11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/4352 E. , 2024/564 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
DAVALILAR : 1.... Uluslararası Organizasyon Turizm ve Otelcilik Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/19668 sayılı "yolcu360 Araç kiralamak ne kolaymış!" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2017/86566, 2017/62976, 2017/62958, 2016/80919 sayılı "... ...", "... com", "... com", "... ..." ibareli ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek, başvurunun reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazlarının da 2018/M-11873 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa müvekkilinin 2015 yılından bu yana www.yolcu360.com ... adı altında çevrimiçi (online) araç kiralama rezervasyon ve aracılık hizmeti vermekte olduğunu, “... 360” platformunun 2015 yılı başlarında müvekkili ile THY ve AnadoluJet şirketinin işbirliği sonucu ortaya çıktığını ve faaliyetlerine başladığını, başvuru konusu marka ile itiraza konu “... ...”, “... com”, “... com” ve “... ...” ibareli markaların benzer olmadığını, davalıya ait markanın hem ... hem de ... kelimelerinin jenerik, ayırt edici olmayan kelimeler olması sebebiyle zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ulusal televizyon ve radyo kanallarında çeşitli reklamlarının ... yıllardır yayımlanmakta olduğunu, bu reklam filmlerinde ve sloganlarında “araç kiralamak ne kolaymış!” sözcüğünün melodik bir şekilde tüketicilere tanıtıldığını ve toplum nezdinde tanınmış bir marka haline geldiğini, davalı yana ait “... ...” ya da “... com” ibareli markalar ile piyasaya sürülen herhangi bir mal veya hizmetin bulunmadığını ve müvekkili markasının tescilinin talep edildiği hiçbir sınıfta kullanılmadığını, markaların benzer alıcı çevresine hitap etmediğini, benzer ihtiyaçları gidermediklerini, rekabet etme olanaklarının bulunmadığını, dağıtım kanallarının ortak olmadığını ve kullanım yöntemleriyle hedeflenen halk kesiminin de aynı bulunmadığını ileri sürerek, 2018/M-11873 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun talep edilen tüm sınıfları yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Kurumu (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında başvuruya konu tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait “....COM”, “...”, “... COM” ve “... ...” markası ile davacı yana ait “... 360 ARAÇ KİRALAMAK NE KOLAYMIŞ!” markası arasında bağlantı kurulması dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek nitelikte benzerlik bulunduğunu, “...” kelimesinin “araç kiralama hizmetleri” için tanımlayıcı bir ibare olarak kabul edilebileceğini, ancak bu durumda da bunun 35. sınıf hizmetleri için değil, araç kiralama hizmetlerini içeren 39. sınıf için geçerli olabileceğini, 35. sınıfın geniş kapsamlı bir hizmet sınıfı olduğunu ve “...” kelimesinin bu sınıf hizmetler için tanımlayıcı ve ayırt edici niteliği haiz olmadığını, davacının markasının müvekkili Şirketin seri markası olduğu imajı doğurduğunu, davacı taraf müvekkilinin "..." ibareli markalarını kullanmadığını iddia etmişse de tescilden bu yana bir iki yıl içinde markanın kullanım zorunluluğunun olmadığını, kaldı ki müvekkilinin tescil ettirdiği markaları kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2018/19668 sayılı "yolcu360 Araç kiralamak ne kolaymış!" ibareli marka başvurusu ile “...” ibareli davalı markalarının benzer olduğu; davacı marka başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetlerin tamamı bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür olduğu ve markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, davacı iddiasının ve önceki bilirkişi raporundaki kabulün aksine taraf markalarında ortak olan "..." kelimesinin 09, 12 ve 35 ... sınıflardaki çekişme konusu mal ve hizmetlerin hiçbiri yönünden doğrudan çağrışım yaratmadığı ya da yaygın, sıradan kullanımı bulunmadığı, "..." kelimesinin sözlük anlamı dikkate alındığında; 09, 12 ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından herhangi bir tanımlayıcılığının ya da doğrudan çağrışımsal etkisinin bulunmadığı, dolayısıyla da ayırt edici bir marka işareti olduğu, söz konusu ibarenin 12. sınıfta yer ... “..., ... ve ... taşıtları” ile bunların satışına ilişkin 35 ... sınıftaki hizmetler bakımından, bu taşıtlarda yolculuk eden kimseleri telmih yolu ile dolaylı biçimde hatırlatmaktaysa da, bu kadar dolaylı bir çağrışımın "..." kelimesini söz konusu hizmetler yönünden zayıf marka durumuna getirmeyeceği, zira bir işaretin zayıf marka kabul edilebilmesi için ilgili mal ve hizmetlerde yoğun ve yaygın kullanımı olan, ilgili mal ve hizmeti işaret eden, ayırt ediciliği düşük bir ibare olması gerektiği, davacı tarafça bu yönde dosyaya sunulmuş bir bilgi ya da belge de olmadığı, davacının geçmişe dayalı fiili kullanımının iltibas yaratmaması ve/veya davalının bu kullanıma sessiz kalması iddialarının işbu davanın konusu olmadığı gibi, tescil engelini bertaraf etmeye de elverişli bulunmadığı, öte yandan, dosyada mübrez belgelerden de davacı kullanımının 39 uncu sınıfta yer ... “araç kiralama hizmetleri”ne ilişkin olduğunun, uyuşmazlık konusu olan 09, 12, 35. sınıfta yer ... mal ve hizmetlerde halihazırda süren eylemli bir kullanımının da anlaşılamadığını, ayrıca 6769 sayılı Kanun'da markanın tanınmışlığının bir tescil engeli olarak düzenlendiği, 6769 sayılı Kanun'da tescilsiz kullanımla maruf hale gelen markaya, iltibas yaratan tescilli markanın varlığına rağmen tescil imkanı tanıyan istisnai bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle dava konusu davacı markasının tanınmış olup olmamasının somut olaya bir etkisi bulunmadığı gibi davacı tarafından sunulan delillerin dava konusu markanın çekişme konusu 09, 12, 35. sınıflarda tanınmış olduğunu da ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mesleki mazeretlerinin kabulüne karar verilip aynı celse sözlü yargılama aşamasına geçilerek karar verilmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda taraf markları arasında 12. sınıfta yer alana mallar ve 35. sınıfta bulunan bir kısım hizmetler yönünden iltibas bulunmadığı bildirilmesine rağmen davanın tümden reddinin hatalı olduğunu, sayılan mal ve hizmetler yönünden de davanın reddedilme gerekçesinin kararda belirtilmediğini, dava konusu başvuru ile davalının redde mesnet markaları arasında iltibasa neden olabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer alsa da genel izlenim itibariyle markaların birbirinden farklı bulunduğunu, ayrıca ortak olarak yer ... "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, nitekim ... ibareli birçok marka tescilinin bulunduğunu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğuna dair delillerin yeterince incelenmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve uyuşmazlık konusu 9, 12 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin, davalının itiraza mesnet markalarının kapsamında da aynen yer aldığı, her iki taraf markasının asıl unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 9, 12 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden zayıf bir ibare olduğunun söylenemeyeceği, aynı tespitlere yer veren ve İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, dolayısıyla mahkemece taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, ayrıca davacının dava konusu ibareyi tanınmış hale getirdiğini ispatlayamadığı gibi dava konusu ibarenin tanımış hale getirilmesinin anılan ibarenin marka olarak tescili hakkını vermeyeceği, diğer taraftan İlk Derece Mahkemesince 23.06.2020 tarihli duruşmada davacı vekilinin bildirdiği mazeretin kabulüne karar verilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 186 ncı maddesi gereğince, tahkikat tamamlandığında gelecek celsenin sözlü yargılama ve hüküm celsesi olarak yapılmasına, hazır olmayan taraflara davetiye çıkartılarak sözlü oturum için belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun ihtarına karar verildiği ve 23.06.2020 tarihli duruşma zaptının hazır olmayan davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, buna rağmen 14.07.2020 tarihli duruşmaya da mazeret dilekçesi gönderen davacı vekilinin yokluğunda sözlü yargılama aşamasına geçilerek karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.