Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ: 18/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 09/03/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ : 18/03/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davalının davacı şirketten ticari alışverişte bulunan bir şahıs şirketi olduğunu, davalının 2018 yılı içerisinde defaatle davacı şirketten mermer vb. ürün aldığını, davalının yaptığı bu alışveriş karşılığında davacı şirkete düzenli bir ödeme yapmadığını, kısım kısım ödemelerde bulunduğunu, 2018 yılı sonunda davacı şirkete 17.058,22 TL bakiye borcu kaldığını, davalının en son 21/02/2019 tarihinde borcun bir kısmı için 1.700 USD ödeme yaptığını kalan borcun ödenmemesi üzerine Denizli 4.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ve itiraz sonucunda takibin durduğunu belirterek, borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun itirazının kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, davalının davacı şirket ile uzun süredir ticari ilişkisinin bulunduğunu, dava konusu olaya kadar tüm ödemelerini yerine getirdiklerini ve taraflar arasında herhangi bir sorun yaşanmadığını, dava konusu olay ile ilgili de herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı şirkete yurt içi ve yurt dışı şirketlerden sipariş geldikçe davacı şirketten mermer temin ettiğini, yine bu siparişlerden birinde ... bulunan ... şirketi tarafından Fuga İşlemeli Traverten Plaka siparişi üzerine davacı ... şirketinden kendisinden istenen plakanın temini için sözlü olarak anlaştıklarını, anlaşma sonrası fuga işlemeli mermer plakanın teslim için anlaşılan süreden yaklaşık 4 hafta geçtikten sonra şirket yetkilileri tarafından müvekkilinin aranarak işyerinde bulunan fuga işlemi yapan makinenin arızalandığının söylendiğini ve bu işlemi yapamayacaklarının bildirildiğini, davalı tarafından kendisinden istenen mermer plakanın bir an önce teslim edilmesi için davacı şirket yetkilileri ile fuga işleminin dışarıdan başka bir şirkete yaptırılması, fuga işlemi ücretinin ... tarafından ödenmesi ve davacı ... Şirketine müvekkili tarafından ödenecek ücretin ise "fugasız mermer plaka üzerinden ödenmesi" konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşma doğrultusunda ... şirketinin yetkilisi ..., fuga işleminin yapılması amacıyla "... Limited Şirketi" ile anlaşma yaptığını ve kendi ellerinde olan "fuga işlemi yapılmamış mermer plakayı" ... şirketine 08.09.2019 tarihinde teslim ettiğini, hatta dava konusu mermer plakanın davacı şirketten dava dışı ... nakliye ücreti olan 400-TL müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca yine ... yetkilisi ... müvekkiline yapılacak bu işlemin ücretin kendi hesaplarında mahsup edileceğini ve fuga işlemi yapılmamış mermer plaka üzerinden ücret talep edeceklerini bildirdiğini, müvekkilinin bu anlaşmaya istinaden davacı tarafa fuga işleme ücretini ödemediğini ancak davacı tarafın yapılan anlaşmaya rağmen bu ücreti talep ettiğini belirterek davanın reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini dilemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...., Davacı tarafın takip tarihi itibarıyla 8.019,63 TL cari bakiye alacağı olduğu, davalı kayıtlarına göre, davalı tarafın davacı tarafa takip tarihi itibarıyla 6.940,71 TL cari bakiye borcu olduğu, taraf resmi defterlerindeki ticari işlem hareketlerinin birbirini teyit ettiği, cari borç-alacak bakiyesi bakımından 8.019,63 TL-6.940,71 =1.078,92 TL tutar uyumsuzluğunun davalı tarafından davacı tarafa yapılan cari borç ödemesi dövizli işlemlerinin resmi kayıtlara yansıyan ödeme günü kur değerlemesi farklarından oluştuğu tespit edilmekle, ödeme tarihindeki kur değerlerinin dikkate alınması gerektiğinden ve davalının bankaya ödeme yaptığı tarihteki kura göre, davacının davalıdan 6.940,73 TL bakiye alacağı bulunduğu, davalının bu alacağını ödediğini, TMK.

6.m. ve HMK. 200-(1) maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği; bu nedenlerle, davacının, tespit edilen alacağını tahsil için icra takibi yapmakta ve işbu davayı açmakta haklı olduğu, davacının alacağının varlığını HMK.'nun 222. maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğüne dair delil bulunmadığından, davacının fazlaya ilişkin talebi ile birlikte takip öncesi işlemiş faiz talebinin de reddine karar verilmiştir. İİK.'nun 67-(2) maddesi; "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü içermektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez. Dava faturadan kaynaklanan bakiye alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkâr tazminatına, Davanın kısmen kabulü ile, Denizli 4.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 6.940,73 TL asıl alacak olmak üzere aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak miktarı 6.940,73 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporundaki hesaplamanın doğru olmadığını, alışverişin dolar üzerinden gerçekleştiğini, normalde döviz transferlerinin 3 iş günü içerisinde ancak gerçekleştiğini ve müvekkilin defterlerinde de paranın geçtiği anlara göre hesaplamalar yapılmasına rağmen bu durumun tamamen göz ardı ederek yalnız davalının defter ve hesaplamaları doğru kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, para borçlarında alacaklının eline geçtiği an ifa anı kabul edildiğinden paranın alacaklının bankadaki hesabına girmesiyle borç ifa edilmiş olduğunu, ayrıca 20.06.2018 olan tarih müvekkilinin defterlerinde dolar gönderiminin 2 gün sonra ulaşması nedeniyle 22.06.2018; 26.06.2018 olan tarih müvekkilinin defterlerinde dolar gönderiminin 2 gün sonra ulaşması nedeniyle 28.06.2018; 28.09.2018 olan tarih müvekkilinin defterlerinde dolar gönderiminin 2 gün sonra ulaşması nedeniyle 02.10.2018 olarak işlendiğini, yerel mahkemece bu durum değerlendirilmeden yalnızca davalının parayı gönderim tarihleri olan tarihlerin esas alındığını, bu durumda müvekkilinin hak kaybına uğradığını, hesabın doğrusunun aslında 22.06.2018 tarihli 15.000USD ödeme, 28.06.2018 tarihli 10.000USD ödeme, 02.10.2018 tarihli 9975USD ödeme, 21.02.2019 tarihli 1700USD ödeme şeklinde olduğunu, dolar kuru hesaplanırken bir gün öncesi Merkez Bankası dolar efektif alış kuruna göre hesaplama yapılması gerektiği dikkate alınırsa; 21.06.2018 dolar efektif alış kuru:4.7490TL'den hesaplandığında:71.235-TL, 27.06.2018 dolar efektif alış kuru:4.6317TL'den hesaplandığında:46.317-TL, 01.10.2018 dolar efektif alış kuru:5.9617TL'den hesaplandığında:59.467-TL, 20.02.2019 dolar efektif alış kuru:5.2927TL'den hesaplandığında:8.997-TL olmak üzere toplam 186.016-TL çıkması gerektiğini, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile itirazları değerlendirmeden karar verdiğini, davanın tümden kabülü ile alacağın tümü üzerinden % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerini içeren sonuçların ortadan kaldırılarak; tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketle yapmış olduğu mermer satış sözleşmesinin, " Fuga İşlemeli Traverten Plaka " mermer üzerine olduğunu, ancak davacı ... Şirketinin mermerlere fuga işlemi yapmamış olması nedeniyle müvekkilinin fuga işlemini dava dışı ... Şirketine yaptırdığını ve işlemin tüm masraflarını dava dışı ... Şirketine ödediği halde ilk derece mahkemesinin yargılaması esnasında dava dışı ... Şirketinin ticari defterlerini incelemeden eksik inceleme sonucu verilen hükmün eksik olduğunu, davacı ... şirketinden kendisinden istenen "fuga işlemeli mermer plakanın" temini için sözlü olarak anlaştıklarını, fuga işlemeli mermer plakanın teslimi için anlaşılan süreden yaklaşık 4 hafta sonra davacı şirket yetkilileri müvekkilini arayarak işyerinde bulunan fuga işlemi yapan makinenin arızalandığını bu nedenle işlemi yapamayacak olduklarını bildirdiklerini, müvekkili tarafından kendisinden istenen mermer plakanın bir an önce teslim edilmesi için davacı şirket yetkilileri ile fuga işlemini dışarıdan başka bir şirkete yaptırılması, fuga işlemi ücretinin ... tarafından ödenmesi ve davacı ... müvekkil tarafından ödenecek ücretin ise " fugasız mermer plaka üzerinden ödenmesi " konusunda anlaşmaya vardıklarından ... Şirketi yetkilisi ..., fuga işleminin yapılması amacıyla " ... Şirketi" ile anlaşma yaptıklarını ve kendi ellerinde olan " fugasız işlemi yapılmamış mermer plakayı" ... şirketine 08.09.2019 tarihinde teslim ettiğini, Fuga işlemi yapılması amacıyla dava dışı ... şirketine teslim edilen mermerlerin nakliye ücreti de dahil olmak üzere tüm işlem ücretlerinin davalı müvekkil tarafından dava dışı ... Şirketine ödendiğini, davacı ... Şirketi yetkililerinin, mermerlere yapılan fuga işlemini kendi şirketlerinde yapılmış gibi fuga işlemi ücretini kapsayan fatura kestiklerini ve bu faturayı Denizli 4. İcra Müdürlüğü ... numaralı dosyası ile haksız olarak icra takibine konu ettiklerini, dayanaksız takibe itiraz ettiklerini, yerel mahkemenin ... Şirketi'ne ait ticari defterleri incelemediğini, işleme dair tüm masraf ve ödemelerin davalı müvekkili şahıs şirketi ... tarafından ödendiğini, ilk derece mahkemesinin icra inkar tazminatına hükmetmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, yargılamaya neden olan olayın esasının çözümlenmesi için dayandıkları tanık delili de dahil olmak üzere diğer delillerin de değerlendirilmediğini, eksik inceleme sonucu kurulmuş Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi ... E., ...K. Numaralı ilamının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, faturadan kaynaklanan cari ilişkiye dayalı alacak için girişilen icra takibine vaki, İİK.'nun 67. maddesine göre açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup; istinafa konu kararda reddedilen miktar 1.091 TL 'dir. Karar tarihi olan 2021 yılı için kesinlik sınırı 5.880 TL olduğundan davacı vekilinin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın reddedilen miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafın dava konusu alacağa ilişkin faturayı ticari defterlerine işlemiş olmasına, taraf defterlerinin birbirini teyit ediyor olmasına, dava dışı şirketin defterlerinin incelenmiş olmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,

2.Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b-1. gereğince ESASTAN REDDİNE,

3.Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,

4.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 474,12 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 118,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 355,59 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

5.Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

6.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgililerine İADESİNE,

7.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8.Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.18/03/2024 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.