4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/11526 E. , 2023/6669 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen değer kaybı tazminat davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.06.2019 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın davacı şirket adına kayıtlı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazada kusursuz olduğunu belirterek kaza neticesinde davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiş talebini 5.000,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava açılmadan önce davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir başvurunun olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesi ile dava açılmadan sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması zorunluluğu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranında olduğunu, kusur tespiti yapılmadan hüküm kurulamayacağını, değer kaybı taleplerinin maddi teminat limitlerinin en fazla %15'i kadar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça sunulan kayıtlara göre davalı sigortalısının %100 kusurlu olduğu ifade edildiği gibi davalı tarafça kusura yönelik bir itiraz da bulunmadığından bu yönde ayrıca araştırma yapılmadığı, makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre davacının aracındaki değer kaybının 5.000,00 TL olduğu, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin davanın açıldığı 04.03.2021 tarihinden, 4.000,00 TL'sinin davanın ıslah edildiği 29.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Mahkemece, ticari dava niteliğinde bulunan işbu davada, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğunun nazara alınması ve asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile karar verilmesinin doğru olmadığı gibi 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacıdan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacıya ait araca çarpması sonucu davacı aracında meydana gelen değer kaybı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi.
3.Değerlendirme 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinde İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulacağı ve temyiz talebinin Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, kararın kanun yararına bozulacağı, bu bozmanın, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı öngörülmüştür.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına temyizin amacı; kesin olarak verilen ya da istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca incelenmesini ve buna bağlı olarak kanunların uygulanmasında ülke genelinde birliği sağlamak, karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından gidermektir. Bu nedenle kanun yararına temyizin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık hâlleri olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olacaktır. 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda belirtildiği üzere; kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olan talepler hakkında verilen kararlar ile delillerin değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına temyiz konusu olamaz.
Somut davada; yargılama giderleri şahsi hakka ilişkin olup açıklanan yasa maddesi ve İçtihadı Birleştirme kararı da birlikte gözetildiğinde; yargılama gideri konusunda kanun yararına temyiz talebinde bulunulamayacağı, ayrıca uyuşmazlığın görüldüğü tarihte Mardin'de müstakil asliye ticaret mahkemesi bulunmadığından uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, nitekim, 26.11.2021 tarihli üçüncü celsede davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakıldığının yazılmış olduğu, gerekçeli karar başlığında asliye ticaret mahkemesi sıfatının yazılmamasının maddi hata olarak kabul edilebileceği anlaşıldığından Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.