Esas No
E. 2024/362
Karar No
K. 2024/561
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/362

KARAR NO: 2024/561

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/208
KARAR NO: 2023/700
KARAR TARİHİ: 06/11/2023
DAVA: Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/04/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından dava dışı ... 30/04/2018 ve 13/11/2018 tarihlerinde kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesi ile bağlantılı hayat sigortası poliçesi imzalandığını, borçlunun vefatının ardından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de bu hususun dain ve mürtehin bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini beyanla, davanın kabulü ile kredi sözleşmesinden kaynaklanan 6.368,34 TL'nin 13/04/2020 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yıllık %20,59 temerrüt faizi ve BSMV ile, 2.789,81 TL'nin 13/04/2020 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yıllık %35,41 temerrüt faizi ve BSMV ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının poliçenin düzenlenmesi sırasında beyan etmediği hastalığı ile vefatı arasında illiyet olduğunu, bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "Davaya konu uyuşmazlıkta dava dışı kredi borçlusu ile davacı arasında ihtiyaç kredisi ve davalı ile de hayat sigortası sözleşmesi bulunmakta olup, 6502 sayılı Kanun anlamında mal veya hizmet satışına dair bir ilişki bulunduğuna ve miras bırakan tüketici sıfatına haiz bulunduğuna göre, taraflar arasında mahkememizin görevi kapsamında değerlendirilebilecek bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmadığı, uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu..." gerekçesiyle görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık banka kredisi sebebiyle yapılan hayat sigorta poliçesi kapsamında, TTK'da düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığı ve ticari dava niteliğinde olduğu için verilen hatalı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava, hayat sigortasından kaynaklı alacak davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların

o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır. İstinaf incelemesine konu kararın verildiği tarih 06/11/2023, dava değeri 9.158,15 TL'dir. Kararın verildiği 2023 yılında istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 17.830,00 TL olarak belirlendiğinden, bu miktarın altında kalan kararın, verildiği tarih itibariyle kesin olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir. Yasal düzenlemeler gereğince, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle, istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde iadesine,3-İstinaf yargılaması için davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.