Esas No
E. 2021/14893
Karar No
K. 2024/1015
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2021/14893 E.  ,  2024/1015 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında orman tahdidine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ilçesi İstasyon Mahallesi 206 ada 63 parsel ..., 1.781,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1781,00 metrekare yüzölçümüyle ve tarla niteliğiyle, davacılar ..., ..., ... ile ... adına tapuda kayıtlıdır.

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın 2007 yılında yapılan orman tahdit çalışmasında orman alanında bırakıldığını belirterek, orman kadastro komisyon kararının ve orman tahdidi uygulamasının iptal edilmesi ile tapu kaydındaki şerhin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.05.2018 tarihli ve 2016/8571 Esas, 2018/3834 Karar ... ilamıyla; ''Mahkeme hükmüne esas alınan orman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın yörede 19.11.2007 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmalarında tamamının orman sınırları içerisinde bırakıldığı, 1960 yılı en eski memleket haritasında büyük bölümünün yeşil renkte ve üzerinde ve etrafında hiçbir bitki özel işareti gösterilmeyen ağaçlıklı alanda kaldığı, 1956 yılı en eski hava fotoğrafında ise etrafının dağınık ve münferit halde ağaçlıklı alan olarak göründüğünün belirtildiği ancak aynı raporun ekinde hava fotoğrafının kadastral paftayla aynı ölçekte çakıştırılmış görüntüsüne yer verilmediği ve yine rapor ekinde yer alan memleket haritasının kadastral paftayla aynı ölçekte çakıştırılmış görüntüsünde ise raporda belirtilenin aksine taşınmazın büyük bölümünün açık renkli alanda kaldığının tespit edildiği, bu haliyle orman bilirkişi kurulu raporunun denetime elverişli olmadığı'' gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, "yeniden temin edilen bilirkişi raporları doğrultusunda, dava konusu taşınmazın 1956 yılı dahil 1969, 1972, 1986, 1993, 2013, 2015 tarihli hava fotoğraflarında kısmen açıklık kısmen orman görüldüğü, ancak 1954 yılı hava fotoğrafındaki ormanlık görüntüsünün daha fazla olup 1940'lı yıllarda orman olduğu ile ilgili düşünceyi güçlendirdiği, bilirkişi raporunun bozma ilamında ifade edilen şekle uygun ve kurulacak hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 11086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog