11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/1544 E. , 2012/5168 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2010/841-2010/1022 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde bulunan hesabından kimliği belirsiz kişilerce, internet bankacılığı aracılığıyla ... isimli kişiye ait kredi kartı hesabına 4.500 TL aktarıldığını, müvekkilinin durumu farketmesi üzerine şubeye başvurduğunu ve kredi kartının bloke edilmesinin sağlandığını, davalı bankanın güvenlik açığı nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 2.250 TL'nin 21.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmak üzere süre istemiştir. Mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın kredi kartından kaynaklandığı, bu halde davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemin" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının internet şifresi kullanarak hesabından para çekildiğinin iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK'nun 4. maddesi gereğince ticari iş niteliği bulunmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle, davanın genel mahkemede görülmesi gerekirken, dava dilekçesinin görev yönünden reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.