Esas No
E. 2022/4638
Karar No
K. 2024/571
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2022/4638 E.  ,  2024/571 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/588 Esas, 2022/617 Karar
DAVALILAR: 1.Mavi Giyim San.ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...

2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanlığı vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Ret

İLK DERECE

MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/80 E., 2022/6 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendi üretimi olan giyim ürünlerinin tanıtımında kullanmak amacıyla kendi tasarımı olan “MAVİ.LİMON” markasını 2014 yılından itibaren ticaret hayatında kullanmaya başladığını, 2015 yılında “mavilimon.com” şeklindeki ... adını tescil ettirdiğini, "MAVİ.LİMON" işletme adını 2014/2015’ten beri kullandığını, 17.09.2019 tarihinde 25 sınıfta MAVİLİMON+şekil ibaresini tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu; ancak davalı Şirketin itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davanın süresinde açılmadığını, müvekkilin aynı zamanda ticaret unvanının da asli unsuru olan “MAVİ” markasının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde davacının haksız yarar sağlayacağını, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum tarafından gönderilen belgelerde ve 07.01.2022 tarihli yazıya ek olarak gönderilen belgede, davacının 22.09.2020 tarihli elektronik tebligatı almayı kabul ettiği şeklindeki Elektronik Tebligat Sistemine (ETEBS) dair taahhütname belgesine dayalı YİDK kararının 02.11.2020 tarihinde 00.04 saati itibarıyla elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği, davacının ise yasal iki aylık süre geçtikten sonra 18.03.2021 tarihinde dava açtığı, esas yönünden ise davacının "Şekil+ MAVİ LİMON" ibareli marka başvurusu ile davalının "MAVİ" ibareli tescilli markalarının ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olduğu, 25. sınıftaki mallar açısından karıştırılma ihtimali bulunduğu, iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde olduğu, davalının "MAVİ" ibareli markasının tekstil alanında tanınmış olduğu anlaşıldığından davacının 25. sınıfta yapılan marka başvurusu dolayısıyla davalıya ait tanınmış markayı “sulandırma”, “bulandırma”, “zayıflatma” riskleri nedeniyle tanınmışlığına zarar verebileceği, davalı Şirket markasından haksız yararlanabileceği ihtimali de oluştuğundan tanınmışlık nedeniyle YİDK değerlendirmesinin de yerinde olduğu gerekçesi ile davanın hem usul yönünden (hak düşürücü süre nedeniyle) hem de esas yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Kurumun vereceği nihai kararı beklediğini, sürekli muhatarlığa gidip kontrol ettiğini, tebligat gelmeyince telefonla arayıp durum sorulduğunda e-tebliğ yapıldığının ve iki aylık dava süresinin geçtiğinin öğrenildiğini, yapılan tebligatın usulsüz tebligat olması nedeniyle tebligatın öğrenme tarihine göre dava açıldığını, aktifleştirilmemiş bir sisteme tebligat gönderilmesinden müvekkilinin haberdar olmasının mümkün bulunmadığını, telefonuna gelen bir bildirim vs olmadığını, aktifleştirilmemiş bir e-tebligat sistemine tebligat yapılmasının usulsüz tebligat olduğunu, davanın esastan reddinin de hatalı bulunduğunu, markanın ... süre aktif kullanılmasının markanın tescili yönünde değerlendirilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan resmi yazılara göre davacının 22.09.2020 tarihli elektronik tebligatı almayı kabul ettiği şeklindeki taahhütname belgesine dayalı olarak YİDK kararının davacıya tebliğ edildiği, davanın öngörülen iki aylık süre geçtikten sonra 18.03.2021 tarihinde açıldığı, davacının tebligatın usulsüz yapıldığı yönündeki iddiasının dosya kapsamına göre yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının reddine, bir davada hem usul, hem esastan reddi gerektiren sebepler var ise davanın öncelikle usulden reddi gerektiği, hem usulden ve hem esastan ret gerekçesi oluşturularak karar verilemeyeceği, davanın usulden reddinin, işin esasının incelenmesine engel teşkil edeceği, Mahkemece, davanın usulden reddi yönünde hüküm tesis edilmişken, davanın esastan da reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin diğer konudaki istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve davanın usulden reddedilmesini gerektiren hiç bir sebep bulunmadığını, davacıya yapılmış geçerli bir tebligat olmadığını, müvekkiline ne mesaj ne de e-posta geldiğini, bunun sebebinin davalı Kurumun yaptığı sistem değişikliği iken davanın usulden reddinin Kanuna aykırı olduğunu, 2021 yılının Mart ayında karantina nedeniyle Kurum nezdinde gerçekleşen tüm işlem sürelerinin ertelenerek, ... bir takvime bağlandığını, ara verme dönemi sonunda müvekkilinin, yaptığı itiraz sürecine ilişkin bilgi almak amacıyla 18.01.2021 tarihinde, davalı Kurumun danışma hattını telefon ile aradığında YİDK tarafından red kararı verildiğini, red kararının, müvekkilene, elektronik hesap üzerinden 03.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini öğrendiğini, usulüne uygun bir tebligat olmadığı için tebliğ tarihinin müvekkilinin davalı Kurumu arayıp durumu öğrendiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ve 146 ncı maddesi

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davanın 6769 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesinde öngörülen iki aylık sürede açılmamış olması nedeniyle davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.