11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/6333 E. , 2010/4022 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı Hakem Kurulu'nca verilen 05.12.2007 gün ve bila sayılı kararın İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 28.02.2008 tarih ve 2008/86 müzekkere numarası ile Dairemize gönderilmiş olmakla hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile İMKB Takasbank ve üye aracı kurumlar arasında 31.03.1998 - 31.03.1999 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 1.Kademe Menkul Kıymetler ve Vadeli Sözleşmeler Poliçesi düzenlendiğini, Emlak Menkul Değerler A.Ş.'nin de İ....B.'na üye olması nedeniyle bu sözleşme gereği kendi iradesi ile ve sözleşme kapsamındaki rizikolara karşı kendini korumak üzere primlerini de ödemek suretiyle taraf ve lehtar olduğunu, müvekkili T.H.Emlak Bankası A.Ş.'nin, Emlak Menkul Değerler A.Ş.'nin işbu sigorta sözleşmesinden doğan sigorta tazminatı alacağını temlik almak suretiyle sigorta tazminatı alacağının tesbiti ve tahsili konusunda tüm haklara sahip olduğunu, sigortalı Emlak Menkul Değerler A.Ş. nezdinde bir kısım şirket çalışanlarınca usulsüz işlemler, hukuka aykırı ve suç teşkil eden eylem ve işlemler gerçekleştirildiği yönünde bazı belirtilerin ortaya çıkması üzerine 09.09.1998 tarihinde davalı sigortacıya ve İ....B.'na durumun bildirildiğini, şirket hisaplarında ve yönetiminde usulsüzlük yapan şirket yöneticileri ve üçüncü kişiler hakkında İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nde ceza davasının açıldığını, anılan mahkemece 4616 sayılı yasa gereğince mahkumiyetlerinin ertelenmesine karar verildiğini, davalı tarafından bugüne kadar hasara ilişkin tesbitler ve sigorta tazminatının belirlenmesinin yapılmadığını, sigorta sözleşmesinin 10. maddesi hükmü uyarınca ihtilafların hakem usulüyle çözümleneceğinin kararlaştırıldığını, öncelikle hakem heyetinden hasarın tesbiti ve tazminat miktarının tesbitini talep ettiklerini, eğer sigorta şirketi tazminatı ödemek istemez ise yargılama yapılmak suretiyle tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekilinin ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ...isimli hesap sahiplerinin hesaplarının işleyişi sırasında bu şahıslarla Emlak Menkul Değerler A.Ş. nin yöneticilerinin anlaşarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.000 USD'nin 465917 nolu poliçenin 9.3 ve 9.4 maddesindeki düzenlemeye göre işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini hakem bilirkişi heyetinden talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle müvekkiline gönderilen temliknamede tarih olmadığını, dava dilekçesine eklenen temliknamede tarih olduğunu, davacının öncelikle temliknamenin üzerindeki tarihte düzenlendiğini ispat etmesi gerektiğini, Emlak Menkul Değerler A.Ş.'nin faaliyetlerinin SPK'nun 27.10.1998 tarihinde durdurulduğunu, 25.03.1999 tarihinde de yönetim kurulu kararı ile iflasının talep edildiğini, davacının alacağı bu nedenle kötüniyetle temlik aldığını, temlik sözleşmesinin butlanla malul olduğunu, hünez ifa edilmemiş, gelecekte doğacağı çekişmeli bir alacağın temlik edilemeyeceğini, alacağın iflas masasına geçtiğini, davacının talep hakkının bulunmadığını, kaldı ki davacının talep edebileceiği miktar 10.03.1999 tarihinde Emlak Menkul Değerler A.Ş.'den alacaklı olduğu miktar kadar olduğunu, bu nedenle bu sözleşmeyi imzaladıkları tarihte Emlak Menkul Değerler A.Ş.'nin gerçekten bu kadar borçlu olduğunuispatalaması gerektiğini, esasen davacının Emlak Menkul Değerler A.Ş.'nin sahibi olduğunu ve bankacılık teamülüne aykırı olarak kredi kullandırdığını, davacının zararın büyümesine neden olduğunu, davacının, Emlak Menkul Değerler A.Ş. ile birlikte kanuna aykırı kasıtlı eylemi nedeniyle zararın meydana gelmesine neden olduğundan zararın teminat dışı olduğunu, SPK mevzuatındaki limitlerin aşılarak kredi kullandırılması ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, salt limit aşılması poliçe kapsamında zarara neden olmayacağını, poliçenin yöneticilerin basiretsiz, öngörüsüz davranışları sonucu meydana gelen zararı teminat altına alan bir poliçe olmadığını, ceza mahkemesinin kararının menfaat temin etmek amacıyla haraket edildiğinin ispatı olamayacağını, henüz zamanaşımı,husumet ve zararın teminat kapsamında olup olmadığı belli değil iken hekem heyetine müracaat edilemeyeceğini, davacının usulsüzlük yapıldığını iddia ettiği hesaplarda meydana gelen zararların teminat kapsamında olmadığını, zararın hisselerin borsa endeksindeki düşüş nedeniyle değerlerini kaybetmesi sonucu dolaylı olarak meydana geldiğini, eda davası açılacak hallerde tesbit davasının açılayamayacağını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
05.12.2005 tarihli hakem heyeti kararında, davacı taleplerine göre davanın hem eda davası hem de tesbit davası olarak açıldığı ve tesbit davasının kabulünde davacının özel menfaati bulunduğundan tesbit davasının kabulüne, zarar sigortasına dayanan talepler bakımından alacağı talep hakkının zamanaşımına uğradığına, sorumluluk sigortasına dayanan talebin tesbitinin kabulü ile davacı temlik alan bankanın davalı ... şirketinden talep edebileceği sorumluluk teminatı altındaki toplam tutarın 1.887.257.483.764.-TL olduğuna, eda davası bakımından eda davasının alacağın talep edilebilme şartı gerçekleşmediğinden reddine, hakemlerden Doç.Dr.Aslan Kaya'nın muhalefeti sebebiyle oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Hakem heyetinin 14.02.2008 tarihli mahkemeye başvuru ile hakem kararının tasdikini talep etmiştir.
Mahkemece hakem kararı taraflara tebliğe çıkarılmıştır. Hakem kararını, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazları HUMK’nun 533. maddesinde sayılan sebeplerden olmadığından reddi gerekir.