11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/12640 E. , 2010/3956 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2002/104-2008/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...Ş. nezdinde yatırım hesabı bulunduğunu, bu hesapta bulunan parasından 55.900,00 TL'lık kısmın müvekkili dışında üçüncü bir kişinin internet, telefon ve faks talimatı üzerine diğer davalı ... adına EFT yapıldığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faizyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirkete internet üzerinden gelen talimat ve gönderilen fax talimatı üzerine diğer davalı adına EFT işlemi gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının şifre ve bilgisayarını korumakla yükümlü olduğu, davalı şirketin bu durumları değerlendirerek EFT yapması gerektiği, fax talimatındaki yazıyı davacı yazısı ile karşılaştırmayan, davacıya telefon ederek onayını almayan, fax numarası 0212 0000043 olup, bu numaradan şüphe duymayan, güven kurumu olarak basiretli tacir gibi davranmayan davalı şirketin kusurlu olduğu, tüm bu hususlar nazara alındığında davacı ile davalı şirketin kusur oranının % 50 olduğu, diğer davalının ise tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın davalılardan ... bakımından kabulüne, diğer davalı şirket bakımından ise kısmen kabulü ile 27.950,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, davacının davalı şirket nezdinde bulunan yatırım hesabındaki paranın talimatı olmaksızın diğer davalı lehine EFT yapılmasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirket nezdinde hesap açarak parasını teslim ettiği, bu paranın, üçüncü kişilerin telefon, fax ve internet üzerinden veridiği talimatla davacı hesabından alınarak davalı gerçek kişi lehine EFT yapıldığı uyuşmazlık dışıdır. Davacı ile davalı şirket arasındaki delil sözleşmesine göre, müşterinin fax, telefon veya internetin kullanılması sonucu doğacak bütün sonuçları peşinen kabul ettiği yazılıdır.
Yatırım kuruluşu olan davalı şirket, yatırım amacıyla teslim edilen paraları yatırımcılarına istediklerinde iade etmekle yükümlüdür. BK'nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı iade ve eğer kararlaştırılmışsa faizi ile birlikte iadeye mecburdur. Aynı Kanun'un 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdi de paranın nef'i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan bu parayı kendi yararına kullanılabilir, ancak mudinin istediği zamanda iade ile yükümlüdür. Yatırım kuruluşu olan davalı yararlandığı bu parayı hiç bir bahane ile iadeden kaçınamaz. Yatırım kuruluşunun sorumluluğunun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. BK'nun 100. maddesi uyarınca yatırım kuruluşu olan davalı şirket, yardımcı kişilerin işlerini yaparken verdikleri zararlardan dolayı kusur aranmaksızın sorumlu olur. Somut olayda, mahkemece de kabul edildiği üzere, davacının kişisel bilgilerini ve internet şifresini koruyamadığını davalı ... şirketi kesin olarak kanıtlayamamıştır. Bu hususu kanıtlayamayan davalı şirket, aldığı mevduatı tam ve eksiksiz olarak iade ile yükümlüdür.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı ... şirketinin verdiği internet şifresini üçüncü kişilere verdiği ispatlanamadığı nazara alınmak suratiyle hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davacının % 50 oranında kusurlu olduğundan bahisle anılan meblağın tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.