığı 297.948.900.000.-TL olduğu halde kendisine 199.456.269.160.-TL ödeme yapıldığını, aradaki 98.492.630.840.-TL farkın ödeme tarihi itibarıyla 99.170.-USD olduğunu, davalı bankanın henüz kredi işlemleri tamamlanmadan, teminat ipoteği tesis edilmeden krediyi TL olarak ve hesaba blokaj uygulayarak yatırmış olmakla basiretli tacir gibi davranmayarak davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek, 99.170.-USD’nın geri ödemeden tenkis edilmesi, yada bu tutarın zarar olarak 14.02.2001 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı Turcer’in bankadan dövize endeksli TL kredisi kullandığını ve 14.02.2001 tarihli talimatı ile de kredi tutarının TL olarak ödenmesini istediğini bu nedenle davacının talimatı tarihinde ödeme yapılmış olması karşısından bankanın herhangi bir gecikmesi bulunmadığını davacının da TL olarak virman edilen parayı çekincesiz olarak hesabından çektiğini, bankacılık uygulamasında da kredinin müşteri hesabına geçirilip, ipotek tesis edilinceye kadar müşteri hesabına bloke konulduğunu, ipoteğin kurulmasının paranın fiilen kullanılmasının ön şartı olduğunu, ipoteğin geç tesisinin de davacının taşınmazın değerini düşük bulması nedeniyle yeniden ekspertiz incelemesi yapılması gerektiğinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 4822 sayılı Yasayla değişik 4077 sayılı Kanunu’nun 3, 10 ve 23/1 nci maddeleri uyarınca uyuşmazlığa tüketici mahkemesince bakılacağı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.