Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/891
Karar No
K. 2023/1163
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/891 E.  ,  2023/1163 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/891
Karar No: 2023/1163
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü - …
KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, …Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2009 ilâ 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin ödenmeyen kurumlar, katma değer, damga, gelir stopaj vergisi, yargı harcı, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …, …, … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı: …Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin uyuşmazlık konusu dönemlerdeki ortaklık yapısına dair …Asliye Hukuk Mahkemesinin …tarih E:…, K:…sayılı kararı ile şirketin 01/05/2007 tarihli sermaye artırımına ilişkin ortaklar kurulu kararının mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesi uyarınca pay defterine yazılmadığından yoklukla malul olduğu, bu sebeple de şirket ortaklarının 23/08/2006 tarihinden önceki ortaklar olan …, …, …ve … olarak tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan kararda davacı İbrahim Durmaz'ın uyuşmazlık konusu dönemlerde asıl borçlu şirkete ortak olduğuna dair herhangi bir tespite yer verilmediği görülmektedir.

Her ne kadar davalı tarafından asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen 2012 yılına ait tebliğ alındıları, tutanak ve 2013 yılına ait yoklama fişinde davacının ortak sıfatıyla imzası bulunduğu ileri sürülmekteyse de davacının ilgili dönemlerde şirket ortağı olmadığının mahkeme kararıyla tespiti karşısında söz konusu belgelerdeki imzalara itibar edilerek davacının şirket ortağı olduğundan bahsedilemez.

Öte yandan, davalının savunma dilekçesi ekinde sunduğu GİB Intranet çıktılarının incelenmesinden asıl borçlu şirketin malvarlığı araştırmasının davanın açıldığı tarihten sonraki bir tarih olan 08/09/2015 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından şirket hakkında hukuka uygun olarak bir malvarlığı araştırmasının yapıldığından da söz edilemez. Bu durumda uyuşmazlık konusu dönemde şirket ortağı olmadığı anlaşılan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/03/2021 tarih ve E:2016/9950, K:2021/1390 sayılı kararı:

Mahkemece, her ne kadar, … Asliye Hukuk Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile şirket ortakları olarak 23/08/2006 tarihinden önce şirkete ortak olan kişilerin kabul edildiği, anılan mahkeme kararında davacının ilgili dönemde şirket ortağı olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu karar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama aşamasında ise davacı (…) davasından feragat etmiştir. …tarafından açılan davanın ise değinilen dosya ile birleştirildiği ve yargılamaya devam edildiği, davacı …'ın anılan şirketteki ortaklık durumuna ilişkin verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mevcut idare ve ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarında anılan şirketin ortağı durumundaki davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Ayrıca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 1, 2 ve 3. bentlerinde cebren tahsilin, gösterilen teminatın paraya çevrilmesi, kefilin takibi, amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi veya gerekli şartlar bulunduğu takdirde iflasın istenmesi yollarından herhangi biriyle yapılabileceği kurala bağlanmıştır. Kanun'un 62. maddesinde de, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından, amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı belirtilmiştir.

Anılan maddeye 5228 sayılı Kanun ile ikinci fıkra olarak "Maliye Bakanlığı amme alacaklarının takibinde haczolunacak malların tespiti amacıyla yapılacak mal varlığı araştırmasının şekli, alanı ve kapsamı ile araştırma yapılacak amme alacaklarının türü ve tutarını belirlemeye yetkilidir. Bu yetki alacaklı amme idaresi itibarıyla da kullanılabilir." hükmü eklenmiştir.

Bu yetkiye istinaden 11/09/2013 tarih ve 28762 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 5 Sıra No'lu Tahsilat Genel Tebliği ile 1 Sıra No'lu Tahsilat Genel Tebliği'nde yapılan değişiklik uyarınca, mal varlığı araştırmasının elektronik ortamda yapılabilmesi durumunda takip konusu tüm amme alacakları için tutar sınırı olmaksızın yurt çapında mal varlığı araştırması elektronik ortamda yapılacaktır.

Mahkemece her ne kadar idare tarafından yapılan mal varlığı araştırmasının dava açıldıktan sonra 08/09/2015 tarihinde yapıldığı belirtilmiş ise de söz konusu mal varlığı araştırmalarına ait ekran çıktılarında yer alan 08/09/2015 tarihinin mal varlığı araştırmasının yapıldığı tarihi değil, savunma ya da ara kararına cevap için gönderilecek belgelerin çıktısının alındığı tarihe ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkeme kararının mal varlığı araştırmasının usulüne uygun olmadığına ilişkin gerekçesinde de yasal isabet bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir. …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararı:

Olayda, …Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortaklarının 23/08/2006 tarihinden önceki kişiler olduğu ve o tarihteki pay oranının geçerli olduğunun hüküm altına alınması istemiyle … tarafından dava açılmıştır. Söz konusu davada, …Asliye Hukuk Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı karar, ihbar olunan … tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz istemini inceleyen Yargıtay … Hukuk Dairesi, …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile Mahkeme kararının ihbar olunan yararına bozulmasına, ihbar olunanın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bozma kararı üzerine anılan dosya … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı esasına kaydedilmiştir. Davacı İbrahim Durmaz tarafından da şirkete yasal ortak olmadığının tespiti istemiyle açılan davada, …Asliye Hukuk Mahkemesi, E:…sayılı dosyanın …Asliye Hukuk Mahkemesinin E:…sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. …Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) E:…sayılı dosyasında 24/09/2021 tarihinde görülen duruşmada, hükmün gerekçeleri gerekçeli kararda açıklanmak ve hükmün tefhimi ile yetinilmek suretiyle asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı İbrahim Durmaz'ın, …Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olmadığı, şirket ortaklarının …, …, …, …olduklarının tespitine karar verildiği görülmüş olup henüz gerekçeli kararın yazılmadığı anlaşılmıştır.

UYAP sistemi üzerinden Mahkemece … Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) E:…sayılı dosyası nezdinde yapılan inceleme sonucunda her ne kadar gerekçeli kararın yazılmamış olduğu anlaşılsa da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün Yazılması" başlıklı 298. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz." düzenlemesine yer verildiğinden, davacının asıl amme borçlusu şirkette ortak sıfatını haiz olmadığının mahkeme kararı ile tespit edildiğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Vergi mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Uyuşmazlık konusu dönemlerde davacının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanları ve idare kayıtlarına göre … Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olduğu, pay defterine kayıt yapılmamış olması sebebiyle ortaklığın devrinin gerçekleşmediğinin kabulü yasaya aykırı olup söz konusu eksikliğin davacının şirket ortağı olarak ödev ve sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı belirtilerek hukuka aykırı olan ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Davacı …tarafından şirkete yasal ortak olmadığının tespiti istemiyle açılan davada, … Asliye Hukuk Mahkemesi, dosyanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2018/176 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. …. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı …'ın, …Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olmadığı, şirket ortaklarının …, …, …, … olduklarının tespitine karar vermiştir. Bu durumda dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin REDDİNE,

2.… Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının ONANMASINA,

2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog