11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/2662 E. , 2024/711 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 29.02.2012 tarihinde Kanka Im-&Export ... lehine leasing sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 36 ay olarak kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre peşin ödeme yapılması halinde 12.000,00 euro, taksitli ödeme olması halinde ise aylık KDV dahil 690,00 euro ödeme yapılmasına karar verildiği halde davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2015/10693 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 11.02.2021 tarihli celsede; davalının 12.000,00 euronun peşin, 12.000,00 euronun ise 36 ayda ödenmesi üzerine anlaşma yapıldığını, ancak taksitlerin ödenmediğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça sunulan belgenin tercüme edilmesi halinde peşinen 12.000,00 euro ödeme yapıldığının ortaya çıkacağını, yurt dışında icra takibi yapılmış olmasının alacaklı olunduğunu göstermeyeceğini, müvekkilinin Almanya'da Kanka Im&Export ... isimli şirketi kurduğunu, süreç içerisinde davacı firma ile sahibi olduğu şirket adına 29.02.2012 tarihinde düzenlenen leasing sözleşmesi kapsamında peşinat olarak davacı firmaya, şirket hesabından 12.000,00 euro peşin ödeme yapıldığını, bu hususun dahi söz konusu sözleşmenin şirketler arasında yapıldığını açıkça gösterdiğini, davalının sözleşme akabinde 2012 yılı Nisan ayı içerisinde şirketi üçünü kişiye devrettiğini ve devir tarihine kadar da tüm taksitlerinin banka aracılığıyla ödendiğini, şirketin devredildiği ve ödemelerin yapıldığı hususunun resmi kayıtlarla ... olduğunu, şirketi devreden müvekkilinin leasing sözleşmesinin şirket adına imzalanmış olması sebebiyle aracı da şirketi devralan kişiye teslim ettiğini, söz konusu alacak ile davalının herhangi bir şahsi ilgisinin bulunmadığını, aracın kimde olduğu, davacı tarafın aracı teslim alıp almadığı, aldı ise hangi tarihte alındığının dahi bilinmediğini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak somut hiçbir delile dayanmadan leasing sözleşmesinden kaynaklanan tazminat adı altında alacak talep ettiğini, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, ortada likit bir alacak bulunmamakla birlikte temerrüt hükümleri mevcut değilken faiz talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemenin 28.04.2016 tarih, 2015/365 E.
ve 2016/321 K. sayılı kararı ile; Almanya Stuttgart Mahkemelerinin yetkili kılındığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk (Kapatılan) Dairesinin 19.09.2018 tarih, 2016/19349 E. ve 2018/4313 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin 3 üncü maddesinde düzenlenen yetki kuralı şarta bağlı olup, kayıtsız ve şartsız olarak yetkili mahkemenin belirlenmemiş olması nedeniyle yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile dava dışı Kanka İm-&Export arasında 36 ay süre ile 29.02.2012 tarihli Leasing Sözleşmesi imzalandığı, davalının, dava dışı şirket yetkilisi olarak sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, sözleşmeye göre dava dışı Kanka İm-&Export tarafından davacı şirkete bir defalığına mahsus olmak üzere 12.000,00 euro ödeme yapılması, sözleşme süresi olarak belirlenen 36 ay boyunca da 690,20 euronun taksitler halinde vergili leasing ücretinin ödenmesi gerektiği, sözleşmeye göre toplam borcun 24.847,20 euro olduğu, davacı şirket tarafından sözleşmeye konu aracın 2012 yılının Mart ayında teslim edildiği, leasing sözleşmesi kapsamında teslim edilen aracın davalı şirket tarafından borcun ödenememesi üzerine davacı şirketçe 25.10.2012 tarihinde tesim alındığı, davacı vekili tarafından teslim alınan araçta değer kaybına dair herhangi bir talepte bulunulmadığı, aracın hasarsız olarak teslim alındığının kabulünün gerektiği, davalı tarafın aracı teslim tarihine kadar 8 ay kullandığı, sonrasında aracı davacı tarafa teslim ettiği, aracın teslim alındığı tarih itibari ile davalı tarafın borcunun hesaplanması gerektiği, dava konusu alacağa esas aracın teslim tarihinden sonraki ödemelere ilişkin alacak talebinin hakkaniyete aykırı ve haksız olduğu, davalı tarafından aracın teslim tarihine kadar ödemesi gereken toplam tutardan yapmış olduğu ödemelerin mahsubu ile davacı yanın alacağının hesaplanmasının gerektiği, davacı tarafından leasing sözleşmesi ile teslim edilen aracın 8 aylık kiralama bedelinin 680,20x8= 5.521,60 euro olduğu, davalı tarafından toplam 2.775,80 euro ödeme yapıldığı, davacının bakiye alacağının 2.775,80 euro olduğu, alacağın yabancı para cinsinden olması nedeniyle yıllık %5 faiz uygulanması gerektiği, alacağın sözleşmeye dayalı olduğu, alacağın belirli ve bilinebilir olduğu, itirazın haksız olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının Almanya'da davacı ile Kanka İm-&Export ... arasında imzalanan leasing sözleşmesinde davalı garantör/kefil olarak imzasının bulunduğunu ve bakiye borçlarını ödemediğinin ... olduğunu, dava dışı şirketin finansal kiralama bedelini ödemede temerrüte düşmesi sonucunda davacının sözleşmeyi feshettiği, Stutgart Bölge Adliye Mahkemesi İhtar Mahkemesinde icra takibi yapıldığı, temerrüt kararının 12.04.2013 tarihinde davalıya ihtar edildiğinin tartışmasız olduğunu, aracın teslim tarihi esas alınarak bakiye borç için her ne ... altında olursa olsun indirim yapılamayacağını, sözleşmenin kiralayan tarafından feshedilmesi halinde, finansal kiralamaya konu malın geri verilmesi ile birlikte henüz vadesi gelmemiş finansal kira bedellerini de ödemekle yükümlü olduğunu, bu durumun finansal kiralamaya özgü bir durum olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ödenmeyen bakiye borcunun 11.310,00 euro olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, leasing sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 21 nci ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.