11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/2105 E. , 2024/502 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... üretiminde kullanılan hammaddelerden, bitmiş mamullere uzanan geniş bir ürün yelpazesinde tedarik, satış pazarlama, depolama, işleme ve dağıtım hizmeti sağlayan bir anonim şirket olduğunu, davalının ise limited şirket olduğunu, davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin davalıya silisli saç satışı gerçekleştirdiğini, dava konusu alacağın bu satış ilişkisinden kaynaklanan cari hesap bakiye alacağı olduğunu, davalı tarafından borçlu bulunduğu miktarın ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine 117.884,21 USD tutarındaki toplam alacağın tahsili için icra takibine başlanıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptalini, %40'dan ... olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2001 yılından silisli sac aletini davacıdan alarak müşterilerine sattığını, 2008 yılında davacının müvekkilinin bağımsız satış yapmamasını kendi bünyelerinde satış yapmasını ve bu satışlardan belli bir komisyon alınmasını önerdiğini, müvekkilince bu teklifin kabul edildiğini, bunun üzerine müvekkilin belli bir süre davacı şirket adına kendi müşterilerine satış yaptığını, bu satışlarda davacının faturaları müvekkil şirket adına değil artık direk satış yaptığı müvekkilinin müşterileri adına tanzim etmeye başladığını, davacının yaklaşıl bir yıl sonra müvekkil ile yapmış olduğu anlaşmayı ... taraflı olarak feshettiğini, müvekkili aradan çıkararak müvekkil müşterilerine kendisinin mal göndermeye başladığını, müvekkil müşterilerini elinden alarak müvekkilin ticari hayatını bitirdiğini, müvekkilin borcu olmamasına rağmen haksız olarak nereden kaynaklandığı belli olmayan alacak talep ettiğini belirterek davanın reddini, %40'dan ... olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 23.05.2016 tarih, 2014/353 E. ve 2016/462 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2011/3618 E. sayılı takip dosyasında 83.065,97 TL alacağa karşılık gelen (23.11.2010 tarihi itibariyle 1,00 USD karşılığı 1.4451 kabul edilmek üzere ödeme emrindeki gibi) 57.481,12 USD'nin takip tarihindeki koşullarda takip tarihinden itibaren yıllık %16 ticari avans faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, (57.481,12 USD'nin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte ödeme günündeki TC Merkez Bankasındaki döviz satış ... üzerinden hesaplanacak TL karşılığının), 57.481,12 USD (83.065,97 TL)'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay Kapatılan 19.Hukuk Dairesinin 21.09.2019 tarih, 2017/1894 E. ve 2019/314 K. sayılı kararıyla davanın, davacının davalıdan USD cinsinden alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptalini amaçlayan bir dava olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de karar yeterli gerekçeyi taşımadığı, davada hükme esas alınan 01.03.2016 tarihli bilirkişi raporunun özeti gerekçede gösterilmediği gibi mahkemece davanın nasıl bir düşünceyle kabul edildiğinin de anlaşılamadığı, bu nedenle hükmün öncelikle yetersiz gerekçe nedeniyle bozulduğunu, kararın hüküm fıkrasının da 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yazılmadığı, davacının alacağının USD cinsindenmi TL cinsindenmi tahsiline karar verildiği anlaşılamadığı, davacı alacağına avans faizi mi yoksa döviz faizi mi uygulanacağının da belirsiz bırakıldığı, ayrıca takip döviz cinsinden olsa bile icra inkar tazminatı hükmolunan döviz alacağının TL karşılığının %20’si üzerinden hesaplanması gerekirken hem USD cinsinden hem de TL cinsinden belirtilerek çelişkiye sebebiyet verildiği, öte yandan mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya alacağını temlik ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmasına davacı vekilince itiraz edildiği, itirazın nasıl karşılandığının hükümde açıklanmadığı, mahkemece yapılması gerekenin temlikin içeriği incelenip bunun kayıtsız şartsız bir temlik olup olmadığı temlik edilen alacağın davacı tarafından tahsil edilip edilemeyeceği üzerinde durulması olduğu, tahsili imkansız alacağın temliki halinde bunun bir ödeme olmayacağının düşünülmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davacının davalıdan cari hesap alacağı olup olmadığı noktasında toplandığı, mahkememizce dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan 31.08.2020 ve 01.03.2016 tarihli bilirkişi raporları ile Yargıtay ilamı nazara alınarak öncelikle davacının icra takibindeki alacak talebinin USD cinsinden olduğu ve davacının USD cari hesap bakiyesi alacağının somut olaya ve dosya kapsamına da uygun olduğu, bununla birlikte talep edilen faizin %16 yıllık faiz olduğu, ancak burada uygulanması gereken faiz devlet bankalarının bir yıllık USD cinsinden mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı olduğu, 01.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı kayıtlarında olup, davacı kayıtlarında olmayan 62.634,55 TL ödeme kaydına mahkemece itibar edilmediği, keza Yargıtay ilamında da bu miktar yönünden ve itibar edilmemesi yönünden bir hata görülmediği, burada ihtilaflı hususun davalı yan kayıtlarında olup davacının kayıtlarında olmayan 66.117,27 TL'lik temlik sözleşmesine dayalı tutar olduğu, davacı yana yapılan temlik konusu davalı alacağı, davalı yanca zaten icra takibine konu edilmiş ve tahsili için hukuki süreç işletilen alacak olduğu (Gebze 3.İcra Müdürlüğünün 2007/3539 E.), asıl borç olarak takibin konusunun 55.780,00 USD miktarında olduğunun ... raporda belirtildiği, başka bir deyişle vadesinde ödenmemiş, takibe konu olmuş ve buna karşın temlik alınarak borca sayma sürecine taraflarca girildiği, yani bu miktar takip konusu asıl alacağı temlik ... davacı, takibe konu 3 üncü kişiden olan davalı alacağını kendi alacağını tahsil amaçlı temlik aldığını, mahkemece kaşe ve imzalar ile dosya kapsamındaki diğer deliller nazara alındığında temlikin kayıtsız-şartsız bir temlik olduğunun kabul edildiği, bununla birlikte temlike konu alacağın davacı yanca tahsilatı olmadığı, tahsil için icrai süreç işletilmesine karşın aciz vesikası veya Gebze 3.İcra Müdürlüğü'nün 2007/3539 E. sayılı icra dosyasında borçlusunun müflis-işi terk ve sair bir durumunun da ... olmadığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ve dava dışı Normtek Elek. Metal Dan. Ara. Hiz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin Gebze 3.İcra Müdürlüğünün 2007/3539 E. sayılı dosyasına sunduğu 19.12.2007 tarihli dilekçesi de nazara alındığında mahkemece tahsilin imkansız olduğu nazara alınarak temlike konu asıl alacağın tahsilinin imkansız olduğu ve temlik miktarının borçtan düşülmemesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 20.İcra Müdürlüğünün 2011/3618 E. sayılı takibine yaptığı itirazın (tahsilde tekerrür olmamak üzere Gebze 3. İcra Müdürlüğünün 2007/3539 E. sayılı dosyası kastedilerek) 113.261,12 USD asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca, devlet bankalarının bir yıllık USD cinsinden mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, dava konusu alacak likit nitelikte olduğundan hükmolunan 113.261,12 USD'nin (1-USD = 1,4451 TL x 113.261,12 = 163.673,64 TL) %20'si oranında 32.734,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından davalının da kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl alacak ve icra inkar tazminatı yönünden kararın hatalı olduğunu, davalının borçlu olduğu tutarın yanlış tespit edildiğini, davalının takip miktarının tamamını borçlu olduğunu, davalı ile aralarında 2001 yılından bu yana silisli saç satışı gerçekleştiğini, işbu davanın satış ilişkisinden ... cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, bu kapsamda davalı tarafından 117.884,21 USD tutarındaki borcun ödenmediğini, davalının müvekkil şirkete borçlu olduğunun ... olduğunu ancak asıl alacak tutarının eksik hesaplandığını, davalı tarafça ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, müvekkil şirketin ise ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, müvekkil şirketin defterlerine göre karar verilmesi gerekirken yanlış karar verildiğini, 6352 sayılı Kanun uyarınca 05.07.2012 tarihinden önce yapılmış olan icra takiplerine yapılan itirazların iptali davalarında %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece temliknameye konu asıl alacak tutarının tahsilinin imkansız olduğu ve temlik miktarının borçtan düşülmemesi gerektiğine kanaat getirilmiş ise de, esasen temyize konu temliknamenin tümüyle geçersiz olduğunu, temliknamenin usulüne uygun imzalanmadığın, imza sirkülerine göre ikinci bir imzanın daha bulunması gerektiğini, temliknamede yer ... tutarın borçtan düşülmemesinin doğru olduğunu ancak mahkemenin bu tutarın düşülmemesindeki gerekçesinin hatalı olduğunu gerekçesinin bu şekilde düzelterek onanmasını veya bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalıdan USD cinsinden alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptalini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 68 ... maddesi.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.