İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davalı ...Uluslararası Taşımacılık ve Tic. A.Ş.'nin uzun süreden beri kanunen gerekli olan organları mevcut olmadığını, şirket ortaklarının karşılıklı suçlamaları tutum ve davranışlarının müvekkilinin diğer ortakları ile birlikte çalışma imkanını ortadan kaldırdığını, ortaklar arasında sürekli sürtüşme yaşandığından ve müvekkilinin ortaklığının sağlıklı bir şekilde sürdürme imkanı kalmadığını, bilgi alma hakkının engellendiğini, davalı şirketteki ortaklık payını devretmek istemesine rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek, davalı şirketin öz varlık tespitinin yapılarak müvekkilinin sahip olduğu %5,02 payına tekabül eden karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri için belirsiz alacak olarak dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte 5.000,00 TL ayrılma akçesinin müvekkiline ödenip şirketten çıkarılmasına karar verilmesini, belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL ödenmeyen kar payı alacağının tahsilini karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davacı vekili 23/10/2019 e-imza tarihli talep artırım dilekçesi ile, TTK'nun madde 531 de düzenlenen haksız sebeple feshi istenilen vazgeçtiklerini, davalı şirketin uzun süreden beri kanunen gerekli olan organları mevcut olmadığından şirketin feshine, feshi olmaz ise ortaklıktan çıkmaya izin verilerek ortaklık payına karşılık gelen 165.151,82-TL ayrılma akçesinin şirketten alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davacının hissesinin ...e devri için murakıp ...ye talimat verildiğini, toplantı için hazırlanan belge ...tarafından şirkete gelmeyen davacının evine götürüldüğünü, davacının anılan evrakı imzaladığını, sonra bu imzanın sahte olduğunun ortaya atıldığını, dava dışı ortak...in davacının hissesine ihtiyacının olmadığını, davalı şirketin işleyişinde hiçbir eksikliğin bulunmadığını, fesih ve tasfiye taleplerinin yerinde olmadığını, davalı şirketin tüm işlemlerinin yasal olup davacının şirket hissedarı olduğu kabul edildiği takdirde İzmir ... ATM dosyasındaki borcu mahsup edildikten sonra yapılabileceğini savunarak, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; 22/05/2006 tarihli genel kurul tutanağı, ticaret sicil gazetesi, karar ve imza sirküleri, hazirun cetveli, 18/07/2008 tarihli şikayet dilekçesi... soruşturma sayılı iddianame, İzmir... ASCM'nin 21/12/2010 tarih ve...şi raporu, ihtarname, tebliğ şerhi, İzmir ... ATM'nin 20/06/2013 tarih ve... Karar sayılı ilamı, ... soruşturma sayılı karar, İzmir... ASCM'nin ... Karar sayılı ilamı, hesap özeti, Yargıtay içtihatı, ticari defter ve kayıtlar, ticaret sicil kayıtları, yemin, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve ikamesi mümkün her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı davası, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas sayılı davası, İzmir...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... easas sayılı davası, İzmir...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... easas sayılı davası, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... easas sayılı davası, tanık beyanları ve ikamesi mümkün her türlü delile dayandığı görülmüştür.
Mahkememizce dosya mali müşavir, inşaat mühendisi ve makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin 19/06/2018 havale tarihli yeminli heyet raporunda özetle; takdiri halinde davacının ayrılma payının 75.130,27 TL olduğu teknik olarak hesaplanmış, 02/07/2019 havale tarihli ek rapor ile 31/03/2018 tarihli bilanço ve güncellenmiş aktif değerleri üzerinden davacının ayrılma payı 165.151,82 TL olduğu teknik olarak bildirilmiştir.
Mahkememizin 04/12/2019 tarih ... Karar sayılı ilamı ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, anılan kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin 05/06/2020 tarih... Karar sayılı ilamı ile "Davacının şirketin organsız kalması nedenine dayalı fesih istemi ile kar payı dağıtımına ilişkin istemine dair karar vermediği" gerekçesine dayalı olarak mahkememiz hükmünün kaldırılarak , dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkememize gönderildiği, dosyanın mahkememizin ... Esasına kaydının yapıldığı,
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde mahkememizin 07/10/2020 tarih ... Karar sayılı ilamı ile "Davanın haklı sebeple feshi istemine ilişkin kısmının feragat nedeniyle, haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve çıkma halinde çıkma payı verilmesi istemi yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden, şirketin organsız kalması nedeniyle feshi talebi ile kar payı istemi yönünden esas yönden reddine" karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 22/09/2023 tarih ... Karar sayılı ilamı ile "... Somut olayda davacı vekili 23.10.2019 tarihli değer arttırım dilekçesinde TTK m.531'de düzenlenen haklı sebeple fesih isteminden vazgeçtiklerini belirtmiş, mahkemece davanın haklı sebeple feshi istemine ilişkin kısmının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, söz konusu talep yönünden davadan vazgeçmelerine karşın, mahkemece bu beyanın feragat sayılarak, talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Mahkemece davacı vekilinin vazgeçme beyanının davanın geri alınmasına mı, yoksa davadan feragate mi yönelik olduğu sorulup açıklattırılmadan, söz konusu beyanın feragat beyanı sayılarak, bu talep yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı, yine 23.10.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesinde; davanın, sadece organ eksikliği nedeniyle açılan fesih ve tasfiye, fesih ve tasfiye olmazsa ortaklık çekilemez halde olduğundan ortaklıktan çıkmaya izin verme davası olduğu,
TTK'nın 531. maddesinde düzenlenen haklı sebeple fesih isteminden, azınlık hisse sahibi olmayan müvekkilinin dava açma hakkı bulunmadığından bu talepten vazgeçtiklerini belirtmesine rağmen, yerel mahkemece haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve çıkma halinde çıkma payı verilmesi istemi yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı, bu yönlerden davacı vekilinin istinafının haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına" gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak dosyanın, mahkememizin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Hükmün kaldırılması ile mahkememizin ... Esasına kaydedilerek yapılan yargılama sırasında davacı vekilinden vazgeçmeye yönelik beyanının davadan feragati mi yoksa davanın geri alınması talebine mi ilişkin olduğu sorulmuş, davacı vekili tarafından, gerek 29/11/2023 tarihli oturumda ve gerekse de 31/01/2024 tarihli oturumda, bedel arttırım talebine ilişkin dilekçesindeki vazgeçme talebinin, haklı nedenle ortaklığın feshi yönünde açılmış olan davanın geri alınması talebinden ibaret olduğunu, haklı nedenle ortaklıktan çıkma, şirketin organsız kalması nedeniyle, şirketin feshi ve kâr payı istemine ilişkin taleplerinin devam ettiğini beyan ile, haklı nedenle ortaklığın feshi istemi yönünde davasını geri aldığı, davalı vekilinin ise geri almaya muvafakati olduğunu, davacının ortaklık sıfatı kalmadığını, iş bu nedenle davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini beyan ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME
Dava, anonim şirketin fesih ve tasfiyesine, olmadığı takdirde şirketten çıkma ile çıkma payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının, davalı şirket ortağı olup olmadığı, ortaklık ilişkisinin devam edip etmediği, davalı şirketin feshini gerektirir haklı sebepler bulunup bulunmadığı, şirketin organsız kalıp kalmadığı, bu sebeple feshinin gerekip gerekmediği ve yine davacının ortaklıktan çıkmasını gerektirir haklı nedenler olup olmadığı, iş bu nedenlere dayalı olarak, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilip verilemeyeceği ile, davacının ortaklık payına düşen kâr payı alacağı olup olmadığı, var ise miktarı noktasında toplanmıştır.
Ortaklık sıfatına dayalı olarak, ortak olunan şirket aleyhine, açılacak fesih, ortaklıktan çıkma, ortaklık kararlarının iptali veya yöneticilere karşı bu sıfatla açılacak davalarda, dava neticeleninceye kadar ortaklık sıfatının devam etmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacının, dava tarihi itibarı ile davalı şirket ortağı olduğu ancak mahkememiz hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi'nde yapılan incelemesi safahatinde, davacının, davalı şirketteki ortaklık payının cebri icra sureti ile satıldığı ve hali hazırda şirket ortaklığı sona ermiş ise de, ortaklığın sona ermesi neticesini doğuran takiplerin, ortaklık sıfatı ile açılan iş bu davalar sonucu verilip kaldırılan hükümlere dayalı olduğu, İİK nun 40. Maddesi hükmü de dikkate alınarak, davacının, aktif husumet ehliyetinin devam ettiği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, bilirkişi raporu içeriğine göre; her ne kadar davacı tarafça, davalı şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesine ilişkin talepte bulunmuş ise de, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetkiye dayalı olarak 23/10/2019 tarihli talep arttırım dilekçesi ve 29/11/2023 tarih ile 31/01/2024 tarihli oturumlardaki beyanlarında, davacının, davalı şirketin haklı nedenlerle feshi istemine ilişkin davasını geri aldığı, davalı tarafından geri alma talebine muvafakat ettiği anlaşılmakla, davacının haklı nedenle ortaklığın feshine dair istemi yönündeki davanın HMK 123. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Anonim şirketlerde, diğer şirket türlerinden farklı olarak, ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması düzenlenmemiştir. TTK sadece genel hükümlerde yer alan ticaret ortaklıklarının birleşmesi ve şirketler topluluğuna dair düzenlemelerde ancak bazı koşullarda kullanılabilecek ayrılma hakkını düzenlemiştir. Bu haller dışında anonim şirketten çıkma veya çıkarılma için dava açılmasının mümkün olmamasının sebebi olarak da anonim şirketin güven esasına dayanmamasından bahisle pay sahibinin kişiliğinin önem taşımaması ve sermayenin korunması ilkesi gösterilmektedir. Gerçekten de çıkma talebinde bulunan ortağa şirketten ayrılırken ödenecek pay bedeli, sermayenin iadesinin yapılmasını gerektireceğinden, sermayenin korunması ilkesi gereği anonim ortaklıklarda çıkma veya çıkarılma kurumları kabul görmemiştir. Kaldı ki; anasözleşme ile dahi böyle bir hakkın tanınması mümkün değildir. Bu süreçte anonim şirketler için açılan haklı sebeple fesih ve şirketten çıkma talepli davalardaki Yargıtay uygulaması da bu kurumların kanunda düzenlenmediğinden bahisle davanın reddi yönünde olmuştur. ... Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, İstanbul 2013 s. 391, dpn. 47 (Y.... HD., E ..., K ... 14.03.2006 t. Kararı) Her ne kadar TTK m.531 hükmü ile %10 pay sahiplerine önemli sebeplerin bulunması halinde bir imkan sağlanmış ise de; somut olaya bakıldığında; davacı ... şirketin %5,02 hissesine sahip ortağıdır. Hal böyle olunca; haklı sebebin varlığı yanında, davacının %10 pay sahibi olmaması nedeniyle davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir,
Her ne kadar davacı tarafça, davalı şirketin organsız kalması sebebiyle, şirketin fesih ve tasfiyesi ile ödenmeyen kâr payına ilişkin alacak isteminde bulunulmuş ise de, davalı ...Uluslararası Taş.
Tic. A.Ş.'nin 01/04/2013, 17/06/2016, 29/05/2017 ve 28/06/2017 tarihli olağan genel kurul toplantılarında, şirket kârının ortaklara dağıtılmayarak şirket bünyesinde bekletilmesine oy birliğiyle karar verildiği, 08/09/2015 tarihli genel kurul toplantısında şirketin 2014 yılında kar etmediğinden dolayı kar dağıtımının yapılmadığının belirlendiği, davacının iddiasının aksine şirket olağan genel kurullarının süresi içerisinde yapıldığı, yönetim ve denetim organlarının belirlendiği, şirketin iş bu nedenle organsız kalmadığı, yine anonim şirketlerde TTK'nun 408/2-d maddesine göre, kâr payı dağıtma yetkisi genel kurula ait olup, şirket genel kurul toplantılarında kâr payı dağıtımına ilişkin karar verilmediği, davacının iş bu genel kurulun kâr payı dağıtılmamasına ilişkin kararlarına yönelik süresi içerisinde iptal isteminde bulunmadığı, iş bu nedenle davacının, şirket genel kurulunca dağıtılmasına karar verilen ve davacıya ödenmeyen kâr payı alacağı bulunmadığı anlaşılmakla davacının şirketin organsız kalması nedeniyle fesih istemi ile kâr payı alacağına ilişkin isteminin haklı olmadığı kanaatine varılarak, iş bu istemlerin de esastan reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Davacının, davalı şirketi haklı nedenle feshi istemine ilişkin talebin geri alınmış olması nedeni ile iş bu istemine ilişkin DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Davacının, haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma ve çıkma payı verilmesine dair istemleri yönündeki davanın özel dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Davacının, davalı şirketin organsız kalması sebebi ile feshi ve kâr payı istemi yönündeki davanın ESASTAN REDDİNE
Davacı tarafça peşin yatırılan 2.905,70-TL harçtan 427,60-TL red karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.478,10-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 26.424,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.13/03/2024 Başkan ... E imza Üye ... E imza Üye ... E imza Katip ... E imza