Esas No
E. 2008/8988
Karar No
K. 2010/4660
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2008/8988 E.  ,  2010/4660 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2006/368 - 2008/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin Kütahya ilinde Kızılay maden suyu fabrikasının 1990 yılından itibaren tüm imalatını alıp Kütahya ilinde pazarladığını, Kütahya ilinde Kızılay maden suyunun tek temsilcisinin davacı şirket olduğunu, mevcut oluşturulmuş pazara giren davalı şirketin Kütahya'da bayiliği bulunmadığı halde Kızılay maden suyunun satış ve pazarlamasını yaptığını, deposuna tabela aştığını, faturasına logo koyarak genel distribütörü olduğunu yazdığını ve bu şekilde haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespit ve men'ine, şimdilik 1.000 YTL kâr mahrumiyeti ve 5.000 YTL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Kütahya ilinde birden fazla Kızılay bayii olup, davacının tek satıcı olmadığını, müvekkili şirketin uzun süre Kızılay ana bayiliğini yaptığını, müvekkilinin hali hazırda müşteri statüsünde bayii olduğunu, serbest rekabete dayalı pazar ekonomisi içerisinde piyasada tekel oluşturmaya yönelik davacı hareketlerinin de himaye edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının Kızılay maden suyunun Kütahya ili bölgesinde tek bayii olduğu, davalının ise 2004 yılı Ocak ayında müşteri statüsünde ikinci bayii olduğu, ancak haksız rekabette bulunduğu gerekçesiyle Kızılay Derneği yönetim kurulu tarafından 11.01.2006 tarih 14 sayılı kararı ile davalı bayiliğinin iptaline karar verildiği, bayiliği iptal edilmesine rağmen davacı tarafından açılan davadan önce ve mahkemece yapılan tespitlerden anlaşılacağı üzere 10.08.2006 tarihine kadar 7512 şişe Kızılay maden suyunu Kütahya bölgesine satarak TTK'nun 57.maddesine aykırı olarak davacı aleyhine haksız rekabette bulunduğu gerekçesiyle, davalının Kızılay maden suyu satarak yapmış olduğu rekabetin önlenmesine, 1.000 YTL maddi, 1.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tedbir kararı ile yedieminde bulunan maden sularının imhasına karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

TTK’nun 56 ncı maddesinde haksız rekabet, ekonomik rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanun’un 57.maddesinde de haksız rekabet halleri örnek olarak sayılmış, bir sınırlama getirilmemiştir.

TTK’nun 56.maddesindeki tanım, geniş bir alanı kapsamaktadır.Yasa koyucu, anılan düzenlemelerle bir yandan rakiplerin ekonomik çıkarlarını korumak amacı taşırken, diğer yandan da sağlıklı ve kurallara dayalı ekonomik yapının ortaya çıkması ve korunmasını hedeflemiştir.

Davacı vekili, Kızılay madensularını satma konusunda Afyonkarahisar’da müvekkilinin tek yetkili bayi olmasına karşın, davalı şirketin de bayi gibi davrandığını iddia etmiştir. Türkiye Kızılay Derneği mahkemeye gönderdiği 03.05.2007 tarihli dilekçede, davalı ... Maddeleri Tic. A.Ş. ile Türkiye Kızılay Derneği arasında bir bayilik sözleşmesi olmayıp, davalının “müşteri statüsünde 2.bayi (geçici bayi)” olduğunu, davalı hakkında davacı tarafından sürekli şikayetler gelmesi üzerine davalının her seferinde uyarıldığını, sonunda Dernek yönetim kurulunun 11.01.2006 tarih ve 14 sayılı kararı ile davalı şirketin müşteri statüsündeki bayiliğinin iptaline karar verildiğini belirtmiştir. Türk Kızılay Derneği’nin 11.01.2006 gün ve 14 sayılı yönetim kurulu kararının davalı şirkete 18.04.2006 ve 14.08.2006 tarihinde faks yolu ile tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de, davalı vekili 11.01.2006 tarihli yönetim kurulu kararının 18.04.2006 tarihinde değil, 14.08.2006 tarihinde tebliğ edildiğini, 11.01.2006 tarihinden sonra da Kızılay Derneği tarafından müvekkiline faturalı satış yapıldığını savunmuş, 11.04.2006 ve 14.04.2006 tarihli Türkiye Kızılay Derneği Afyonkarahisar Madensuyu İşletme Müdürlüğü tarafından davalı şirkete madensuyu satışına dair faturaları ibraz etmiştir. Davalı şirket ile olan geçici bayiliğin feshine dair Türkiye Kızılay Derneği yönetim kurulu kararının 18.04.2006 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğine dair yazılı belge sunulmadığından, 14.08.2006 tarihinde tebliğ edildiğini kabul etmek gerekecektedir. Davalı şirketin 14.08.2006 tarihinden sonra Kızılay madensuyu bayisi gibi davranıp davranmadığı önem arz etmekte olup, bundan önceki faaliyeti bayilik sözleşme süresi içinde kalmaktadır.

Mahkemece, davacı tarafın haksız rekabet iddiası çerçevesinde davalı şirketin 14.08.2006 tarihinden sonraki faaliyetleri değerlendirilerek, bu faaliyetlerin haksız rekabet niteliğinde olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu neden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2.Kabul şekline göre ise; Dava dilekçesinde davalı işyerinde bulunan madensularının imhası talebinde bulunulmamış olup, talebi aşar şekilde yedieminde bulunan madensularının imhasına karar verilmesi de doğru değildir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.56 TTK md.57
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.