11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/17708 E. , 2014/8423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2013
NUMARASI : 2012/31-2013/190
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2013 tarih ve 2012/31-2013/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gayrimenkulünü teminat göstererek davalı bankadan 25.000 Euro bedelli teminat mektubu almak istediğini, ancak davalının teminat mektubu için müvekkili adına 50.000 TL'lik hesap açtığını (470550-27) ve bu hesabın üzerinden teminat mektubunu verdiğini, bununla birlikte davalının müvekkilinin aynı bankadaki hesabında (470550-1) bulunan 7.500 TL üzerine de bloke koyduğunu ve bunu da Euro para biriminde olabilecek fiyat değişikliklerine dayandırdığını, bankaların teminat mektupları için belirli miktarlarda komisyon aldığını ancak davalının müvekkilinden 24.08.2010-31.12.2010 tarihleri arasında toplam 8.631,17 TL kesinti yaptığını ve bunun 1.456,87 TL'sini geri ödediğini, bu durumda müvekkilinin 470550-1 nolu hesabından net 7.174,30 TL kesinti yapıldığını, yapılan bu kesintilerin hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek, anılan meblağın davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinin HMK'nın 119. maddesine aykırı olduğunu, ayrıca talebin zamanaşımına uğradığını, bankaların vermiş oldukları hizmet karşılığı masraf ve komisyon belirleme ve talep hakkına sahip olduklarını, teminat mektubundan kaynaklanan komisyon alacaklarının 1.739,42 TL ve nakit kredilerden kaynaklanan komisyon alacaklarının ise 1.793,93 TL olduğunu ve bunun dışında davacıdan iddia edilen oranlarda kesinti yapılmadığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan 25.000 Euro bedelli teminat mektubu kullandığı, teminat olarak gayrimenkul ipoteği verdiği, yine davacıya 50.000 TL ve 10.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL olmak üzere rotatif kredi kullandırıldığı, 57.500 TL'sinin davacı lehine 1 aylık vadeli hesapta değerlendirildiği ve bu hesap üzerine teminat mektubundan kaynaklı bloke konulduğu, bilahare hesaptaki paranın kredi hesabına aktarılarak kredinin kapatıldığı, her ne kadar davalı banka tarafından davacı lehine kredi kullandırılmış ise de, kredi kullanmak davacı yanın tercihinde olduğundan kullanıp kullanmamakta serbest olduğu, davacının rotatif kredi kullanarak banka işlemine onay verdiği, ancak söz konusu kredi banka hesaplarında vadeli hesapta değerlendirildiğinden ve aynı zamanda teminat mektubu nedeniyle hesap üzerine bloke konulduğundan, kullandırılan kredi çek ve senede dayanmayan nakit karşılığı kredi olmakla, ayrıca teminat mektubundan da komisyon tahsili yapıldığından, bu kredi nedeniyle davacıdan komisyon tahsilinin bankacılık uygulamalarına uygun düşmediği gibi bir güven kuruluşu olan bankaların karlılık amaçlarının yanında gerekli hassasiyet ve özeni göstererek menfaatler dengesini bozacak davranışlardan kaçınması ve sözleşmeden kaynaklı yetkilerini de bu anlamda MK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına uygun olarak kullanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 4.615,71 TL'nın 24/08/2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dosya içeriğinden davacının, davalı banka tarafından lehine verilen teminat mektubundan dolayı mı, yoksa bankaca kullandırılan ve üzerine bloke konulan rotatif kredilerden dolayı mı yapılan komisyon kesintilerini istediği tam olarak anlaşılamamaktadır. Öte yandan davalı tarafça bilirkişi raporuna ciddi itirazlarda bulunulmuş olup mahkemece bu itirazlar da karşılanmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, davacıya talebi sorulup tam olarak netleştirildikten sonra bankacılık işlemlerinde uzman bilirkişi heyetinden davacının talebiyle ilgili olarak ve davalı vekilinin önceki rapora ciddi itirazlarını da karşılar şekilde rapor alınıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.