11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/3837 E. , 2014/6928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BANDIRMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2013
NUMARASI : 2013/77-2013/76
Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2013 tarih ve 2013/77-2013/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili; müvekkili ile dava dışı B.M. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki genel kredi sözleşmesi şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek ihtar çekildiğini, toplam alacağın hesap kat tarihi itibari ile 802.808,92 TL olduğunu, kredi kullanan şirketin iflas ertelemesi talep etmesi sebebi ile verilen tedbir uyarınca icra takibi yapılamadığını, bu sebeple asıl borçlu şirket hakkında takip başlatamadıklarını, ancak kefil olan davalılar aleyhine takip yapılmasının önünde yasal engel bulunmadığını, kefiller yönünden alacağın teminat altında olmadığını ve muaccel hale geldiğini, boçluların mal kaçırdığının öğrenildiğini ileri sürerek karşı taraf-borçlu müteselsil kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; müteselsil kefil olan borçlular yönünden alacağın teminat altına alınmadığı, ancak asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat alınmamış olması nedeniyle kredi kullandırılması sürecinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın soyut mal kaçırma iddiaları karşısında talebi haklı görülmediği, bankanın sorumluluğunun kefillere yüklenemeyeceği, acil ve güncel bir zararın söz konusu olmadığı, ayrıca asıl borçlu yönünden iflasın ertelenmesi davası açıldığı nazara alındığında şirketin ortaklarına ait şahsi mal varlıklarının da kullanılamaz hale gelecek biçimde haciz ve muhafaza altına alınması iflas ertelemesi davasında iyileştirme projesinin uygulanmasını da önemli ölçüde zaafa uğratacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava İİK 257. madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Anılan gerekçelerle borçlular hakkındaki istemin reddine karar verilmiştir. Haklarında ihtiyati haciz kararı istenenler genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili durumundadır. Asıl borçlu hakkında iflasın ertelenmesi kararının bulunması, asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmez, ihtiyati haciz kararı infaz edilebilir, ancak, sadece asıl borçlu bakımından haczedilenlerin muhafaza altına alınmasına engel teşkil eder (Y.
11.H.D. 29/3/2010 tarih 2010/2689 E.-3432 K. Sayılı ilamı). İİK. 257/2 maddesine göre vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili olarak borçlunun mal kaçırdığı iddiası ispatlanırsa ihtiyati haciz istenebileceği hükmü karşısında, davalı borçlulara hesap kat ihtarnamesi tebliğ edildiği ve vadesi gelmemiş bir alacağın da söz konusu olmamasına göre, kefiller hakkında mal kaçırma iddiasının ispat edilemediği gerekçesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle Türk Borçlar Kanunu 586. madde kapsamında müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan ve yanlış gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı alacaklı lehine bozulması gerekmiştir.