11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/517 E. , 2010/4652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.06.2008 gün ve 2008/256 - 2008/320 sayılı kararı bozan Daire’nin 19.11.2009 gün ve 2009/6836 - 2009/11590 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları olduğunu, haklarında yöneticilik yaptıkları dönemde kooperatifi zarara soktuklarından bahisle sorumluluk davası açıldığını, 25.03.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davalı kooperatife ait olup genel kurul toplantısında önce satılan taşınmazın satışından elde edilen gelirin dağıtım şeklinin, miktarının ve zamanının 8. maddede görüşüldüğünü, toplantının 8. maddesinde alınan kararların kanuna ve anasözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurul toplantısının 8. maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerinde alınan kararların, olmadığı takdirde sorumluluk davasında istenen miktarı aşan kısmın dağıtılmamasına ilişkin kararın ve ortakların tüm paylarının dağıtılmaması sonucunu doğuran kararın ortakların birer payı dışında kalan diğer paylarının da ödenmemesini kapsayan kısmının butlanına/iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, oybirliği ile verilen karara karşı iptal davası açılamayacağını, Borçlar Kanunu'nun 118. maddesi dikkate alındığında alınan karara vaki itirazların yersiz ve temelsiz olduğunu, davacılara ödenmeyen paraların halen vadeli hesapta nemalandırıldığını, bu nedenle zarara uğramayacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı kooperatifin taşınmazını satarak tasfiyeye girdiği, satış bedelinin hisseleri oranında ortaklara dağıtılmasının, ancak haklarında sorumluluk davası açılan yöneticilerle ilgili olarak dava sonuçlanıncaya kadar paylarının ödenmemesinin kararlaştırıldığı, genel kurulun yöneticilere ilişkin aldığı kararla sorumluluk davası sonucu yönetici üyelerin tazminatla sorumlu tutulmaları halinde doğacak kooperatif alacağının teminat altına almayı amaçladığı, kararın yöneticilerin haklarını ortadan kaldırmadığı, açılan davanın geciktirici bir nitelik taşıdığı, tüm yöneticileri kapsadığından eşitlik ilkesine uygun olduğu, açıklanan amaç doğrultusunda alınan kararın yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunmadığı, yöneticiler aleyhine açılan sorumluluk davası ile kooperatif aleyhine açılan davalarda talep edilen tazminat tutarları dikkate alındığında elde tutulan paranın iyiniyet kurallarını aşmadığı, ayrıca davacı yöneticiler bakımından tutulan paranın tutarının 1.289.734.19 YTL, toplamının ise 2.378.734.68 YTL olduğu, kooperatifin yöneticilerin bir hissesine düşen kısmı elinde tutarak fazlasının iadesi ileri sürülmüş ise de yöneticilerin verilen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları, eşitlik ilkesi gereği bu iddianın da yerinde olmadığı, kararın yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/6836 Esas, 11590 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.