11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/2824 E. , 2024/830 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının EPDK'dan elektrik dağıtım lisansı aldığını, sanayi işletmelerinin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere davalı TEİAŞ ile arasında ''Sistem Kullanım Sözleşmesi'' (SKA) imzalandığını, davalının sözleşme kapsamından ... tüm borçlarına ait aylık faturalarını düzenlediğini, davacının faturaları 2008 yılından bu yana eksiksiz ve zamanında ödediğini, ancak davalı tarafından 29.04.2013 tarihinde düzenlenen ve davacıya gönderilen 29 adet fatura ile, 2011 Mayıs ayından 2012 Aralık ayına kadar olan sürede her ay için sistem kullanım cezası tahakkuk ettirilerek bu bedelin ödenmesinin talep edildiğini, geriye dönük olarak hepsi aynı gün içerisinde tanzim edilmiş 29 adet faturada toplam 582.129,10 TL cezai yaptırım uyguladığını, faturalara itiraz edilerek iade edildiğini, ancak tüm faturaların bedeli olan 582.129,10 TL'nin ödenmek zorunda kaldığını ileri sürerek, fatura bedellerinin toplamı olan 582.129,10 TL bedelden borçlu olmadıklarının tespitine, davalıya ödendiğinden bu bedelin 12.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında SKA imzalandığını, sistem kullanım anlaşmalarının ''Cezai Şartlar'' başlıklı maddesi uyarınca işlem yapıldığını savunarak, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 16.06.2020 tarih, 2019/485 E. ve 2020/230 K. sayılı kararı ile dava konusu olan Mayıs 2011-Haziran 2012 tarihleri arasındaki döneme ait faturaların, taraflar arasında imzalanan 14.03.2011 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları'na (SKA) tabi olduğu, sözkonusu anlaşmaların "Cezai şart" başlıklı 10 uncu maddesi uyarınca herhangi bir ihlal durumunun ihtar şartına bağlandığı, ancak dava konusu faturaların dayandığı ihlale ilişkin herhangi bir uyarı yapılmadığı, Temmuz 20012-Aralık 2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faturaların ise 15.06.2012 tarihli SKA kapsamına tabi olduğu, sözkonusu anlaşmada ise herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için uyarı şartı bulunmadığı, ancak herhalükarda taraflar arasında SKA imzalanmadan evvel ve ilk iletim sistemi bağlantısı öncesinde akdedilmesi gereken Bağlantı Anlaşması'nın "Cezai şart" başlıklı 16 ncı maddesinde uyarı şartı bulunduğu, dava konusu faturalara ilişkin ihlalin bu madde kapsamında kalacağı, dava konusu edilen ceza faturalarından önce sözleşme gereğince davalının herhangi bir uyarıda bulunmadığı ve ihlalin ortadan kaldırılması için süre verilmediği, dolayısıyla davacının uyarı şartına riayet etmeden düzenlenen ceza faturalarını ödemek zorunda olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu edilen ve 29.04.2013 tarihinde düzenlenerek davacıya gönderilen Mayıs 2011-Aralık 2012 tarihleri arasındaki enerji kullanımına ilişkin sistem kullanım cezasına ait 29 adet fatura tutarı olan 582.129,10 TL tutardan dolayı davacının, davalıya, borçlu olmadığının tespitine, 582.129,10 TL alacağın 20.12.2013 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.10.2021 tarih, 2020/5849 E. ve 2021/5996 K. sayılı kararıyla somut olayda; Mayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2014 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğünün bulunmadığının mahkemenin de kabulünde olduğu, hal böyleyken mahkemece, dosya kapsamında mevcut olmayan Bağlantı Anlaşması’na istinaden, bu döneme ilişkin faturalar yönünden de istirdat kararı verilmesi yerinde olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, E. ve K. sayısı belirtilen kararı ile Mayıs 2011- Haziran 2012 dönemine ait faturaların tabi olduğu 14.03.2010 ve 28.07.2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmaları’nda herhangi bir ihlal durumunda davalının cezai şart uygulaması için bir uyarı yükümlülüğü bulunmakta iken bu uyarı yükümlülüğü yerine getirilmediği için bu döneme tekabül eden ve haksız düzenlenen 20 adet ceza faturaları toplamı 370.517,99 TL için davanın kabulüne, Temmuz 2012- Aralık 2012 dönemine ait 9 adet toplam 211.611,11 TL tutarlı faturaların tabi olduğu 15.06.2012 tarihli SKA’nda bu uyarı yükümlülüğünün bulunmadığı ve bu nedenle faturaların tahsilinin haklı olduğu dikkate alınarak davanın bu miktar için reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel işlem şartı niteliğindeki cezai şart hükmünün yazılmamış sayılması gerektiği, anılan hükmün yorumlanırken davalı aleyhine yorumlanması gerektiğini, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin belirtilen ilamı kapsamında Bağlantı Anlaşmasının SKA için ön şart olduğunun kabulü gerektiğini, Bağlantı Anlaşmasının taraflar yönünden bağlayıcı olduğunu, anılan anlaşmaların birbirini tamamlayan anlaşmalar olduğunu, bu kapsamda ihtar şartının davalı tarafından yerine getirilmediğini, SKA'nın revize edilmiş olmakla birlikte Bağlantı Anlaşmasının revize edilmediğinden dava konusu işlemin tesis edildiğinde yürürlükte olduğunu, cezai şart uygulansa dahi fahiş cezai şart miktarının tenzili gerektiğini ileri sürerek kararın ret edilen kısmı bakımından bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargı yolu yönünden davanın reddi gerektiğini, kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, reaktif kapasite aşımı ihlali gerçekleştiğinde ihtar çekilerek süre tanınmasının mümkün olmadığını, dava konusu ihlal hallerinin süreklilik arz eden ve gerçekleştiği anda sona ... ihlal niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararın aleyhlerine kabul edilen kısım yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan cezaî ödemelerin haksız alındığından bahisle menfi tespit ve ödenen bedelin istirdadına istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.