11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kaptanın Yetki Ve Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ile polis memuru olarak çalışan -----yaptıkları bir ticari işlemden dolayı 300.000 TL bedelli bir senet düzenleyerek-----verdiklerini, senedin 140.000 TL'sinin ödenmiş olduğunu kalan borç içinde-----talebi üzerine-----0 ada 4680 parseli ve 2 parselde bulanan arsanını evi ve kızı adına devrinin yapıldığını, ancak senetlerin davacıya teslim edilmesi hususunda anlaşılmasına rağmen teslim edilmediğini, senedin kötü niyetli olarak davalı ...devredildiğini ve bu kişi tarafından ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını ileri sürerek takibin ve davaya konu senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalının dava dışı------ alacağına karşılık usul ve yasaya uygun şekilde aldığı davacı tarafından menfi tespit davacı açıldığını, davanın takipten 1,5 yıl sonra satıştan hemen önce ve satışı durdurmak maksatlı açılmış kötüniyetli bir dava olduğunu, dilekçede zikderilen hususuların 125.000,00 TL'nin ödendiği konusunda olduğunu zaten kendilerinin de kalan 175.000,00 TL'lik borç için takip başlattıklarını, senede karşı senet ispat kuralı hilafından iddiaların tamamanı ve senet dışında herhangi bir ispat vasıtasınıda kabul etmediklerini ve davanın reddi ile %20 oranınnda kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
DAVALI mahkeme huzurunda ''Ben ---- --- tanırım. Aynı ilçede oturuyoruz. Memleketlim olması dolayısıyla tanırım. Kendisi ile yakın bir ilişkim yoktur. Ben davaya konu senedin davacı tarafından ----- neden dolayı verildiğini bilmiyorum. - ---- bana davaya konu senedin ... tarafından ödenmediğini söyledi. Ben ... vermiş olduğu senet dolayısıyla borcun karşılığında herhangi bir tapu verilip verilmediğini bilmiyorum. Benim ----- --- alacağımdan kaynaklı olarak seneti bana ciro etti. Ben 2000 li yıllardan beri -- --- bilirim, tanırım. Ben ...'yı tanımam. Bu seneti alırken onun zararına olacak şekilde senedi almadım'' şeklinde yemin etmiştir. Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; Dava, icra takibine konu senedin ve takibin iptaline ilişkin menfi tespit davasıdır. -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, takibin alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, takip miktarının 175.000,00-TL asıl alacak ve işlemiş faize ilişkin olduğu, senetin borçusunun ..., kefilinin ----- --, lehtarının ----- ---- olduğu, ...'e ciro edildiği, 300.000,00-TL bedelli, 25.01.2019 ödeme tarihli olduğu, senetin arka yüzünde 125.000,00-TL ödendiğinin yazılı olduğu görülmüştür.
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Bono kambiyo senedi olduğundan sebepten mücerret borç ikrarını içermektedir.
Davacı taraf bononun bedelinin 300.000,00-TL olduğunu 140.000,00-TL ödendiğini, fakat dava dışı ---- 125.000,00-TL ödenmiş gibi yazdığını, kalan borcun tapuda devir ile ödendiğini, fakat senet yanında olmadığı için seneti ---- -- devretmediğini, buna ilşkin şahitlerin bulunduğunu iddia etmektedir. Davacının senetin arka kısmında yazılı olan kalan borç tutarı 175.000,00-TL'yi ödediğine ilişkin yazılı hiç bir bilgi ve belge sunmamıştır. Buna ilişkin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bir delilde sunulmamıştır. Davanın mahiyeti ve miktar itibariyle ödeme hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir. Davacının iddia ettiği şekilde borcun karşılığının kalmadığı hususu ispatlanamamıştır. Bu sebeple davanın reddi gerekmektedir. Borcun karşılıksız kaldığı hususu ispatlanamadığından davalının kötü niyetli olup olmadığı hususu değerlendirilmemeiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.İİK 72/4 gereğince alacağın geç alınmasından kaynaklı zararların tazmini olarak davaya konu asıl alacağın %20 si oranında olan 35.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
5.Alınması gerekli 427,60 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 3.400,93 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 2.973,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 28.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.